|
 |
|

AYLİN ÜSTÜNDAĞ
Gönlümüzün sultanları
Avrupa Kupaları'na ilk adım atışımızdan 40 yıl sonra gelen Avrupa ikinciliği ne yazık ki kimseyi mutlu edemedi. Kendimizi Avrupa şampiyonluğuna o kadar hazırlamıştık ki. Benim mutsuzluğum kaynağı ise finalde beklentilerin altında kalan kötü oyundu. Bu kadar iyi başladığımız ve dalgalanma yaşamadan sonuna kadar getirdiğimiz bu turnuvada son gün oynanan kötü oyun sadece öküz altında buzağı arayanları mutlu etti. Tek bir gerçek var, Milli Takımımız bu kadar yoğun bir tempoyu kaldırmayı başaramadı.
Antalya Grubu'nda Bulgarlar'ın son gün İtalya'yı yenmesiyle grup ikincisi olarak yarı finale kalan Polonya, grup maçlarında da dikkatleri üzerine çekmişti. Önceki gün Almanlar karşısında oynadıkları voleybolla da gözdağı vermişlerdi. 2.5 ay önce Ankara Turnuvası'nda yenmiş olduğumuz Polonya, o günden bugüne çok yol katemiş ama asıl önemlisi takıma o turnuvadan sonra katılan iki oyuncunun varlığı. Bunlardan biri olan pasör çaprazı Glinka, bu turnuvanın en sert ve en istikrarlı smaçörü olarak göründü.
Polonya bizim önceki maçlarda yaptığımızı yaptı. Takım olarak müthiş bir mücadele gösterdiler. Kötü oynayan yoktu. Tecrübeli pasörleri tüm smaçörleri yerli yerinde kullandı. Bu takımı yenmek için iyi servis atıp hücum kurmalarını engellemeliyiz demiştik. Bunu biz değil Polonyalılar çok iyi yaptı. Servislere asılarak belki birkaç hata yaptılar ancak bizim en kuvvetli yanımız olan hücumumuzu da kurdurmadılar.
Final stresine yenildik
Dünkü maçta ne iyi servis atabildik, ne blok tutabildik ne de manşet alabildik. Bu oyunu eğer grupta oynasak finalleri bile göremezdik. Final stresi, uluslararası deneyim eksikliği ve takımımızın bu tarz uzun turnuvulara alışık olmaması performansımızı son gün düşürdü.
Herşeye rağmen 'Filenin Sultanları' beklediğimiz neticenin çok üzerinde bir başarıyı bize sundular. Burada alınan derece ve 9 gün boyunca voleybolu gündemde tutmaları, bu sporu tüm ülkeye sevdirmeleri onları yalnız filenin değil gönlümüzün de sultanı yaptı.
Final maçı dışında oyunlarımıza bakıldığında artık Türkiye'nin de dünya platformunda söz sahibi olduğunu görüyoruz. Şimdi bu başarının tesadüf olmadığını gösterebilmek için devamını getirmek gerek. Öncelikli hedefimiz önümüzdeki kasım ayında oynanacak Dünya Kupası'nda dereceye girip 2004 Olimpiyatları'na kendimize yer bulabilmek olmalı. Son olarak Sultanlarımız'ı bin kere kutluyor, başarılarının devamını yürekten diliyoruz.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|