kapat
15.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

GÜRÇAN BİLGİÇ


Titreyen galibiyet

Tuncay ve Serhat'ın üçlediği Fenerbahçe forvetinin en büyük silahı, arkasında boşluk bırakan defanslardı. Elazığ karşısındaki farkı da, Diyarbakır deplasmanını da aynı yöntemlerle geçmeyi başarmışlardı.

Gaziantepzspor kanat adamları İlhan ve Nuri ile defansını çoğu zaman beşlese de ofsayt taktiği ile oynuyor ve uzun toplar karşısında dengesiz yakalanıyordu. Bu silahı kullanmanın yolu, orta sahanın çabuk ve ileriye doğru dikine top kullanmasından geçiyor. Hooijdonk duvar görevi görürken, Tuncay ve Serhat bindirmelerle bir anda kaleyici karşılarında buluyorlardı.

Selçuk, Aurelio ve Kemal kurşunu ateşleyecek barutu işte bu direk paslarla yakmak zorundaydı. İlk yarıda başaramadılar. Johnson, Hooijdonk'un dibinden ayrılmadı; Bouazizi, Serhat'ı rahat bırakmadı. Tuncay orta sahaya çok yaklaştı. Kaleye dribling yaparak kendi işini kendi görmeyi tercih etti.

İşte bu dakikalar. Tuncay topla hareket halinde. Tek alternatifi Hooijdonk ama o, bu tercihi kullanmıyor. Bir, iki değil, tam üç kez ayağındaki topu Hooijdonk'a vermedi.

Bir takım içinde insanlar birbirlerini sevmeyebilir, hatta benimsemeyebilirler de. Ama sahaya çıktıklarında takım çıkarlarını ön plana almak zorundalar. Aslında bunun bir adı da profesyonellik. Yargımız yanlış olabilir ama gözlemimiz bu...

Gaziantep'in ilk yarıda üç tehlikeli atağı oldu. İkisi şutdan geldi, biri uzun ve yüksek bir toptan. Luciano kokmaz, bulaşmaz stiliyle aslında en büyük tehdit gibi. Transfer edildiğinde "Ümit Özat'ın işi zora girdi" diye düşünmüştük. Ama aksine Luciano'nun yanında Ümit'in değeri arttı.

İlk yarıdaki en önemli tehlike 24. dakikada Hooijdonk'un kontra pasında Serhat'ın topu kaleci Ömer'e verdiği pozisyondu. Elazığ karşısında da aynı durumda bir çok pozisyondan yararlanamamıştı Serhat. Peki aradan geçen üç hafta içinde Daum genç oyuncusunu hiç gol çalışmasına aldı mı? Elbette hayır. Aynı kalecileri İmmel'e emanet ettiği gibi. Recep'in tutamadığı, ellerini titreterek uzattığı pozisyonları izledik.

Fenerbahçe genç bir takım kurdu ama onları geliştirecek organizasyonu şu anda kuramadı, bu ekiple kuramaz da...

İkinci yarı Lazarov'un şok golüyle Fenerbahçe dağıldı. Bunun üstüne seyirci baskısı ve sahaya atılan yabancı maddeler geldi.

Dereli'nin kararlarına gösterilen tepkiyle birlikte, Ömer'in vakit geçirme çabaları birleşti ve tribünler sahaya ellerine ne geçtiyse attı. Sahadakiler gibi, Fenerbahçe seyircisi de profesyonel değildi.

Daum 52'de Yusuf'u oyuna sokarak takımının ilerde top tutmasını sağladı.

Oyunun yönü bir anda değişti. 65'te Semih'i oyuna alıp, Ümit'i kenara çekti. Üçlü savunmaya döndü.

Nurullah Sağlam aynı Galatasaray maçındaki gibi öne geçtikten sonra takımını geri çekince Hooijdonk neredeyse sıfırdan attığı faul atışıyla beraberliği getirdi. Semih'e yaptığı ortayı Tuncay'ın tamamlamasıyla da galibiyet geldi.

Selçuk Dereli tartışılacak kararlar verdi. Onun tereddütlerine uyan Fenerbahçe üç puanla ayrıldığı maçta Tuncay'ı kaybetti, bir maçlığına da sahasını...


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır