|
 |
|

REFİK DURBAŞ
"Lira"nın sıfırları...
Çocukluğumdan "para" denince, beyaz yüzlü, kenarı tırtıllı on ve "kırk para"lar ile sarı renkli ortası delik "yüz para"lar kalmış... Demek o zamanlar, "lira"nın küçüğü "kuruş" idi, onun da küçüğü "para"... "Yüz para"ya Erzurum'da bir yumurta alındığını hatırlıyorum.
Enflasyon, önce "para"ları tedavülden kaldırdı. "Beyaz" paralar piyasadan çekilince, "sarı" yüz paralar elektrik sigortalarını, yani "asfalya"ları desteklemek için de olsa bir süre kullanılır oldu.
Gençliğimiz ise kuruşlarla geçti denebilir. Mesela İzmir'de liseye giderken gündelik harçlığım 25 kuruştu. Otobüslerde beş kuruşa yolculuk yapar, bir bardak şarabı "ayakçı" tabir edilen meyhanelerde 25 kuruşa yudumlardık.
60'lı yılların sonunda, yönetim yeri Şişhane'de olan "Yeni İstanbul" gazetesinde mesleğe başladığım zaman, maaşım tam 400 liraydı. Üniversite öğrenciliğini de sürdürdüğüm o yıllarda 400 lira gül gibi geçimimi sağlıyordu, ki Ataköy'de dört odalı, deniz manzaralı bir eve 40 lira kira ödeyerek hem de... İki yıl sonra "Cumhuriyet" gazetesine geçtiğimde ise maaşıma neredeyse yüzde 50 zam yapılmış gibi olacaktı. Çünkü asgari ücret 802 liraydı ve elime geçen de net olarak 627 lira...
Enflasyon yılları da, liraları da eritti.
****
Şimdi, geçen haftanın gündemine düşen liradan altı sıfır atma olayını düşününce bütün bunlar aklıma geldi. Ve daha yakın zamanda, tam sekiz yıl önce, "para" ve "kuruş"lar misali tedavülden kalkan "20 bin lira"ların öyküsü...
İlk 20 bin lira, 9 Mayıs 1988'de tedavüle çıkıyor, son 20 bin liralar ise 3 Nisan 1995 tarihinde... Yani 20 bin liraların toplam olarak altı yıl, on ay, yirmi dört gün ömürleri oluyor. Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde çıkarılan 20 bin liraların üzerinde ise o zamanlar Merkez Bankası Başkanı olarak Rüşdü Saracoğlu ile Başkan Yardımcısı Bediz Demiray'ın imzaları bulunmakta...
Bir önemli nokta da 20 bin liraların 10 yıllık bir zaman aşımı süresi sonunda, yani 9 Eylül 2007 tarihine kadar "gizli" yaşamlarını sürdürmeleri... Bir başka deyişle, ellerinde 20 bin lira bulunanlar 9 Eylül 2007 tarihine kadar Merkez Bankası'nda, bu bankanın bulunmadığı yerlerde ise Ziraat Bankası'nda paralarını değiştirebilecekler.
Bırakın "kağıt" 20 binlikleri, daha sonra piyasaya sürülen "metal" 25 bin liralar dahi tedavülden kalkmış durumda bugün... Şimdi ise liradan altı sıfır atmanın hazırlığı konuşuluyor.
Bence hiçbir hazırlığa gerek yok. Merkez Bankası'nda nasıl olsa "eski" liraların kalıpları vardır. 20 bin liraların zaman tünelinde ömürlerini hitama erdirmelerine de şunun şurasında dört yıl kadar bir zaman kaldı. Enflasyon ile sarmaş dolaş yaşamaya alıştık nasıl olsa... Kemerde sıkacak yer kalmadı, biraz daha dişimizi sıkarız. Merkez Bankası da "sıfır" atmaya gerek kalmadan, sürer eski "20 bin lira"ları, yeni "20 milyon"luk banknotların yerine... Geçinip gideriz...
"12 EYLÜL" YARGILANIYOR
12 Eylül'ün 23. yıldönümünde, Hannover Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr. Gazi Çağlar tarafından hazırlanan ve 1988'de Hannover'de toplanan Uluslararası Tribünal'in belgelerinden oluşan "12 Eylül Rejimi Yargılanıyor" başlıklı kitabın yayımlanması nedeniyle, Belge Yayınları editörü Ragıp Zarakolu hakkında İstanbul 3 nolu DGM tarafından dava açılmış bulunuyor. Zarakoğlu, TCK'nın 312. maddesinin 2 bendini ihlal etmekle suçlanıyor.
Duruşma 24 Eylül'de Beşiktaş 3 nolu DGM'de, sabah saat 09.00'da yapılacak... Olayın bir başka ilginç yönü ise Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya'nın, 12 Eylül'ün ürünü olan 1982 Anayasası'nın tamamen değiştirilmesini istediği günlerde, 12 Eylül üzerine yazılan bir kitabın dava konusu olması... Oysa "lira"dan sıfırları atmadan önce, asıl yapılması gereken düşünce ve yazma özgürlüğü üzerindeki sınırlama ve yasaklamaları sıfırlamak değil midir?
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|