kapat
24.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

UMUR TALU


Ahlaken ve vicdanen de anlaşalım

Savaş öncesinde tezkerenin reddedilmesi yüzünden "ne büyük balık kaçırdığımız"ın kanıtları ortaya dökülüyor.

Öyle bir anlaşma yapmışız ki, neredeyse, ABD bizden izinsiz hapşıramayacakmış!

Kuzey Irak'a da hakim olacakmışız, Türkmenler'i de koruyabilecekmişiz, PKK'yı da yok edebilecekmişiz.

"Anlaşma"nın metni ortada.

Ama şu ana kadar, "For the Government of he Republic of Turkey" ile "For the Government of the United States of America" adına bu "anlaşma"yı imzalayanların kimler olduklarını, yani imzalarını ve imza tarihini göremedik.

Belki tezkere geçseydi, uygulanacaktı...

Belki, sadece taslaktı; belki de tek taraflı bir taslak.

****

Bu tür kesin bir anlaşmanın varlığına dair ABD dolaylarından hiç sızıntı olmaması, belki Amerikalı gazetecilerin başarısızlığıdır ama...

O günlerde ABD yönetiminden sızanlar gösteriyordu ki, bu "anlaşma" denilen metne "Türk tarafının dişe diş müzakereciliği" sonunda koydurduğu öne sürülen birçok madde, Washington planlarına aykırıydı.

"İstenmeyen hususlar"dı.

Bugün, 8.5 milyar dolar karşılığında bile ne kadarının isteneceği zaten meçhul.

****

Fakat asıl sorun o değil.

Sorun basitti; temel ilkelere dayanan bir basitliği vardı.

1..Türkiye, ABD'nin savaş gerekçelerini, yani kitle imha silahları tehlikesini ve acele imha edilmeleri gereğini, 11 Eylül-Irak bağlantısını inandırıcı buluyor muydu?

2..Türkiye, ABD'nin Birleşmiş Milletler denetçileri raporlarını takmamasını, tam tersine yalan rapor ve manipülasyonlarla savaş ve işgal tasarlamasını meşru buluyor muydu?

3..Türkiye, herhangi bir meşru gerekçeye dayanmadan, ABD'nin tamamen güç, zor ve şiddetle, ortada Birleşmiş Milletler kararı olmadan tek taraflı bir savaş ve işgale girmesini meşru ve ahlaki buluyor muydu?

4..Türkiye, bu savaşı ve işgali yıllardır tasarlayan ve Bush yönetimi altında, 11 Eylül bahanesiyle projelerini uygulamaya koyan ideolojik-askeri-ekonomik-dini hegemonyacı ittifakla aynı dünya ve bölge tahlilini paylaşıyor muydu?

****

Bu sorular, zaman içinde netleşmiş olması gereken cevaplarıyla birlikte bugün de tazeliğini koruyor.

Aradaki fark, işgalin artık fiili olması ve işgal altındaki ülkenin halklarına vaat edilen demokrasi, özgürlük, istikrar ve refahın hangi yoldan getirilebileceği.

Belki de bizzat işgal biçiminin kendisi, bu vaatlerin önündeki en büyük engeldir.

Belki de bizzat işgalcinin niyetleri, öyle bir ufkun hayalini dahi imkansız kılıyordur.

Türkiye gibi bir devletin o sorulara kendi cevapları, kendi öngörüsü olması gerekir.

Şimdi 8.5 milyar dolarlık imza ile sevinen hükümet; politik-insani-vicdani-hayati sorulardan nefret edip para sesiyle yatıp kalkarak, hayatı "kese"den ibaret gören piyasalar gibi davranamaz.

Piyasalar günlük ya da vadeli oynar.

Hükümetler ise tarihi sorumluluk taşır.

Bir ülkenin, bir devletin, bir halkın; ortak tarihine, ortak vicdanına karşı ve tarihe hangi kimliklerle geçeceğine dair derin bir sorumluluk.

****

O yüzden, "asker gönderme şartı yok" diye pek cömert zannedilen, ama daha pis bir şekilde, muğlak "Irak'ta işbirliği" şartına...

Yani, bu "işbirliği"nin kumandasını, tayinini, şeklini ve keyfini ABD'ye bırakan bir belirsizliğe bağlanan 8.5 milyar dolar, Türkiye'yi sadık bir mürit gibi her daim hazırolda tutar.

Sormamız, bıkmadan sormamız gereken şudur

70 milyonluk bir ülke, ABD'de hangi ideolojik-dini-siyasi-askeri-finansal hesapların, çıkarların müridi olacaktır?

Onların hepsiyle hepimiz adına nasıl bir "understanding" söz konusu acaba!

Mesajlarınız için: utalu@turk.net

Fax: 212 280 05 51 Tel: 0 537 660 71 21


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi

Sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır