|
 |
|

İLKER SARIER
Elinizi yurttaşların iç çamaşırından çekin...
Bizim Maliye, mükellefi daima "potansiyel kaçakçı" görür. Herkes kaçakçıdır.
Meğer sadece "kaçakçı" da değilmiş vergi mükellefleri!..
"Terörist"miş aynı zamanda...
Önümde bir meslek dergisi var. Türkiye Dişhekimleri Birliği Dergisi.
Bu derginin 16. sayfasını açıyoruz.
Zonguldak Dişhekimleri Odası Başkanı Saba Eryılmaz'ın yazdıklarını okuyoruz, birlikte
"Hekimlerin vergi kontrolü adı altında taciz edilme süreci 1 Temmuz'da Amasra'da başladı, 11 Ağustos'ta Bartın'da devam etti. Üstelik de insan onuruna yakışmayan, onurumuzu ayaklar altına alan bir süreç bu. Meslektaşlarımızın muayenehaneleri, evleri, Maliye Bakanlığı'nın Gelirler Kurumu başmüfettişi beyefendi ile polis eşliğinde basılıyor. Bartın'da yapılan baskında iki polis otomobili yola barikat kuruyor. Terörist aramaya gelmişler gibi bir muamele var. Sanki hekimler camdan atlayıp kaçacaklar muayenehanelerinden. İki polis hekimlerin kollarına giriyor, evlerine götürülüyorlar. Millet de bunu seyrediyor, film seyreder gibi. Evlere yapılan baskınlarda da çamaşır dolaplarına, hatta kirli çamaşır sepetlerine varana kadar aranıyor. Kapalı buldukları her yeri açıyor, yatak yorganların altına bakıyorlar. Bartın'da 9-10 hekime bu arama yapıldı. Amasra'da sadece dişhekimi meslektaşlarımız arandı. Her şeyimiz didik didik ediliyor. Paranoyak bir durum söz konusu. Bunun vergi denetimi diye adlandırılması komik aslında. Hükümet, teröriste gel barışalım derken, öte yandan hekimlere terörist muamelesi yapıyor. Bu baskınlarda meslektaşlarımızın karşılaştığı psikolojik ve sosyal sonuçlar var. Meslektaşlarımız insan içine çıkamaz hale getiriliyor."
Saba Eryılmaz, işte bunları anlatıyor.
Şimdi sözü ben alıyorum.
Evlerin bu şekilde basılması, anayasanın "mesken dokunulmazlığı" ve "özel yaşam dokunulmazlığı" hükümlerine aykırı değil midir? Ve savcıların resen harekete geçeceği bir suç değil midir?
Kirli çamaşır sepetinde veya yatak odasındaki çekmecelerdeki temiz iç çamaşırlarını görmeye ve dokunmaya kimin hangi sebeple hakkı bulunabilir?
Maliye'nin yatak yorganları gözden geçirmeye yetkisi var mıdır?
Bu ne kadar ayıp ve ahlaka mugayir bir tutumdur.
Geçen gün bu sütunda, Maliye - mükellef arasındaki hissi ilişkide, "mükellef hep altta, Maliye ise hep üstte" diye "şaka yapmaya" teşebbüs etmiştim.
Meğer yaptığım şaka değil, gerçeğin ta kendisiymiş.
Meğer Maliye, "hissi ilişki"den önce mükellefin iç çamaşırlarını da kontrol ediyormuş!..
Aynı yazıyı, "Bir tek komünist toplumlarda görülür böyle şeyler" diye bitirmiştim.
Bu gibi insan hakları ihlallerini, Hitler Almanyası'nda naziler yapıyorlardı.
Şimdi, tam da bu noktada...
"Maliye'nin 'eli'ni mükellefin iç çamaşırlarından çekmesi gerektiğini" söyledikten sonra, dilimin ucuna gelmişken "öyle bir şey" daha söylerdim ki, inanın Maliye bunun altından hayat boyu kalkamazdı.
Hayatta ayıp diye bir şey vardır yahu!..
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|