kapat
10.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

Bu kavga zor biter

Bakanlar Kurulu'nun dün Resmi Gazete'de yayınlanan kararıyla, şeker üreticileri arasındaki "kota kavgası" yeniden alevlendi.

Kararla nişasta bazlı, yani mısırdan üretilen şekerin kotası yüzde 50 artırıldı. Böylece 2003-2004 döneminde Türkiye'nin toplam şeker üretiminde nişasta bazlıların payı yüzde 10'dan 15'e çıkarıldı. Bir başka deyişle, 2 milyon 341 bin ton üretimin 351 bin tonu nişasta bazlı olacak.

Hemen ekleyelim; geçen yıl Ecevit Hükümeti de nişasta üreticilerinin yüzde 10 olan kotasını, yetkisini kullanarak yüzde 15'e çıkarmıştı. Erdoğan Hükümeti aynı politikayı sürdürmüş oluyor.

Hükümetin bu tercihi, nişasta üreticilerini sevindirirken, beklendiği gibi, pancar üreticilerini ayaklandırdı. Pankobirlik'ten Ziraat Mühendisleri Odası'na kadar birçok örgüt, "Pancar çiftçisine çok ağır bir darbe indirildiğini" açıkladılar.

Gerçekten de bir zamanlar 23 milyon ton olan, geçen yıl 13.5 milyon tona gerileyen pancar üretiminin, yüzde 20 daha düşüşle 10.5 milyon tona ineceği tahmin ediliyor.

Ancak bir başka gerçek daha var Türkiye Şeker Fabrikaları'nın elinde 600 bin ton dolaylarında şeker stoku bulunuyor. Zaten o nedenle Şeker Fabrikaları bu yıl 1.6 milyon tonluk üretim kapasitesinin 1.3 milyon tonunu kullanacak.

Beyler deniz çoktan bitti
Stokların eritilmesi büyük sorun. İhraç etmeye kalksanız, Hazine'ye ciddi bir yük biniyor, çünkü iç pazarda tonu bin dolar olan şeker dünya borsalarında 200 dolardan işlem görüyor. Hem sonra zararına satıp farkı Hazine'den karşılama yolu IMF destekli programlarla kapandı.

Çözüm? Pancar çiftçisini, talebi her geçen yıl daha da daralan bu üründen vazgeçirip, talebi sürekli artan mısır yetiştirmeye yönlendirmek.

Sanayi Bakanı Ali Coşkun geçenlerde ithal mısırın vergisinin yükseltildiğini, nişasta üreticilerinin yerli mısır kullanmaya yönlendirildiğini açıkladı. Coşkun'a göre bu sayede nişasta bazlı şeker üretiminde yerli mısır kullanımı yüzde 70-80'e ulaştı. Nişasta üreticileri de yeni dönemde yüzde 100 yerli mısırla çalışmayı taahhüt etti.

Vergiler neden düşük?
Ancak Ziraat Mühendisleri Odası bu açıklamaları gerçekçi bulmuyor. Onun iddiaları şöyle:

"Türkiye'nin mısır üretimi 2 milyon ton, tüketimi ise 3 milyon ton. 1 milyon ton açık, kaçınılmaz olarak, ithalatla karşılanıyor. İthalatın ve gümrük vergisinin zamanlaması, işin püf noktasını oluşturuyor. Türkiye'nin Dünya Ticaret Örgütü'nün kararları doğrultusunda mısıra yüzde 182 gümrük vergisi koyma hak ve yetkisi var. Bu tavanın epey altında ve değişken vergi uygulanıyor. Örneğin 25 Haziran 2002 tarihinde yüzde 35 olarak belirlenen vergi, 17 Nisan 2003'te yüzde 20'ye indirildi. Ülkeye bu oran üstünden 1 milyon tonu aşkın mısır sokuldu. Vergi 8 Ağustos 2003'te yüzde 45'e, 25 Eylül 2003'te de yüzde 70'e yükseltildi. Ne var ki, hayli gecikmiş bir ayar oldu bu Piyasa ithal mısırla doydu, en önemli mısır üreticisi olan Çukurova ve Amik Ovası yöresinde ürün elde kaldı..."

Bu iddiaları cevaplamak yetkililere düşüyor. Ancak hem üreticinin mağdur edilmemesi, hem de bu kavganın her yıl tekrarlanmaması için, yeni kararlar almak gerekiyor. Neler onlar? Akıl için yol bir Mısır ekimine yeni alanlar tahsis edilerek üretimin talebi karşılayacak düzeye, yani 3 milyon tona ulaşması sağlanmalı. Bu üretim düzeyi yakalanırsa, ithalatı caydırmak için yüksek gümrük vergisi uygulanmalı.

Pancar üreticilerine de bir çift sözümüz var. Hazine'nin "Tarım Sektöründe Reform" raporunun son cümlesini aktaralım "Başlatılan bu reform, devam edecek olan reformların ilk aşamasıdır."

Geleceğinizi ona göre planlayın...

Mesajlarınız için: esafak@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır