kapat
16.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

MEHMET BARLAS


"Başörtüsü sorunu" dondurulup çözülemez!

Kara Kuvvetleri Komutanı'nın veya Genelkurmay Başkanlığı'nın, Türk eğitim sistemine ya da YÖK'e ilgi duymaları, beklenen tepkilere neden oldu, olacak da..

"Bıktırıcı ve bezdirici süreç" dediğimiz bu tür tartışmalar üzerinde, meşrebinize göre görüş açıklamak kolaydır.

Oysa toplumun beklentisi, tepki ve tartışma değil, çözümdür.

Örneğin hepimiz, "Başörtüsü sorunu"nun dondurulup, bekletildiğini biliyoruz.

Nasıl "Güneydoğu sorunu"nu, bütün boyutları ile dondurup, bir kriz konusu halinde 21'inci yüzyıla aktardıysak, "Başörtüsü sorunu" da, aynı sürece sokuldu.

Bir önerimiz var. Bunu daha önce de seslendirdik.

İnançlara saygımız bellidir. Bunu, yıllar süren meslek hayatımızda kanıtladığımızı düşünüyoruz.

Türkiye'de "Jakoben laikçilik"e karşı, bu satırların yazarı kadar mücadele vermiş insan sayısı, herhalde çok fazla değil.

Diyoruz ki..

İmam-hatip liselerine, artık kız öğrenci alınmasın.

Din, fıtraten vardır inananlar için.

Her Müslüman, ailesi, çevresi ile, doğduğu andan itibaren dinini, geleneklerini öğrenir.

Okullarda da din dersi var. Kuran kursları da, din eğitimine katkıda bulunuyor.

Ayrıca en laikçi medyanın bile, her Ramazan'da, birer mescid haline dönüştüğünü her yıl görüyoruz.

Yani İslam, yaşamın da, kültürün de, en temel öğesidir.

Neticede hepimiz, sonsuz yolculuğa, camideki musalla taşından çıkıyoruz.

Ancak imam-hatip liseleri, özleri itibarıyla, birer "meslek lisesi"dir.

Kadınların imam olmaları, ruhban sınıfı temsilcilerinin görevlerini yapmaları, mümkün değil.

Dinini daha derinine öğrenmek, bu olayın felsefesine kendini adamak isteyen kadınlar için, "ilahiyat fakülteleri" de sonuna kadar açık.

Ancak imam-hatip liselerinde okuyan kız öğrenciler, sanki kendilerini dine adamış bir kesim gibi algılanıyor.

Başları örtülü olduğu için, kamu tarafından engelleniyorlar.

En parlak beyinler, Türkiye'de yüksek eğitim göremiyor.

Başbakanın, dışişleri bakanının kızları bile, yurtdışında okumak zorunda değiller mi?

Bu adım, zorla atılacak bir adım değildir.

"İmam-hatipler bizim arka bahçemizdir" diyen anlayışı reddeden AK Parti, "Başörtüsü" sorununa böyle köklü bir adımla yaklaşabilir diye düşünüyoruz.

Mehmet Aydın gibi, gerçek bir düşünürün, soruna cesaretle yaklaşacak ve çözümü amaçlayan bir tartışmayı başlatmasını bekliyoruz.

Kanımızca sorun, kadınların inançlarından ötürü başlarının örtülü olmasından kaynaklanmıyor.

Toplumun ve devletin önemli bir bölümü, başörtüsünü, bir inanç gereği gibi değil, "siyasal bir simge" gibi algılıyor.

Bu nedenle, AK Parti'nin en çağdaş ve en akılcı girişimleri bile, "Başörtüsü" sorununa takılıyor.

Eğitimde veya YÖK'te reform girişimi, kendilerini sürekli reforme etmeye çalışan askerler tarafından, başka hangi mantıkla engellenebilir ki?

AK Parti, gerçek yaklaşımlarını belli eden ciddi bir adım atsa, sorun dondurulmaz, çözüme kavuşur.

ŞAKA

İlgi çekici bir yöntem!
Çocuğunun okul harcını ödeyecek parası olmayan anneye, yöneticiler okulu temizletmişler.

Bence bu yöntem, vergilerini ödeyemeyen mükelleflere de teklif edilmeli.

Hatta yeniden, "Yol Vergisi" de getirilebilir.

BODRUM

YOLCU İSKELESİ YAPILMALIDIR!
Bodrum, benim için gelecek yaz tatiline kadar, geride kaldı.

Ancak, bu büyüleyici güzellikteki yarımadanın sorunlarının da, gelecek yaza ertelenmesine gönlüm razı olmuyor.

Öncelikle şunu vurgulamalıyım.

Bodrum'un, şiddetle ve acil olarak bir "Yolcu İskelesi"ne ihtiyacı var.

Yaşamını turizme bağlamış olan ve Akdeniz'de az rastlanır güzellikteki Bodrum'a, varlıklı turistleri taşıyan yolcu gemileri yanaşamıyor. Çünkü bir "Yolcu İskelesi" yok.

Bu nedenle, Bodrum'a gelen yolcu gemileri, açıkta demirliyor. Yolcular, karaya motorlarla çıkıyor.

Neticede, Bodrum'a gelen gemilerdeki varlıklı turistlerin, ancak yüzde 10'u karaya çıkıyor.

Ulaştırma Bakanlığı, Bodrum Yolcu İskelesi için, yap-işlet-devlet modelinde, ikinci kez ihale açtı.

Dilerim, her koya bir marina yapabilen girişimciler birleşir ve Bodrum Yolcu İskelesi'nin yapımı başlatılır.

Bu gerçekleşirse, Bodrum turizm mevsimini, eskisinden farklı bir hareketlilik ve gelir ile karşılar.

Bodrum'un yolları ve altyapı eksikleri biliniyor.

Turizm Bakanı Mumcu, artık Bodrum'a da yatırım yapılacağını söyledi. Dilerim bu açıklama, lafta kalmaz.

Ancak çözümü gerekli, bir de "Ses kirlenmesi" var Bodrum'da.

Yaşamayı ve dinlenmeyi engelleyen yüksek sesle müzik, şimdi bütün koyları tehdit ediyor.

"Tıs-dam-tıs-dam" gürültüsünün turizmi geliştirdiğini sanan maganda işletmelere bir kontrol gelmezse, Bodrum yaşanacak yer olmaktan çıkabilir.

Bodrum'u, giderek ucuz ve kalitesiz tatil yöresi yapmaktan kaçınmalıyız.

Gelecek yaza kadar Bodrum'a elveda.

Mesajlarınız için: mbarlas@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır