kapat
29.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

Irak'ta seyirci olmak

Türkiye ile ABD arasındaki Irak'a asker gönderilmesiyle ilgili görüşmeler yine Şatt-ül-Arap'ın bataklıklarına saplanmak üzere.

Bunu anlamak için kehanete gerek yok; Dışişleri Bakanı Gül'ün açıklamalarına bakmak yeterli. Son birkaç günün demeçlerini hatırlatalım.

Gül, hafta başında ABD'nin çok etkin köşe yazarı William Safire'la yaptığı görüşmede şöyle demişti "Türkiye'nin kamuoyu değişiyor. Hükümetimiz asker gönderme tezkeresini Meclis'e göndermeye karar verirse, reddedilmeyeceğine inanıyorum."

Ertesi gün Gül'den yeni bir demeç geldi "Türkiye, Irak'a asker gönderme kararı alsa da, almasa da ABD'nin PKK-KADEK'le mücadele etmesi gerekiyor."

Asker gönderme kararı alınacağına inananların içine düşen ilk kurt oldu bu.

Aradaki birkaç demeci atlayıp Gül'ün dün yaptığı açıklamaya gelelim. Bakın ne güller açmış

"Zorlamayla asker yollamayız. Bizim kararımız ABD'yi ilgilendirmez."

Seni uzaktan sevmek
Ne demek bu? Karar ABD'yi değilse, kimi ilgilendirecek? Sanki Irak'taki işgal süresini kısaltmak için el vermeye değil de, direnişçilere yardıma gidiyoruz!

Sonra da Türkiye'nin kararını etkileyecek iki ilkeyi sayıyor "Irak'ın toprak bütünlüğü ve Kuzey Irak'ın teröristlere üs olmaması."

Şimdi sormak gerekiyor Bu iki ilke Türkiye oraya asker gönderirse mi daha kolay korunabilir, yoksa gelişmelere seyirci kalırsa mı?

İsterseniz Türkiye'nin "Achille'in topuğu" gibi gördüğü Kuzey Irak'ın, özellikle de milyonlarca kişinin gönül tellerini titreten Kerkük'ün şu günlerdeki fotoğrafını çekelim.

Irak'ta ABD güçleri her gün asker yitirdikleri için arada kaynayıp gitti Kerkük'te geçtiğimiz hafta ABD güçlerine karşı bombalı saldırı düzenlendi. Bir asker öldü, birkaçı yaralandı.

Bunun diğer eylemlerden çok ciddi bir farkı var ABD ilk kez "dost" bildiği bölgede saldırıya uğradı. Öyküsü de biraz karanlık ve de hayli can sıkıcı.

Kerkük'e bir süre önce radikal Şii dini liderlerden Mukteda Sadr'ın temsilcisi geldi. Adı Abdülfettah Musavi. 25 yaşında. Vaazlarıyla, küçümsenmeyecek bir cemaati kendisine bağladı. Musavi, "Siyasal İslam" çizgisinden. Kerkük'te Kürtler'in azınlıkta olduğunu, ancak yönetimde çoğunluğu ele geçirdiklerini söylüyor. Araplar ile Türkmenler'in güçlerini birleştirip Kürt egemenliğine son vermelerini istiyor. "Kürtler, Müslüman değil" diyor, onları "Irak'ın kaynaklarını çalmakla" suçluyor, Saddam döneminde kentten sürülen Kürtler'in evlerine yerleşen Araplar'ı direnişe çağırıyor.

Etnik temizliÄŸe doÄŸru
İş öyle noktaya geldi ki, Kürtler soruna "Köklü çözüm bulunması" için harekete geçti. Saddam döneminde Kerkük'ten gönderilmiş Kürtler akın akın geri dönüyor. Bir bölümü bilek gücüyle Araplar'ı attıkları evlere yerleşen, bir bölümü stadyum, meydan gibi alanlarda çadır kuran, çoğunluğu da dönmek için liderlerinin işaretini bekleyen yüzbinlerce Kürt, Kerkük'ün nüfus yapısını kökten değiştirecek.

İşte bu ortamda, Konsey'in PKK'ya yakın üyesi Mahmut Osman, "Irak'ta asla Türk askeri istemiyoruz. ABD onları çok arzu ediyorsa, uçaklarla Kuveyt'e göndersin, oradan Ramadi'ye mi, nereye gideceklerse gitsinler" diye atıp tutuyor.

Neden? Kerkük'te hesaplaşma günü yaklaşıyor da ondan.

Çünkü, ABD kaosun üstesinden gelemezse, Irak parçalanacak. Kuzey Irak'ta o olasılığa karşı "Etnik temizlik" planları yapılıyor.

Biz de "Asker gönderme kararımız ABD'yi ilgilendirmez" diyerek dikleniyoruz. Nasıl olsa Kerkük için yakacağımız ağıtlar hazır.

Asker göndermek mi? Sonucuna katlanmayı göze alıyorsanız keyfiniz bilir...

Mesajlarınız için: esafak@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi

Sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır