kapat
29.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

ABDURRAHMAN YILDIRIM


Tam dalgalı kura elveda yönetilen kura merhaba

Mayıstan bu yana Merkez Bankası'nın sürekli müdahalesiyle tam dalgalı kur rejimi fiilen son buldu. Uygulamada "yönetilen dalgalı kur" var. Bunun için enflasyon hedeflemesi de gerekli

Kur tartışmalarını uzaktan izleyenler "nereden çıktı bu?" diye sorabilir. Resmen geçildiği açıklanmasa da, kurdaki fiili uygulama bu. Çünkü bizim 2001 sonrası IMF'nin şartıyla uygulamaya koyduğumuz kur rejiminin adı "Dalgalı kur". Bu rejimde kur piyasada serbestçe belirlenecek ve Merkez Bankası da, aşırı volatiliteye yani oynaklığa müdahale edecekti. Fakat mart ayı sonrası olayları bu yönde gelişmedi. Merkez Bankası hep kur düşüşüne müdahale etti, sürekli alım yaptı.

* İlk müdahale 12 Mayıs'ta, 79 milyon dolarlık alımla geldi.

* 21 Mayıs'ta 500 milyon dolarlık bir alım daha yapıldı.

* 9 Haziran'daki alım 560 milyon doları buldu.

* 18 Temmuz'da 938 milyon dolar daha alındı.

* 10 Eylül'deki alım 700 milyon dolar düzeyindeydi.

* 25 Eylül'deki alım 1.470 milyon dolarla rekor düzeye vardı.

Böylece 6 büyük alımda 4.3 milyar dolar topladı Merkez Bankası. Üstelik rakamların ortaya koyduğu gibi, her defasında giderek daha büyük müdahaleler yaptı.

Çift yönlü müdahale
En son müdahalesinde Merkez Bankası'nın gerekçesi aynıydı; "volatilite." Ancak herkes biliyor ki, kur ABD kredisinin kesinleşmesiyle istikrarlı bir düşüş eğiliminde. Geçen perşembe günü 1.350 bin TL'den başlayan ve gün boyu süren alımlarla Merkez Bankası doğrudan kurun seviyesini yukarı çekti. 1.5 milyar dolarlık alım yapmasına karşılık dolar ancak 35 bin lira artabildi. Sonraki gün Merkez Bankası alımına devam etmedi. Çünkü alsaydı, belki de kurun yönünü yukarı çevrilmesine yol açacak, bu kez sert dönüşte satış yönünde müdahalede bulunmak zorunda kalacaktı. Bu da istenmeyen bir durumdu.

Doğrudan yaptığı alımlar 4.3 milyar doları bulan Merkez Bankası'nın dolara düzenli müdahalesi de var. 6 Mayıs'ta 20 milyon dolarla başladığı günlük alımlarında sınırı önce 30 milyon dolara, sonra 40 milyon dolara, en son da 50 milyon dolara çıkardı. Bu ihalelerde de 4 milyar dolara yakın alım gerçekleştirildi. Merkez Bankası'nın 4.5 ayda yaptığı alımların toplamı 8.2 milyar doları buldu. Bu da şimdiye kadar yapılan en yüklü müdahale.

Mayıstan bu yana süren müdahaleler gösteriyor ki, kurda öyle oynaklık filan yok. Düşüşte istikrar var. Bu nedenle yapılan müdahaleler de istenen sonucu vermedi. Düşüş devam etti. O zaman müdahale düşüşe ve kurun seviyesine yapılmış oluyor.

Tıkanma noktasi
Serbest dalgalı kura geçerken sistemin döviz fazlasının olması ve işlerin iyi gitmesiyle dövize sürekli satış geldi ve kur istenmeyen seviyelere indi.

* Şimdi aşırı düşen kur nedeniyle ithalat patlaması yaşıyoruz. Dış ticaret açığına paralel cari açık büyüyor. 3.5 milyar dolar olarak hedeflenen cari işlemler açığı iki kez revize edilerek 7.4 milyar dolara çıkarıldı. Son olarak açıklanan temmuz ayı ödemeler dengesi rakamları, yıllık cari açığın 9 milyar dolara yaklaşacağının işaretini veriyor.

Yüksek dolarizasyon ortamında IMF'nin baskısıyla geçilen dalgalı kur istenmeyen sonuçlar doğurdu. Dış açığı büyütmede, ihracat artışını sürdürmede, ithalatı büyütmede tıkanma noktasına geldik.

* İhracatçıların tavrı açık. İhracat artışının sonuna gelindiğini, bağlantıları nedeniyle dış satım yaptıklarını ancak ekim ayından başlayarak rakamlarda düşüş olacağını belirtiyorlar. Bir ihracatçının belirttiği gibi, "Satan para kaybediyor, satmayan pazarını kaybediyor." İş dünyasında kurun seviyesine yönelik rahatsızlığın bir yansıması da, TOBB'un geçen hafta "bant içinde dalgalanan kur" istemesiyle ortaya çıktı.

* Merkez Bankası'nın enflasyon hedeflemesine geçiş için yaptığı hazırlık, vadeli piyasaların kurulması ve kullanılması için gösterdiği çaba, Ankara'nın sıcak parayı engellemeyi hedefleyen bir çalışma başlatması, fiilen sona ermiş olan serbest dalgalı kurun yerini "yönetilen dalgalı kurun" alacağının göstergesi.

Ortada Merkez Bankası'nın müdahaleleri var. Bu müdahalelerin bıçak gibi kesilmesi çok zor. Kesildiği anda güvensizlik yaratıp krize yol açacağını iş dünyasının ağır topları açıkladı. Yukarıdaki üç çalışma da "yönetilen dalgalı kurun artısını" oluşturacak.

* Yönetilen dalgalı kur da derde deva olmazsa, sırada tam dolarizasyon var. Gelişmekte olan ülkelerdeki ana kur rejimleri ve izledikleri sıra Merkez Bankası eski başkanı Gazi Erçel'in 4 Haziran 2003 tarihli Dünya Gazetesi'ndeki yazısından alınma. Kur sorununa nihai çözüm liranın yerine AB'nin parası euro'nun kullanılması. Bu da bir hayli zaman alacak gibi görünüyor.

* Sonuç- "Su çukurunu, yel tepesini bulur" Niksar Sözü

Mesajlarınız için: ayildirim@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi

Sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır