|
 |
|

Bu çocuklar da mı AIDS'liydi?
Kızılay yüzünden AIDS olan Y.O.'yu okulda istemeyen velilerin yarattığı gerginliğin bir benzeri Bursa'nın Osmangazi ilçesinde yaşandı. Yetiştirme yurdundaki çocukların, zenginler semtindeki okula kayıtları engellenmek istendi. Valilik devreye girip "çağdışı tecriti" kaldırdı
İzmir'de kan transferi sırasında AIDS virüsü kapan 7 yaşındaki Y.O.'nun, diğer çocukların velileri tarafından okulda istenmemesinin yankıları sürerken, Bursa'da devlet koruması altındaki 10 çocuk da, bu yıl kayıtlarının yapılması gereken okulda benzer bir muameleyle karşılaştı. Kentin zenginler semti Kükürtlü'deki Sanayi ve Ticaret İlköğretim Okulu'nun bölgesinde kalan ve bu okulda okuması gereken devlet korumasındaki 10 çocuk, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından oluşturulan komisyonca, sınıf mevcutlarının yükselmesi bahane edilerek, okula kayıt edilmek istenmedi. Yurt yetkililerinin "Söz konusu çocuklarımıza böylesi bir ayrımcılığın yapılması ve bunun da açıkça vurgulanarak ilan edilmesi, son derece olumsuz, ileride telafi edilemeyecek etkiler yaratacaktır" şeklindeki tepkisiyle harekete geçen valilik, çocukların kayıtlarının yapılmasını sağladı.
VELİLER SORUN ÇIKARDI
Bursa Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nce oluşturulan Öğrenci Seçme Komisyonu tarafından alınan utanç veren kararın, Vali Oğuz Kaan Köksal tarafından düzeltilmesiyle sonuçlanan olay şöyle gelişti. Kentin zenginler semti Kükürtlü'de bulunan Saniye Rıza Kız Yetiştirme Yurdu ile Sırameşeler Çocuk Yuvası ve Rüştü Burlu Erkek Yetiştirme Yurdu'nda barınan ve okul çağına gelen çocukların, bulundukları semt itibarıyla barındıkları yurt ve yuvalara yürüyerek en fazla 5 dakika uzaklıktaki Sanayi ve Ticaret İlköğretim Okulu'na gitmesi gerekiyordu. Ancak bu çocukların kendi çocuklarına kötü örnek olacağını düşünen bazı veliler, bu duruma tepki gösteriyordu. Bazı aileler, formül bulunması için baskı yapmaya başladı.
Kayıt dönemi geldiğinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü öğrencilerin hangi okullara yerleştirileceğini belirlemek için kurulan Öğrenci Yerleştirme Komisyonu kararıyla yetiştirme yurdunda kalan çocuklar, adeta ceza gibi bir kararla okuldan uzak tutulmaya çalışıldı. Komisyonun aldığı kararda, "Kükürtlü'de ikamet edenler Sanayi ve Ticaret İlköğretim Okulu'na gider" ibaresine rağmen, aynı bölgedeki yetiştirme yurdu öğrencileri için sınıfların 40'ar kişiyi aşabileceği ihtimali bahane edilerek, "Son müfettiş raporlarına göre öğrenci sayısının 40'ı aşmaması bildirildiğinden, yetiştirme yurdu öğrencilerinin Ziya Gökalp İlköğretim Okulu ve Özel İdare İlköğretim Okulu'na yönlendirilmelerine karar verilmiştir" denildi. Kararda adı geçen okullar ise, başka mahallelerde ve yurtlar ile yuvaya da kilometrelerce uzaktaydı.
Karara isyan ettiler
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Öğrenci Yerleştirme Komisyonu tarafından alınan karara isyan eden Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yetkilileri, durumu bir yazıyla Bursa Valiliği'ne bildirdiler. Valiliğe gönderilen yazıda, "Korunmaya muhtaçlık kapsamında devlet himayesinde bulunan söz konusu çocuklarımıza böylesi bir ayrımcılığın yapılması ve bunun da açıkça vurgulanarak ilan edilmesi, son derece olumsuz, ileride telafi edilemeyecek etkiler yaratacaktır. Böylesi bir ifade ve uygulama çocuklarımızda aynı mahallede yaşayan diğer aile çocuklarından ve toplumdan tecrit edildikleri düşüncesine yol açacaktır" denilerek kararın acilen düzeltilmesi istendi.
Validen örnek tavır...
Bursa Valisi Oğuz Kaan Köksal, durumun düzeltilmesi için hemen harekete geçti. Köksal, uygulamanın yanlış olduğunu belirterek, "Bu çocukların velisi devlettir. Yani biziz. Hemen milli eğitim yetkililerini aradım ve sorunu çözdük. Bu çocuklar da bizim çocuklarımız ve onlar da eğitimin en iyisini alma hakkına sahipler" dedi.
ONLARIN HİÇBİR ŞEYDEN HABERİ YOK
Sanayi ve Ticaret İlköğretim Okulu'nda görev yapan bir öğretmen de karara tepki gösterdi "İmza atan komisyon üyelerini kınıyorum. Okulumuzda daha önce kaydı yapılan 30 yurt öğrencisi var. Kaldı ki bu çocukların gelmeleri en doğal hakları. Neden Kükürtlü'de oturan tüm çocuklar kabul ediliyor da sadece yurtlarda kalanlar kabul edilmiyor? Bu çocukların bazıları problemli, sevgiye muhtaç. Sahip çıkmak gerekiyor. Dışlamak, tecrit etmek çok yanlış. Ama maalesef 'Bu çocuklar bizim çocuklarımız' diye ahkam kesenler, aileler, onlardan kendi çocuklarını uzak tutmaya çalışıyor ve kendi çocuklarını bulunduğu yerdeki havayı teneffüs etmelerini bile istemiyor."
Çocukları dışlamak çözüm değildir
Psikolog Dr. Yalçın Kireççi, uygulamanın yanlış olduğuna dikkat çekerek, aşağılanma duygusuna kapılan veya toplumdan dışlanan çocukların farklı tepkiler verebileceğine dikkat çekti. İstenmeyen kişi ilan edilmenin sakıncalarına değinen Kireççi, "Kendi isteği dışında kalmak zorunda olduğu bir kurum nedeniyle istenmeyen kişi ilan edilen çocuk, yaşına göre farklı tepki verir. İlköğretim çağındaki bir çocuğun içine aşağılanma duygusu yerleşirse, çocuk kendi kabuğunun içine sinebilir ve hayata küser. Bu durum 12-13 yaşındaki çocuklar için farklı olabilir. Böyle bir durum karşında kalan çocuk 'Ben de size gösteririm' diye düşünüp tam da ailelerinin bu çocukları istememesindeki durumlara yönelebilir" dedi. Kireççi, ailelerin yetiştirme yurdunda kalan bazı çocukların davranış bozuklukları nedeniyle çocuklarıyla arkadaşlık etmesini veya aynı ortamda bulunmasını istemediğini belirtti. Kireççi, "Bu çocuklar sosyal bir yarayı taşıyorlar. İnsanlık elinin uzatılması gerekiyor. Bunu herkesin yapması gerekiyor. Bu çocukları dışlayarak onları istenmeyen hareket ve davranışlara bizler itiyoruz" dedi.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|