kapat
26.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

Kör dövüşüyle reform olmaz

YÖK Yasa Taslağı'yla ilgili tartışmalardaki üslup kirlenmesi, hem hükümetin, hem de üniversitelerin saygınlığına gölge düşürüyor.

Daha da önemlisi, hakaret boyutlarına varan atışmalar, sağlıklı bir düzenleme için şart olan uzlaşma ortamını dinamitliyor.

Yüksek öğretimin, dolayısıyla Türkiye'nin geleceğini belirleyecek bu çok önemli girişim, elbette uzun uzadıya tartışılacak.

Ancak bu süreçte bir tarafın iktidar olmanın, diğer tarafın da bilim adamlığının gerektirdiği olgunluk ve soğukkanlılığı koruması gerekiyor. Ve tabii bir de asgari "centilmenlik" kurallarına uymaları...

Örneğin eleştiriler korkulara, vesveselere, kişisel kaygılara değil, bilimsel verilere dayandırılmalı.

Örneğin "reform" iddiası taşıyan bu kapsamlı değişikliğe "intikam" ve "kan davası" kuşkularının gölgesi düşmemeli.

Örneğin bu tartışmanın dışında kalması gereken kurumların desteğini arama hesapları yapılmamalı.

Örneğin dayatma ve inatlaşmayla değil, işbirliğiyle sonuç alınabileceği, uzlaşmaya dayanmayan düzenlemenin başarılı ve uzun ömürlü olamayacağı unutulmamalı.

Herkes kaybediyor
Son gelişmeler bu ilkeler penceresinden değerlendirildiğinde çıkan tablo şu Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Emin Alıcı'nın Kubilay benzetmesi de, Başbakan Erdoğan'ın "Üniversiteler siyasallaştırılmamalı" uyarısında bulunan Cumhurbaşkanı Sezer'e ve rektörlere ayarı kaçmış cevapları da, ne bu reformdan beklenen amaca hizmet ediyor, ne de Türkiye'nin şiddetle ihtiyaç duyduğu uzlaşı kültürüne katkıda bulunuyor.

Oysa geçen ay hükümet ile rektörler arasında ne güzel bir diyalog başlamıştı. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile Üniversitelerarası Kurul ortak komisyon kurulmasında anlaşmıştı. Ardından Başbakan Erdoğan, Üniversitelerarası Kurul Başkanı Prof. Ayhan Alkış'a "Gelin bu taslağı birlikte çalışalım, hataları varsa düzeltelim" önerisinde bulunmuştu. Bu açılımlar sayesinde, anlayış birliği yolunda küçümsenmeyecek bir mesafe de alınmıştı.

Ziyaret ve törenler
Ne yazık ki, diyalog YÖK Başkanı Prof. Kemal Gürüz ve bir grup rektörün Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Aytaç Yalman'ı ziyaretiyle kopuverdi. Çünkü görüşmede, "Üniversitelerin yeni öğretim yılı açılış törenlerinde taslağa direniş dozunun yükseltilmesi" kararına varıldığı iddia edildi.

Ve üniversitelerdeki törenlerde rektörlerin peşpeşe öfke yüklü çıkışları gerisini getirdi.

Bu kadar atışma yeter. Tarafların sağduyuya dönüp ateşkes ilan etmeleri gerekiyor. Bunun için göze alacakları özveri de atla deve değil.

İki taraf da eleştirilerinde ağızlarından çıkanları kulakları duymalı.

İktidar "İlle de Ekim başında Meclis açılınca tasarıyı getireceğim" aceleciliğinden vazgeçip, yeterince tartışma ve olabildiğince konsensüs sağlama fırsatını tanımalı.

Erdoğan da bu konuda eleştirileri yanıtlama görevini ilgili bakana bırakıp, Prof. Alkış'a söz verdiği gibi, hakem olmalı.

Mesajlarınız için: esafak@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi

Sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır