|
 |
|

ASLI AYDINTAŞBAŞ
Sünni gözlüğü
Buraya gelirken kaosun kalbine doğru yola çıktığımı sanmıştım. Bağdat'ta bir haftadan sonra tüm sorunlarına rağmen Irak'ın yeni bir Lübnan olmadığını gördüm. Şark cephesinde işler göründüğü kadar da kötü değil. Peki şark cephesinde işler nasıl?
Terör olayları ve diğer sorunları zaten televizyonlarda izliyorsunuz. Ben haberlerin anlatmadıklarını anlatayım. Ülkenin büyük bir bölümünde yerel yönetimlerin başa geçmesiyle belediye hizmetleri yavaş yavaş başlamış. Bağdat'ta elektrik ve su düzelme yolunda. Basra'da durum fena değil. Eğer ülkede iki büyük sıkıntı varsa, bunlardan biri işsizlik diğeri güvenlik.
Konsey uzun ömürlü değil
Iraklılar'a göre işler Mayıs'a oranla biraz daha iyi. İnsanlar hâlâ geceleri sokağa çıkmaya korkuyor. Ama işi olanların maaşları ciddi oranda düzelmiş. Cinan, Bağdatlı bir lise öğretmeni. Yıllardır ayda 2 dolar maaşa talim ederken şimdi 160 dolar kazanıyor. Burada bir parantez açıp 'Irak'ta durum düzeliyor' derken kimden söz ettiğimize açıklık getirmek gerek. Bağdat'ı ziyaret eden birçok gazetecinin (özellikle Batılı yayın organlarının) yaptığı hata, Bağdat eliti ve kentte İngilizce bilen otel çalışanlarıyla sohbet edip, bunu Iraklılar'ın sesi olarak duyurmaları. Saddam sonrası Irak'ı analiz ederken yapılabilecek en büyük yanlış, bu ülkeye "Sünni gözlüğüyle" bakmak. Bağdat'ın önde gelen eski bürokratları, Irak'ta Saddam döneminde hayatları çok kötü olmayan Sünni azınlığı temsil ediyor. Ülkenin yüzde 17'si. Oysa, her şeye rağmen Irak nüfusunun çoğunluğunu temsil eden Şiiler, Kürtler ve Türkmenler Saddam'ın gidişinden memnun.
(Unutulmasın ki Necef'te Amerikan askerine yapılan son saldırı Nisan ayında olmuştu). Bu yüzden Türkiye geleceğin Irak'ı ile ilişkilerini düşünürken tüm siyasetini Sünniler üzerine inşa etmemeli. Hükümet konseyi ve yeni kurulan kabine derseniz ben kısa vadede bu bakanlıkların işlevsel olacağını düşünmüyorum. Saddam sonrası Irak'taki iktidar odakları yerel yönetimler eski muhalefet grupları, aşiretler ve Amerikalılar. Hükümet konseyi üyeleriyle uzun sohbetlerden sonra konseyin çok uzun ömürlü olmadığına karar verdim. Konseydeki gerçek iktidar dokuz kişilik eski muhalefet liderlerinde. Önümüzdeki dönem bu dokuzun yeni bir kabine oluşturma ihtimali yüksek. Bu arada konsey ve ABD arasında gittikçe keskinleşen bir egemenlik kavgası var. Örneğin bir gün Irak'ın yeni anayasasını yazmakla yükümlü anayasa kurulu üyeleriyle birlikteydim. Komisyonun çalışmaları Amerikalılar'ın istediği yönde ilerlemiyor. Bu şekilde kendi egemenliklerini ortaya koymaları Iraklılar için iyi, ABD'deki 2004 seçimlerine Irak'taki seçimleri tamamladıktan sonra girmek isteyen George W. Bush için ise kötü haber.
Güney'de sorun az
Güvenlik derseniz Bağdat Mayıs ayına göre daha iyi. Ama hâlâ kanunsuz bir yer. Şiiler'in yaşadığı Güney bölgelerde sorun az. Türk askerinin gitmesi düşünülen Felluce ve civar bölgeler, yani Sünni üçgeni hâlâ istikrarsız. Felluce'de Türk askeri makamlarının çok dikkatli davranmasını gerektiren çok özel bir durum var. Burada yaşanan saldırılar ne Irak halkının yabancı bir güce toplu direnişi ne de Saddamcılar'ın suikastları. Aşiretlerin pençesindeki Felluce'deki saldırılar düpedüz bölge halkıyla Amerikan askerleri arasında bir kan davası. Amerikalılar'ın paniğe kapılıp öldürdüğü her Iraklı'dan sonra yüzlerce kişi topluca intikam yemini ediyor. Geçenlerde Felluce'de birkaç gün kalan arkadaşım kızgın halkla yüz yüze gelen bir grup Amerikalı askerin sıkıntı ve kızgınlıkla halka ateş etmek yerine arkalarını dönüp saatlerce makineli tüfekle yanlarındaki tarlayı taradığını anlattı. Bu noktadan sonra Felluce için tek çözüm ne Türk ne de Amerikan askeri. Kentin bir an önce Iraklılar'a teslim edilmesi lazım.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|