|
 |
|

'İthal malı' revaçta
Dolar bir yılda yüzde 22 düşünce ithalatçı firmalar da fiyatlarını aşağıya çekti. Bu da, birçok ithal üründe yüzde 30'a varan satış patlaması getirdi. Rekabet kızışınca yerli markalar da fiyat kırmaya başladı. Çünkü, ithalle yerli ürün arasındaki fark azalınca vatandaş, yabancı markaları tercih etti
Krizde hızına yetişilemeyen dolar, bir yılda yüzde 22 geriledi. Kurlardaki gerilemeyle birlikte ithal ürün fiyatlarında yüzde 30'a varan düşüş yaşanınca vatandaş ithal mala koştu. İthal ürün merkezi Doğubank'taki satışlar da yüzde 30 civarında arttı. Özellikle dayanıklı tüketim malları, kozmetik, otomotiv ve yabancı giyim markalarına artan ilgi, rakamlara da yansıdı. Örneğin, otomotiv satışları son bir yılda yüzde 170 oranında artarken, bunun yüzde 70'i ithal otomobillerden kaynaklandı. İhracatın ithalatı karşılama oranı da 9 ayda yüzde 79'dan yüzde 70'lere geriledi.
TÜKETİCİ ŞAŞKIN
Aslında fiyat düşüşlerine insanlar henüz alışmış değil. Çünkü 30 yıldır yüksek enflasyonla yaşayan Türkiye'de bir ürünü bir yıl sonra daha ucuza alma fikri akla pek yatkın durmuyor. Örneğin geçen yıl 1.5 milyara alınan bir buzdolabının, bu yıl neden 1.2 milyara ya da 1 milyara satıldığı vatandaş için hala muamma. Oysa yaz aylarında döviz piyasasının iyice dinginleşmesi ithalat yapan firmaları harekete geçirdi. Özellikle spot piyasalardaki fiyat düşüşleri alışverişi körükleyecek düzeyde.
YERLİLER DE FİYAT KIRDI
İthal beyaz eşya markalardan Ariston ve İndesit, Mayıs ayından bu yana geçen dört aylık dönemde satışlarını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artırdı. Bu da düşük kurun piyasaya yansıdığını gösteren iyi bir örnek. İki markayı çatısı altında toplayan Merloni'nin pazar payı da yılbaşından bu yana yarım puan artarak yüzde 12.5'e ulaştı.
Dayanıklı tüketim malları ithalatı, toptancılığı ve spot satışı gerçekleştiren Doğubank Spot Piyasa Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Turan, indirimle birlikte aylık dayanıklı tüketim ürünleri satışının 500 adetten 700-800'e çıktığını kaydetti. Yoğun rekabet karşısında yerli markaların da bir ilki gerçekleştirerek fiyat indirime gittiğini söyleyen Turan, şöyle devam etti
"Bu da yoğun bir talebi getirdi. Bu arada yerli markalar da fiyat düşürmek zorunda kaldı. Çünkü yabancılar fiyat düşürünce, fiyatlar yerlilerle eşitlendi. Arada çok fazla fark olmadığı için tüketici tercihini yabancıdan yana yapmaya başladı. Bazı ürünlerde yüzde 40'a varan fiyat indirimleri oldu. Aksi taktirde satış yapmak gittikçe zorlaşıyor."
Turan, asıl satış patlamasının bundan sonra başlayacağını ifade etti. Çünkü tatil, okul telaşı derken insanlar evdeki eksiklere konsantre olamadı. Artık tatil bitti, okullar açıldı. Özellikle ev kadınlarının alışveriş mevsimi başladı. En çok satılan ürünler ise televizyon ve DVD. Buzdolabı ve çamaşır makinesi de ilgi gören ürünlerden.
KOZMETİĞE HÜCUM
Tekin Acar Kozmetik, başlattığı kampanya ile birçok parfümde yüzde 25'e varan indirim yaptı. Şirket yetkilileri, bir ay önce başlayan kampanyanın satışları ikiye katladığını belirtti. Yetkililer, "Böyle bir fırsatı kimse kaçırmaz. Çünkü bu düzeyde bir indirim kolay kolay yapılmaz. İndirimden önce bir markadan 2-3 kutu satıyorsak şimdi bu 5-6'ya yükseldi. Kur düşük giderse satışlardaki patlama da devam eder" dedi.
UZMAN GÖRÜŞÜ
Tüketimden çok yatırıma gidiyor
Altuğ Karamenderes (Ata Yatırım Başekonomisti)
"Kurun seviyesi Türkiye'yi büyümekten alıkoyuyor. 2000 yılı ile karşılaştırdığımızda insanların o kadar rahat tüketmediklerini görüyoruz. Bulunduğumuz durumda daha çok ara malı ithalatı söz konusu. İşletmeciler ithal mala yöneliyor. Ortada bir fiyat saptırılması var. Halk da yavaş yavaş ithal mala doğru yönelmiş durumda. Tüketici geciktirilmiş ihtiyaçlarını telafi etmeye başladı. Ancak eğer bu para yastık altından geliyorsa vay halimize. Çünkü yastık altındaki paranın tüketime değil yatırıma gitmesi gerekiyor. Kur yükselmeli."
İthal otomobilin payı 8 yılda 10'a katlandı
Otomobil satışları Ağustos ayında yılın en yüksek seviyesi olan 16 bin 900 adetlik rakama ulaşırken, ithal otoda rekor kırıldı. Otomotiv Sanayii Derneği verilerine göre geçtiğimiz ay otomobil satışları 2002 yılının aynı dönemine göre yüzde 131 artış gösterdi. Doların yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 30 değer kaybetmesi ise tüketicilerin etiket fiyatları aşağılarda kalan ithallere yöneltti. Döviz kurunun sabitlenmesi nedeniyle orta sınıf otomobillerin fiyatı 29-30 milyar lira arasında kaldı
Peki ithalatın nereden nereye geldi? Otomobil pazarında 1995 yılında ithalatın payı yüzde 7 iken, 2003 yılında bu oran yüzde 70'leri buldu. Bu yılın Ocak-Ağustos döneminde 31 bin 472 yerli, 63 bin 939 ithal oto satıldı. Bir başka deyişle satılan her 100 otomobilden 70'ini ithaller oluşturdu.
Tabii ithallerin payının artmasına, yerli otomotiv üreticileri veryansın etmeye başladı. OSD Başkanı Ali İhsan İlkbahar başta olmak üzere yerli üreticiler, artan ithalatın, Türk otomotiv sekötörü için tehdit oluşturduğunu belirtti.
YARIN
Kurdaki düşüş, sanayinin ara mal tedarikine nasıl yansıdı?
Leyla ŞEN
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|