|
 |
|

Dövize güvenenin elleri biraz yansın
Merkez Bankası Başkanı Serdengeçti, Irak Savaşı nedeniyle "Dolar 2-2.5 milyon liraya çıkacak" diyenlerin oyununun bozulduğunu belirtti. Serdengeçti, "Böyle düşünenlerin elinde patladı. Biraz elleri yansın" dedi
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, Türk parasının değer ve itibar kazanmasının, toplumun bazı kesimlerinde rahatsızlık yarattığını ve bunu kabul etmekte güçlük çektiklerini söyledi.
Döviz üzerine oynanan oyunların bozulduğuna dikkat çeken Serdengeçti, "Irak savaşı var, dolar 2-2.5 milyon olacak" denildi. Böyle diyenlerin ellerinde patladı. Biraz elleri yansın. Türkiye, fiyat istikrarını bundan önce olduğu gibi hiçbir gerekçe ile feda etmemeli" dedi.
Serdengeçti, IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları'nın yapıldığı Dubai'de, SABAH'a şu mesajları verdi "Türk Lirası'nın aşırı değerli olduğunu düşünen varsa, neden döviz almıyor? Oysa şu anda tek alıcı Merkez Bankası.
Kurdaki aşırı oynaklığa, zaman zaman Merkez Bankası'nın müdahaleleri olabilir. Ancak Merkez Bankası, pahalı kurdan döviz almak zorunda da değil. Dalgalı kurdan sonra 5 kez dövizde atak yaşandı.
* İlk olay Şubat 2001'de kurlar serbest bırakıldığında görüldü. Ardından Telekom krizi geldi. 11 Eylül olayı sırasında da benzeri gelişmeler yaşandı. Nisan 2002'de dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in rahatsızlığı ileri sürüldü ve nihayet Mart 2003'te Irak Savaşı gerekçe haline getirildi. Ekonominin temel dinamikleri sağlamsa bu tür olaylardan korkmamak lazım.
* Eskiden olduğu gibi Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadeleyi bırakıp, kur politikasını birtakım kesimler için ayarlaması rüyasından vazgeçmek gerek.
* Ulusal paranın değer kazanması, hepimizin arzu ettiği bir olay olmalı. Dolar bir ara 1 milyon 780 bin liraya ulaştığında, kimseden bu kadar ses çıkmıyordu.
* Enflasyonun düşüşe geçmesi, son derece önemli bir olay. Artık sular çekiliyor. Tıpkı sel tahribatının çekilip, gerçek manzaranın ortaya çıkması gibi. Enflasyonun örttüğü bütün hatalar sona ermek zorunda.
* Enflasyonla yaşamaya alışmış, 30 yıllık alışkanlıklarını bırakmak istemeyenler var.
"IMF ile bir daha masaya oturmayacağız
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ekim ayında başlayacak olan 6. gözden geçirme öncesinde IMFyle yeni anlaşma yapılıp yapılmayacağı tartışmalarına son noktayı koydu. Başbakan Erdoğan, gelecek yıl stand-by anlaşmasının sona ermesinin ardından IMFden, başka kredi almayı planlamadıklarını söyledi. Başbakan Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) İngilizce yayımlanan "Gulf News'' Gazetesi'ne verdiği mülakatta, "Ekonomide makro-ekonomik hedefleri tutturmalıyız'' dedi.
Devlet Bakanı Ali Babacan da dün, BAE'nin en büyük özel televizyonlarından El Arabiya'nın yayınına katıldı. Babacan, El Arabiya'daki konuşmasında, önceki gün ABD'yle imzalanan 8.5 milyar dolarlık kredi anlaşmasının Türkiye'ye olan güveni gösterdiğini söyledi. Babacan, Türkiye'nin Avrupa Birliği konusunda da çok sayıda uyum paketi hazırladığını belirterek, "Bu reformlar sonucu Türkiye, şimdiye dek hiç olmadığı kadar AB üyeliğine yakın durumda bulunuyor'' dedi.
Babacan; ABD kredisi Hazine'yi rahatlattı
ABD Hazinesi ile imzalanan 8.5 milyar dolarlık kredi paketi, ekonomi yönetimini oldukça rahatlattı. Kredinin siyasi şartlar ileri sürülerek bloke edilmesi riskine karşı, son ana kadar ihtiyatı elden bırakmayan kurmaylar, ilk etapta 2004 Ocak-Şubat aylarındaki iç borç geri ödemelerini rahatlatmayı planlıyor. İmar Bankası ödemeleri nedeniyle gelecek yükün, ek borçlanmayla karşılanacağı, buna karşılık Amerikan kredisinin piyasalardaki baskıyı azaltacağı ifade ediliyor. Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince'nin Dubai'de verdiği resepsiyonda SABAH'a konuşan Devlet Bakanı Ali Babacan, Amerikan kredisini şöyle yorumladı
"Bu kredinin faizi her koşulda piyasa şartlarının altında olacak. Uluslararası piyasalardan yapacağımız borçlanmanın maliyeti ile Amerikan kredisinin faiz avantajı kadar tasarruf sağlayacağız. Kredinin ilk diliminin ne zaman kullanılacağına, yasal onay prosedürleri tamamlandıktan sonra, Hazine'nin nakit akış planına göre karar vereceğiz."
Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakcı ise, Amerikan kredisinin esasen bir milyar dolarlık hibe olduğunu hatırlattı ve mekanizmanın işleyişini şu örnekle açıkladı "Halkbank, nasıl ki piyasa koşullarından daha uygun faaliyetle kredi veriyor ve faiz arasındaki fark Hazine tarafından karşılanıyorsa, burada da böyle bir durum var. Bir anlamda, hibe miktarı kadar faiz indirimi elde etmiş olacağız.
Hazine yetkilileri, kredinin "Irak'ta işbirliği" şartına bağlanmasını, "Bu ödenek Amerikan Savunma Bakanlığı bütçesine konulduğu için, söz konusu ifadeyi normal karşılamak gerekir" dediler.
Okan MÜDERRİSOĞLU
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|