kapat
10.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

UMUR TALU


Milli irade geçiyor... Esas duruş!

Çok dillendirilen iki tezle yola çıkayım 1. İlk tezkerenin kabul edilmemesi milli iradenin tecellisiydi hani; o zaman kabulü de öyledir. Fazla konuşmayın!

Üzgünüm Leyla! Konuşmalıyız. Demokrasi, parlamentoda tecelli ettiği söylenen "milli irade"nin, maç neticesi ya da ilahi emir gibi kabul edildiği "şekil"den ibaret değildir.

Netice kadar, "Hatice" de vardır...

Adalet duygusuna, hak-haksızlık tefrikine, doğru-yanlış, iyi-kötü yorumuna, insani olup olmamasına, ahlak-etik felsefesine, demokrasi- hukuk kültürüne ilişkindir.

"Milli irade"nin şimdiki gibi "toplum arzusu"na denk düşmemesi bir yana, cuk oturduğu kimi durumda dahi (Bakınız Hitler'in iktidara gelişi) tartışılır, muhalefet edilir.

Bir iktidar "tecelli merkezi"nde çoğunluk diye, her işinde keramet, her kararında hakkaniyet, her tezkeresinde insaniyet garantisi mi mevcut!

Yüzde 90 küsur oyla kabul edilmiş Anayasa; sırf o sebeple, demokrasi, hukuk, insanlık, ahlak harikası mı olmuştu ki!

2.Asker göndermeye ilişkin karar çıkana kadar medyada ya da siyasette muhalefet mübahtır, çıktıktan sonra günahtır. ABD'de de öyle olmuş, medya ve muhalefet susup harekatı desteklemiştir. Yani, pek konuşmayın!

Üzgünüm Lamia! Konuşmalıyız. Devletin askeri-siyasi kararlarını tartışmamak demokrasinin neresine sığar filan demeyeyim; sıradan kaçar. Şunu belirteyim Yeni tarihimizin başlangıç noktası İstiklal Savaşı bile, Rusya'nın savaşan imparatorluğunu yıkan "savaş karşıtı devrim" ya da İngiltere ve Fransa'daki savaş karşıtı muhalefet olmasaydı, kolaylaşabilir yahut nihai biçimi olan yeni Türkiye devleti o denli saygın biçimde kabul edilebilir miydi?

Kaldı ki, ABD'de savaş çığırtkanlarının dışında, merkez medya ve Demokratlar'daki suskun hal tamamen, 11 Eylül'ü Saddam'ın yaptırdığını sanan "maniple" edilmiş kamuoyunun halet-i ruhiyesinden ürkme durumuydu. "Halkı karşısına almama" korkusuydu. (Burada o da yok!) Gazetecilik ve demokrasi faciasıydı!

Buna rağmen, o ABD'de bile, birkaç cesur parlamenter, bağımsız düşünce ve eleştiri hakkına tutkun akademisyenler, gazeteciler ve alternatif medya, "Bush'un savaşı"nı didik didik etti. Şimdi bu eğilim güçleniyorsa, savaşı sorgulayan emekli general başkan adayı olarak yükseliyorsa, onların sayesindedir.

****

Son "milli irade tecellisi" fiilen şu anlama gelir

1. Fetih çağının bitişinden, TBMM'nin ve Cumhuriyet'in kuruluşundan, Birleşmiş Milletler ve NATO'nun oluşumundan beri, Türkiye ilk kez "hukuksuz" ve "meşruiyeti kendinden menkul" bir savaşa bulaşma kararı vermiştir.

Ne Somali, ne Bosna, ne Kosova, ne Afganistan, ne özel müdahale şartları olan Kıbrıs buna benzer. Kore bile, "hukuku en azından imal edilmiş" bir savaştı.

2. Hukuksuz savaş, yalanlarla mamul bir işgaldir. İşgale karşı doğmuş TBMM, 83 yıl sonra bir işgalde askeri rol oynamaya karar vermiştir. Sizin kendinize ne ad verdiğiniz önemli değildir. Oradaki durumun fiilen ve hukuken ne olduğu, adınızı koyar.

3. Meclis, neye karar verdiğini bile bilmemektedir. Anayasal olarak "Uluslararası hukukun meşru saydığı haller" uyarınca karar vermiş görünmekte, lakin ortada "uluslararası hukuk" bulunmamaktadır. Yetki vermekte, lakin bu yetki ancak pazarlık masasına konmakta... Pazarlığın diğer tarafının Kongre'den geçirdiği kredi ise "ABD'nin istediği biçimde işbirliği"ni dayatmaktadır.

4. Kararın asıl tercümesi, maalesef, sivil iktidarın ABD'den ve ABD'nin tetikleyebileceği bir iç askeri kuşatmadan korkusu... Silahlı Kuvvetler'in klasik bölge endişeleri ile ABD ürküntüsüdür!

Bu yüzden, daha çoook ve daha çok konuşacağız!

Mesajlarınız için: utalu@turk.net

Fax: 212 280 05 51 Tel: 0 537 660 71 21


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır