|
 |
|

MUHARREM SARIKAYA
Bakanlar Kurulu'nda kırmızı kart
Portekiz Cumhurbaşkanı Jorge Sampaio, geçen hafta Ankara ziyareti sırasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a şöyle diyor
"AB yolunda ortaya koyduğunuz performans çok iyi. İyiniyetinize güvenerek, resmi kimliğim dışında bir şey söylemek istiyorum; çıkardığınız yasaların polisiniz ve yargınız tarafından uygulanmasına özen gösterin..."
Sampio'nun bu sözleri söylemesinin üzerinden bir hafta geçmeden "özen gösterin" dediği olay gerçek oluyor.
Almanya'da PKK/KADEK'in düzenlediği belirtilen bir konsere, daha önce bilgi sahibi olmadan katıldıkları için üç sanatçı ve iki parti genel başkanı, AB yasalarına uygun olmayan bir şekilde gözaltına alınıyor.
Ankara iki gün boyunca bu olaya kilitleniyor.
Başbakan, bakanlar, dışişleri diplomatları ve yabancı misyon konuya odaklanıyor.
Terör örgütü de kendisine propaganda malzemesi buluyor.
Bu kez polis şikâyetçi
Gözaltının, AB uyum yasasına uygun olmamasının ötesinde Türkiye'deki gelişmesinin de ilginç bir seyri var.
Öncelikle, her zaman savcılar polisten yakınırken, bu kez yakınan taraf polis oluyor.
Nedeni de polis, AB uyum yasalarını gerekçe gösterip sanatçı Haluk Levent ile iki partinin genel başkanını gözaltına almaktan kaçınıyor.
Hatta, savcıya bu kişilerin doğrudan kendisine gelip ifade vermesinin daha uygun olacağı anımsatılıyor.
Uygulama eksikliği
Oysa daha birkaç yıl öncesine kadar, tam tersi durumlar ortaya çıkardı.
Savcılar "gereksiz gözaltılardan" dolayı polisten yakınırdı.
Bu kez polis "Uyum yasasına uymadı, gözaltına almayıp doğrudan sorgulasa daha iyi olurdu" diye savcıdan yakınıyor.
Bu da gösteriyor ki, her ne kadar bazı münferit olaylarla karşılaşılsa da AB uyum yasalarına polis daha süratli uyum gösteriyor.
Zaten hükümetin de AB Genel Sekreterliği'nin de başını uygulamalarda bir süredir ortaya çıkan yanlışlıklar ağrıtıyor.
Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Adalet Bakanı Cemil Çiçek ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'dan oluşan Reform İzleme Grubu'nun birkaç gün önce yaptıkları toplantının ana temasını da uygulamalar oluşturuyor.
Bakanlar Kurulu'na şikâyet
Yasaların çıkmasına rağmen, halen MGK, RTÜK, Sayıştay, Milli Eğitim ve İçişleri bakanlıklarının yönetmeliklerini hazırlamadıklarına işaret ediliyor.
AB'ye yasaların uygulama yönetmeliklerinin 3-6 ay içinde çıkarılacağına söz verildiğinin altı çiziliyor.
Bu sürenin dolmasına birkaç ay kaldığı anımsatılıyor.
Sonuçta, yasaların uygulamalarının nasıl gittiğini takip için "Bilgi Toplama Grubu" oluşturuluyor.
Grubun görev tanımı ise, "İşlem yönetmeliklerinin kanuna uygun hazırlanıp hazırlanmadığını kontrol etmek, yapılan kontrolleri bakanların bilgisine sunmak ve yönetmeliklere müdahale etme hakkı" olarak yapılıyor.
Toplantıda önemli bir karar daha alınıyor.
Karara göre, AB Genel Sekreteri Büyükelçi Murat Sungar, her ay bir Bakanlar Kurulu toplantısına düzenli olarak katılacak.
Büyükelçi Sungar bu toplantılarda, hangi kurumun AB konusunda ne yapması gerekirken yapmadığını bütün açıklığıyla aktaracak.
Hatta bunu bir rapor olarak da Bakanlar Kurulu'nun önüne koyacak.
Böylece, hangi kurum AB yolunda engel oluyorsa bu kamuoyuna da duyurulacak.
Bu kurumlar bizzat Başbakan tarafından da uyarılacak ve başında bulunanlar tarafından gerekli idari işlem yapılacak.
Bakanlıklar da yayımlayacakları genelgeler ile uygulamalara dikkat edilmesini isteyecek.
Kırmızı kart gösterilecek
Bir anlamda engel çıkaran kamu görevlilerine kırmızı kart gösterilecek.
Nitekim bunun ilk adımlarından biri dün İçişleri Bakanlığı'nca genel ahlaka aykırı olmayan isimlerin verilebilmesine olanak tanıyan yasa ile ilgili genelgeyle atıldı.
Öyle gözüküyor ki, AB'nin uzun ince yoluna zaman zaman yuvarlanan taşlar olacak. Ancak, artık kiloları düştüğü için kaldırılmaları da bir o kadar rahat olacak.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|