|
 |
|

SAVAÅž AY
Bir İstanbul Masalı...
Asmalı Konak ardından başlayan "Kral dizi hangisi olacak?" sorusuna yanıt gelmek üzere. Aranan kan sanki bir masalda; Bir İstanbul Masalı'nda bulunacak gibi. Hollywood filmleri tadında çekilen bu taze dizi, daha ilk bölümlerinden başlayarak omurgadan yakaladı seyirciyi. Gelen kritiklere göz attım, her izleyen teşekkür üstüne teşekkür yağdırıyor yapımcıya ve kanala.
İyi işe iyi izlenme
Dört başı bayındır bir senaryo. Belli ki; kılı kırk yaran bir rejisör. Onu gayet iyi anlamış usta oyuncular, set ekibi ve özellikle de görüntü yönetmeni var.
Mekanlar hoş, estetik, çekici. Daha 2. bölümde çelişkiler kondu bile. Şirketi ele geçirmek, 'Kartal Yuvası'nda erke sahip olabilmek için giderek entrikalara dönüşecek çekişmelerin ilk sinyaller verildi. Fakir kızın zengin oğlana tutkusu, zevahir kurtarmak için kondurulan bir öpücüğün kızımızın saf yüreğinde yarattığı volkan patlaması
Süper oyuncular
Dahası da var Hizmetli ailenin liseli oğlunu malikanenin veliaht prensi sanıp alabanda yapan okul arkadaşı çikolata kızları, fırtınalı zengin- ılıman yoksul evlilikleri, Seymen Ağa'nın tahtını sallayacak bir tiplemeyle palazlanan Mehmet Aslantuğ ve daha neler neler.
Altan Erkekli, Çetin Tekindor ve Arsem Gürzap'a özellikle dikkat çekmek isterim. Zerda'dan sonra yine dev ve damar bir yapımı memleket ahalisine armağan eden Erol Avcı'yı da yanaklarından sevgiyle öperim. Kolay gele arkadaşlar, yolunuz açık olsun...
Baba bana tren al!..
Yaşasııın!.. Artık özel sektör de kendi trenleriyle, demir ağlarla örülü yurdumuzu baştan başa aşıp kat edebilecek. Çünkü Yüksek Planlama Kurulu ana statüde bir değişiklik yapıp demiryolu taşımacılığındaki kamu tekelini kaldırdı. Ulaştırmacılıkta devrim diyebileceğimiz bu karar nedense fazla yankı bulmadı basınımızda. Oysa çok, çok önemli bir adım atıldı. Uzun kulaktan gelen bilgilere göre, özel sektörün kendi vagon ve personeliyle demiryolu taşımacılığı yapabileceği kararı örneğin Varan, Ulusoy ve Kamil Koç gibi köklü ve ciddi firmaları çoktan harekete hazır hale getirmiş.
Karama'nın dedikleri
TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman'ın,'UTA Lojistik' dergisinin son sayısında yayımlanan bir söyleşisini okudum. Sevgili Karaman dostumuz diyor ki "Yaptığımız bu düzenlemeye karşın özel sektör henüz konunun şokunu yaşıyor. Çünkü bu ülkemiz için alışılmamış bir sistem. Ben aynı şeyi İstanbul'daki görevim sırasında da çok sıkıntılı şekilde yaşadım Özel halk otobüslerinin, minibüslerin iyileştirilmesi, sevdirilmesi, özelleşmenin daha da modern hala getirilmesinde sıkıntılar yaşandı.
Alsana bir tren!..
Özel tren işletmeciliği konusunda da özel sektör henüz tren özelleştirmesinin şokunda gibi geliyor bana. Yani, "Alsana bir tren!" dediğim zaman adam şaşırıyor, "Allah allah, tren de mi alınır? Nasıl alınır, Böyle bir şey olur mu?" diye... Dolayısıyla yavaş yavaş oturacak. Bazı firmalar bu konuyla ilgili çalışıyorlar. Burada bizi sıkıntıya sokan, altyapı giderlerinin ne kadar olacağı... Dünyada bu şekilde uygulama çok var. Yani tren başına kilometre fiyatı 2 dolardan 5 dolara kadar çıkan ülkeler var. Dolayısıyla bu fiyat ne olacak, ne olursa Türkiye'de taşımacı kurtarır, onunla ilgili çalışmalar şu anda sürüyor. Müracaat eden şirketler var, biz de ümitliyiz."
Özel tren işletmeciliğinin hangi ihtiyaçtan doğduğunu ise yarın anlatayım dilerseniz...
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|