|
 |
|

MUHARREM SARIKAYA
Irak'a Ramazan çıkarması
Tezkerenin Meclis'ten geçmesinin ardından, Irak'a askerin hangi şartlar altında gönderileceğine ilişkin ABD ile müzakerelere muhtemelen pazartesi günü başlanacak. Hükümet ve Genelkurmay, müzakerelerin sonucunu görmeden, "Tamam asker gidiyor" tavrını sergilemek istemiyor.
Asker gönderme niyetinin altını kalın çizgiyle çizerken, müzakerelerde ABD tarafının masaya koyacağı şartları görmeden de adım atmak istemiyor. İlkesel bazda, ABD tarafının kabul edilemeyecek bir şartı ortaya koyması halinde, ne hükümetin ne de Genelkurmay'ın, "Daha sonra bunlar da çözüme kavuşur" diyerek Irak'a gitme niyeti yok.
Yığınakta yapılan bir hatanın daha sonra çok büyük sorunlara yol açtığı ilkesiyle hareket eden Ankara, müzakere masasında her şeyin detayına kadar yazılı olarak çözüme kavuşturulması kararlılığında.
İlk intikal Ramazan'da
Buna rağmen Ankara'da ağırlıklı görüş, 27 Ekim'de başlayacak olan Ramazan ile birlikte Irak'ta bulunmak.
Hiç değilse, öncü birliklerin hazırlık amacıyla askerin üsleneceği bölgede çalışmalara başlaması... Çalışmaların başında ise Türk askerinin konuşlanacağı bölgede büyük bir mutfak kurarak Ramazan süresince iftar ve sahur yemekleri verilmesi geliyor.
ABD ile yürütülecek müzakerelerde ele alınacak konular ise şu dört ana başlık altında toplanmış bulunuyor
Müzakerede 4 önemli başlık
1-GÖREV ALANI- Türk askerinin Irak'ta üsleneceği alana ilişkin kesinleşmiş bir durum yok. ABD ile gayrı resmi yürütülen müzakerelerde iki sektör üzerinde duruluyor. ABD tarafı "Burada üslenseniz daha iyi olur" dediği Al Ambar ve Türkiye'nin üs kurmak istediği Selahattin bölgesi.
ABD Selahattin bölgesinin Kürt grupların yoğun olarak yaşadığı "At Ta'mim" ve "Süleymaniye" bölgelerine sınır olması dolayısıyla Türk askerinin bu sektörde ileride bir sıkıntı ile karşılaşabileceği inancında.
Türkiye ise böyle bir sıkıntının çıkmayacağını, Al Ta'mim bölgesi içinde Kerkük'ün de bulunması dolayısıyla etnik çatışmaların engellenmesinde de rol oynayabileceğine inanıyor.
Her ne kadar Dışişleri Bakanlığı'nda bir grup diplomat "Al Ambar bölgesi de bizim için iyidir" yaklaşımı sergilese de Ankara Selahattin ısrarından vazgeçmiş değil.
Ayrıca Al Ambar veya Selahattin bölgelerinden birinin olması halinde bile, bu iki bölgenin alt sektörlerinin de tespit edilmesi gerektiği görüşünde. Bir süre sonra başka bir ülkenin gücü Türkiye'nin oluşturacağı Tümen Karargahı emrine girmesi halinde, hangi alt sektörde görev alacağının da bugünden kayda geçirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
2- GÜZERGAH- Türk Silahlı Kuvvetleri yerleşeceği sektördeki tüm lojistik desteğini Türkiye'den sağlama konusunda kararlı.
Bunun için Kuzey'den yerleşeceği sektöre kadar uzanacak bir hat içinde bir göbek bağı yaratarak ana kıta Türkiye sürekli açık kalacak bir koridor yaratmak istiyor.
ABD ise böyle bir koridorun sürekli açık olmasının bölgede Türk askerinin gelmesine karşı çıkan Kürt gruplar ile çatışmaya açık bir durum yaratacağı görüşünü dile getiriyor. "Lojistik desteği ben vereyim" diyor. Ankara ise "Lojistik desteğimizi başka gücün inisiyatifine bırakamayız, kendimiz sağlarız" diyerek buna karşı çıkıyor.
Ankara, Körfez Savaşı ve Çekiç Güç operasyonları döneminde koalisyon gücü ile Saddam'a karşı mücadele verilirken, Kürt grupların Türk askerine hiç bir tepki göstermediğine, aksine "kurtarıcı gözüyle baktığına" dikkat çekiyor. Kürt gruplarının tepkilerinin ardında başka niyetlerin olduğu konusundaki düşüncesini kayda geçiriyor.
3- TEPKİLERİ SUSTURUN- Ankara bu açıdan Irak Geçici Yönetimi'ndeki bazı kişilerin "Türk askeri istemiyoruz" yönündeki açıklamalarının durdurulmasını istiyor. Geçici Yönetimin Washington tarafından oluşturulduğuna dikkat çeken Ankara, "Bu kişileri yönetime siz getirdiniz, madem Türk askerinin Irak'a gelmesini istiyorsanız, sizin yönetime getirdiğiniz kişileri ikna da sizin görevinizdir. Bu kişilerin tepkileri devam ettiği süürece asker göndermemiz zorlaşır" görüşünü kayda geçiriyor.
4- PKK/KADEK- Ankara'da iki hafta önce yapılan görüşmelerde, Topluma Kazandırma Yasası'na da işlerlik sağlamak amacıyla Kuzey Irak'taki PKK/KADEK üst yönetiminin tamamen yok edilmesine dönük anlaşma sağlanmış olsa bile ABD'nin hala bu konuda bir adım atmamış olması da müzakerelerin bir diğer konusunu oluşturuyor. Ankara ABD'nin bu konuda oyalama taktiği içinde olduğuna inanıyor. Her ne kadar Türk askerinin gidişini bununla doğrudan ilişkilendirmese de Irak'a gitmeden önce PKK/KADEK konusunda somut bir adımın atıldığını da görmek istiyor.
Ankara TBMM'den her ne kadar tezkere ile Irak'a asker gönderme konusunda izin almış olsa da bunun bir "görev emri" olmadığına dikkat çekiyor. Dolayısıyla hükümet her ne kadar Ramazan'da Irak'ta olmak istese de ABD tarafının göstereceği esnekliğin ölçüsünün de zamanlamada önemli bir faktör olacağını da kayda geçiriyor.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|