|
 |
|

ÖMER ÜRÜNDÜL
Hooijdonk farkı
Fenerbahçe, Gaziantepspor karşısında büyük sıkıntılar çektiği 90 dakikada üç puanı Hollandalı futbolcusu Pierre Van Hooijdonk sayesinde kazandı. Oyuna tempolu ve hırslı başladılar, ama oyuncuların yapısı itibarıyla organizasyon bozukluğu üst düzeydeydi. Orta sahada Kemal sürekli top kaybetti. Aurelio iyi niyetli ve devamlılığı var. Ama düz oyuncu. İleride Serhat ve Tuncay dar alanda basit oynamayı bilmiyorlar. Böyle bir şablonda iyi kapanan rakip önünde oyuna kollektif olgunluk getirmek mümkün değildi.
Fenerbahçe'nin ilk devrede tek pozisyonu vardı. Van Hooijdonk'un zamanlaması harika pası ile Serhat kaleci Ömer ile karşı karşıya kaldı, ama her zamanki gibi ayak içiyle plaseyi beceremediğinden garip bir vuruşla topu ezdi. Bunun dışında hücuma çıkarken yapılan aşırı top kayıpları takım savunmasını olumsuz etkiledi. Ciddi kale önü tehlikeleri yaşandı.
Fenerbahçe, ikinci devreye yine hızlı başladı. Ama bir kontra topta defansın ortası uyuyunca golü yediler ve skor dezavantajına girdiler. Ardından tribünler gerginleşti. Ömer'in bulunduğu kaleye yabancı cisimler yağmur gibi yağdı. Arka arkaya anonslar ile oyun durdu. Yükselen tansiyonda atmosfer de gerildi. Fenerbahçe neticeyi çevirmek için sahaya tempo ve yüksek mücadele yansıtmaya başladı. Oyuna giren Yusuf, kişisel, adam eksilten driplingleri ile rakip savunmanın yerleşme düzenini bozdu. Ardından Semih girdi. O da hareketli çapraz koşularla Gaziantep defansını hırpalamaya başladı. Ama bir türlü gol çıkmıyordu. Sonuçta iş yine Hollandalı'ya kaldı. Sıfıra yakın yerden mükemmel bir frikik golüyle skora denge getirdi. Kısa süre sonra da arka direğe kaldırdığı mükemmel bir topla da takımının galip duruma geçmesini sağladı.
Ardından Tuncay üst üste, acemice iki sarı kart ile ihraç edildi. Kalan bölümde Gaziantep müthiş bir baskı kurdu. Fenerbahçe kalesi zor anlar yaşadı. Ama rakibin aldığı riskler sayesinde karşı kalede net pozisyonlar üreten de Fenerbahçe oldu. Serhat acemice goller kaçırmaya devam etti. Uzatma bölümünde gelen üçüncü gol takımı da rahatlattı, tribünleri de...
Gaziantep planlı, programlı bir oyun uyguladı. Üçlü defans bloğu uzun süre çok başarılıydı. Cem Baki iyi pres yaptı. Bouazizi'nin sakatlanması tabii ki sorun doğurdu. Uzun süre galip oynayıp rakip sinirlenmiş ve geriyi boşaltmışken ikinci golü bulamayışları aleyhlerine oldu. Ve de son 15 dakikada maçı kaybettiler. Teknik direktör Nurullah Sağlam iki büyük hata yaptı. Galipken Hasan'ı çıkarıp ileriye sprinter bir adam (Preko veya Jaziri) almalıydı. İyi oynayan Erdal'ın yerine Erhan Namlı'yı sahaya sürmesi de yanlıştı.
Fenerbahçe seyircisinin davranışı hiç hoş değildi. Çok sayıda ve sürekli yabancı madde attılar. Takım ceza alacak. Bu da, Fenerbahçe'nin aleyhine olacak. Bir çirkinlik de maç sırasında hoparlörlerden seyirciyle birlikte tezahürat yapılmasıydı. Fenerbahçe gibi büyük bir kulübe bu tip yanlışlar hiç, ama hiç yakışmıyor.
Hakem Selçuk Dereli genelde cesur bir yönetim gösterdi. Tam objektif kalmaya gayret etti. Seyirci baskısına boyun eğmedi. Kart uygulamaları doğruydu. Yalnız, Lazarov'a aldattığı gerekçesiyle verdiği kart yanlıştı. Kemal'e yapılan faulü süzemeyip bu topun dönüşünün de gol olması hakem şanssızlığıydı. Bence en büyük yanlışı maçı 4 dakika uzatmasıydı. Bu süre sadece olaylar sırasında geçmişti. Sakatlıklar ve değişiklikler eklendiğinde kayıp zaman 7-8 dakikaya ulaşmıştı.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|