|
 |
|


Acıların toplumu
Bilmiyorum farkında mısınız; Başbakan Tayyip Erdoğan ile toplumun zevkleri arasında uyumsuzluk başladı.
Gerçi ikisi de arabeskçi ama Erdoğan'ın favori sanatçısı "abi" dediği Adnan Şenses. Toplumun ise her gün daha belirgin biçimde Müslüm Gürses'in arkasında saf tuttuğu gözleniyor.
Birinin sesi isyan tınılarıyla yüklü ama ceketleri bele bağlatıp oynatıyor. Diğerinin sesi yaz günü sakin akan dereleri çağrıştırıyor ama nedense mikrofonu alıp "Ben keder üretirim, dert yaratırım" diye başlar başlamaz transa geçen hayranları jiletle bedenlerini doğruyor.
Ekonomik göstergelerin tümünün keyiften zil çalıp oynadığı bu günlerde, piyasa aktörlerinden kahvede tavla oynayan emekliye, siyasetçiden medyaya kadar toplumun tüm kesimleri de ha bire kendilerini jiletlemekle meşgul.
Sevinmek haram
Çok değil 6 ay önce yüzde 70'lerin üstünde seyreden iç borçlanma kağıtlarının faizi yüzde 36'ya inmiş...
Yine 6 ay önce 1 milyon 750 bin lira tavanını delen dolar 1 milyon 400 bin liranın altına düşmüş...
6 ay önce yerlerde sürünen borsa şimdi 12 bin puanı aşmış, her seansta yeni bir rekor kıracak dinamizme kavuşmuş...
İç borcu çevirme oranı yüzde 70'lerden 85'e doğru koşmaya başlamış...
Dış borcun GSMH'ye oranı yüzde 60'ın altına inmiş...
Enflasyon 30 yıl sonra ilk kez yüzde 20'nin altına çekilmiş...
Herkes ama herkes bütün bunları elinin tersiyle kenara itip "Ya seçimler iptal edilirse" tasasıyla çok zorunlular dışında harcamalarını da, kararlarını da erteliyor.
Batı iş dünyasının etkin dergisi Business Week, "Avrupa resesyonun pençesinde çırpınırken Türk ekonomisi dinamizmiyle göz kamaştırıyor" diye yazıyor.
IMF Başkanı Horst Köhler ve Başkan Yardımcısı Anne Krueger, "Türk ekonomisi çok iyi gidiyor. Hatta planlanandan bile iyi gidiyor" diye takdirlerini belirtiyor.
Kamuoyu bu övgülere kulaklarını tıkayıp koro halinde "Ya DEHAP kararından sonra seçimler iptal edilirse" nakaratını tekrarlıyor ve alıyor jileti eline...
Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Tufan Algan, "Seçimin iptali kaosa yol açar" diyerek bu olasılığın söz konusu olmadığı mesajını veriyor...
9'uncu Cumhurbaşkanı Demirel, "Türkiye bugüne kadar 15 seçim yaptı, hiçbiri iptal edilmedi. Öyle bir ihtimal şimdi de söz konusu olamaz" diye güvence veriyor...
Adalet eski Bakanı Prof. Hikmet Sami Türk, üstüne basa basa "Seçimlerin iptali mümkün değil" diyor.
Iııh... Korodan hep aynı nakarat "Ya seçim iptal edilirse..."
Dert hiç biter mi?
Müslüm Babacılık genlerimize işlemiş. Göreceksiniz; Yüksek Seçim Kurulu bu korkuları boşa çıkaracak bir karar verdiğinde, yepyeni tasalarla bedenimizi doğramaya devam edeceğiz.
Örneğin bu kez "Ya Meclis, Irak'a asker gönderme tezkeresini reddederse" korkuları gelecek gündeme... Çünkü tezkere geçmezse, "Ya ABD ile aramızda kriz çıkarsa? 8.5 milyar dolarlık kredi tehlikeye girer mi" jiletleri hazır.
Tezkere çıkarsa, o zaman da "Ya Kürt gruplarla aramızda çatışma patlak verirse?" diye dertleneceğiz.
Ne diyor Müslüm Gürses"Ben keder üretirim, dert yaratırım..."
Haydi beyler, jiletler fora.
Mesajlarınız için:
esafak@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|