|
 |
|

EROL KAYNAR
Ne kadar saha o kadar futbol
Maçı anlatmaya zemin ile başlamak istiyorum. Futbol Federasyonu, bu sahada Üç Büyükler'in maçlarını oynatmakta niçin ısrar ediyor? İstanbulspor'un paraya ihtiyacı var. İki kulüp anlaşmışlar, Şükrü Saracoğlu'nda oynayacaklar. Federasyon "Hayır!" diyor. Anlamakta güçlük çekiyorum. Fenerbahçe ve Galatasaray da, aynı mantıkla maçlarını Olimpiyat Stadı ve BJK İnönü'de oynayabilirlerdi. Bu sahada top kontrolu mümkün değil. Öyleyse iyi futbol seyrettirmek de imkansız.
Bozuk zeminin en çarpıcı göstergesi 30. dakikadaki pozisyondu. Sahanın azizliğine Cordoba ve Zago'nun müşterek hataları eklenince Beşiktaş az daha hem de hiç pozisyon yokken golü kalesinde görecekti.
Her şeye rağmen mücadele olarak iki takım da elinden geleni yaptı. İstanbulsporlular, Cordoba'nın öne çıkmayı sevdiğini, ikinci bir libero gibi defansın arkasına yaklaşarak oynadığını görmüşler, maç boyu uzak mesafelerden aşırtma vuruşlar denediler. Buna maçın son saniyeleri dahil. Bunların en tehlikelisinde 19. dakikada Balili'nin vuruşunu Cordoba müthiş bir refleksle, ancak direğin yardımıyla çıkarabildi.
Lucescu, vazgeçilmezleri Pancu ve Kaan Dobra'yı yedek tutarak Ahmet Hassan ve Okan Koç ile başladı. Okan Koç, oyundan kaldığı süre içerisinde sahanın en iyilerindendi. Sağa ofansif anlayış getirdi. Özellikle, sıfıra kadar inip yaptığı yerden ortalarla ilk 15 dakika içinde Beşiktaş adına dört önemli gol pozisyonu yarattı.
Beşiktaş, Zago'nun ortasında Oğuz'un Ahmet Hassan'ın kafasını ancak çelebilmesi sonrası İlhan'ın boş topu filelere göndermesiyle öne geçti. Siyah-beyazlılar adına, golden de güzeli İlhan'ın hemen Lucescu'ya sarılması ve kendini affetirmesiydi.
İkinci yarı herkesin beklentisi Beşiktaş daha fazla gol atacak şeklindeydi. Son yarım saatte Lucescu vazgeçilmezleri Pancu ve Kaan Dobra'yı sahaya sürdü. Ama gol İstanbulspor'dan geldi. Hem de Boliç elini kolunu sallaya sallaya topa vurdu. Beşiktaş savunması pozisyonu sadece seyretti. Bu kadar rahat gol, hazırlık maçında bile attırılmaz. Hep iftiharla bahsettiğimiz Beşiktaş müdafaası bu defa sınıfta kaldı.
Lucescu'nun Pancu'dan santrafor yaratma çabasını saygı ile mi karşılamalı, yoksa tartışmalı mı diye düşünüyorum. Aykut Kocaman'a ve İstanbulsporlu futbolculara da kocaman bir alkış veriyorum. İmkansızlıklarla bu denli uğraşmak zorunda kalıp böyle bir takım yaratmak kolay değil.
Başta da söylediğimiz gibi bu sahada iyi futbol beklemek iyimserlik olurdu. Maç öncesi genel görüş karşılaşmanın enterasan geçeceği şeklindeydi. Beklendiği gibi oldu. Yenilgisiz iki takım maçı da yenilgisiz bitirdiler. Zaten hangisi kaybetse futbol adına yazık olurdu.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|