|
 |
|

MUHARREM SARIKAYA
Adalet Bakanı'nın ince ayarı
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, bazı hakim ve savcıların AB uyum yasalarına uyumda zorlandıkları konusundaki eleştirilere katılmıyor.
Çiçek, dünkü sohbetimizde Ankara'da bir sanatçı ve iki parti genel başkanının gözaltına alınması olayı ile tekrar alevlenen eleştirilere dikkat çekti.
"Yargıya bir bütün olarak bakmalı, bu işler de öyle söylendiği kadar kolay değil" dedi ve ekledi
"Sonuçta mahkeme serbest bırakmış mı bırakmamış mı? Biz ona bakalım. Problemi yine yargı çözmüş?"
Adalet Bakanı son çıkan yasaların sadece "hak ve özgürlük adına yorumlanmasının" doğru olmadığı inancında.
Savcı ve hakimlerden beklenen duyarlılığın, toplumun her kesimine de hakim olması gerektiği görüşünde.
İş yapamaz duruma getirmeyelim
Çiçek, bunları sıraladıktan sonra devam etti
"AB yasaları deyip, hakim ve savcılarımızı da iş yapamaz duruma getirmemek lazım. Eğer çıkan yasaların uygulamalarında bir sorun varsa, yargı zaten bunu da kendi içinde çok iyi bir şekilde çözüyor..."
Çiçek, cümlesini şöyle tamamladı
"Bizler de bir ince ayar yapmak durumundayız..."
Bakan, "ince ayar" sözünü de açma gereği duyuyor
"Savcı tahkikat açmadığı durumda ne olacak? O zaman da 'bu konuda savcılar neden harekete geçmiyor' diye bağırmalar başlıyor."
Bakan Çiçek'in en büyük kaygısı ise savcı ve hakimleri "AB'ye karşı kişiler" gibi göstermek.
Adalet Bakanı'na göre, savcı ve hakimlerin de bazı konularda cesaretlendirilmesi gerekiyor.
Bu aşamada, Bakan Çiçek'e, bir süre önce savcıların birçok konuda arka arkaya açtıkları soruşturmalardan herhangi bir sonuç çıkmadığını, birçok kişinin gözaltına alınıp mağdur durumda bırakıldığını, ardından beraat ettiğini anımsatıyoruz.
Çiçek de aynı duruma dikkat çekiyor.
"Geçen dönemde bunlar yapılırken, o kadar çok eleştiri gelince savcı ve hakimlerin ellerinin kollarının bağlı kaldığı zamanlar da oldu" diyor.
"İnce ayar" cümlesini de bu amaçla söylediğine dikkat çekiyor.
Çiçek, sorunun yasaların uygulamasından çok bizzat kendisinden kaynaklandığını belirtiyor.
"Yasaları değiştirmek savcı ve hakimlerimizin değil, bizzat bizlerin görevi" diyor.
Sorun uygulamada
Çiçek, hakim ve savcılara sahip çıkıyor.
Eğer bir hata varsa bunu, savcılarda ve hakimlerde değil, bizlerde arayın" çağrısında bulunuyor.
Aslında sorun da bu aşamada başlıyor.
AB uyumu çerçevesinde birçok yasa çıkmasına karşın, uygulamaya bir türlü konulamıyor. Nedeni de yönetmelik ve genelgelerinin çıkmamasından kaynaklanıyor.
AB'ye, "Bu yasaların uygulamaları 3-6 ay içinde gerçekleşecek" denilmesine, sözü verilmesine rağmen hala bir adım dahi atılabilmiş değil.
Nitekim, Çiçek'in de içinde bulunduğu AB Reform İzleme Grubu'nun da en büyük sıkıntısı uygulamalardan kaynaklanıyor.
Örneğin Sayıştay Kanunu'nda değişiklik yapılmış olmasına rağmen, halen kanunun yönetmeliği tamamlanamadı.
Sayıştay gibi dev bir kurumun, yüzlerce sayfa tutan yönetmeliğini bir anda tamamlayıp bitirmesi de beklenmiyor.
Bunun için kısa sürede yönetmeliğin bitirilip hemen uygulamaya konulması olanaklı hale gelemiyor.
Sorunun temelinde ise AB konusunda kurumların zihinsel hazırlığının olmaması yatıyor.
Ankara, AB yolunda 25 yıl önce yeni adımını attığından bu yana, bütün kamu kuruluşlarında oluşturulan AB birimlerinin, "kızak görev yeri" olarak kullanılmış olmasının sıkıntısı bugün ortaya çıkıyor.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|