|
 |
|

SAVAŞ AY
Haydar Dümen anlattı
Dr. Haydar Dümen "Sayın kocalar; bir vakitten sonra, hamile eşinize yaklaşmayınız! Bebeğe ayıp oluyor" deyip, şu fıkrayı anlattı.
Bebek doğmuş, doğar doğmaz da yapışmış doktorun gırtlağına. "Söyle len, söyle benim babam sen misin?.." Doktor korkudan, şaşkınlıktan perperişan inlemiş "Yok... Yok yavrum. Be... ben... ben değilim baban. O... o, bekleme odasında!.." Bebek fırlamış koridora. Oraları süpüren müstahdemi görmüş bu kez. Ona da paçadan dalıp, sormuş "Sen misin len benim babam?.." Müstahdem de ecinnilere karıştı sanıp, avaz avaz bağırarak kaçmış oradan.
Yakaladı vee!..
Sonunda bekleme odasına varmış mucize bebek. Sigara üstüne sigara içip, merakla doğacak çocuklarını bekleyen baba adayları hep birden seğirtmişler bebeğe doğru. Arkadan yetişen ebe hemşire korkuyla işaret etmiş bi adama
"Bu sizinki beyefendi". Adam üç adım öne çıkıp "Yavruuuum! Biricik bebeğim benim!" diyecek olmuş. Bebek bu kez hışımla atlamış babasının kucağına ve işaret parmağını alnına vurup vurup çekmeye başlamış adamın. Bağırmış bi yandan da "Söyleee!.. Söyle bakıyım iyi oluyo mu haa? İyi oluyo mu kaba herif!.."
Evcil hayvan merakı
Adam kadından, kadın adamdan uyanık. Adam kadını eve götürmek için mevzuya nasıl girecek bilmiyor. Bir muhabbet açıyor.
-Hayvan sevip, besler misiniz?
-Evet. Evimde bir kanişim, bir de Siyam kedim var. Ya siz?
Adam, planı tuttuğu için memnun.Yapıştırıyor cevabı
-Yaaa!.. Ben de çok severim. Ben de, fil besliyorum evimde.
Kadın şaşırıyor önce. Sonra gülüp geçiyor şakadır diye. Ama adam ısrarlı.
-Terbiyesiz olayım ki fil besliyorum evde. İnanmazsanız evime gidelim göstereyim.
Bir iki ısrar filan. Bakıyor ki adam ciddi, kadıncağız merakından kabul ediyor eve gitmeyi. Bir de içeri giriyorlar ki ne görsün kadın? Tavanlar gayetle alçak, odalar daracık, mutfak küçük, ortada hayvan filan da yok. Durumu kavrayıp soruyor kızgınlıkla
-Neredeymiş bakayım o beslediğin fil?..
Adam kızarık, çaresiz, mahçup... Hık- mık ediyor önce. Sonra bakıyor ki kadının eli kapı tokmağında ve açıp gidecek evden. Son çare olarak iki elini pantolon ceplerine sokup, dışarı çıkarıyor boş ceplerini. Ve fısıldıyor
- Bak hayatım. Bunlar kulakları!..
Hangi spiker yakışıklıymış?..
İnternet'te medya sitelerini gezerken rastladım. Medyakafe "en yakışıklı spiker" yarışması açmış. Adaylara göz attım, canım sıkıldı. Çünkü beni almamışlardı araya. Evet ben spiker sayılmam. Ama orada spiker olmayanlar da var. Yine ben kendim olaraktan fazla yakışıklı da sayılmayabilirim. Lâkin yine orada bulunanların hiç olmazsa bazılarından daha hoş bi tipim olduğu söyleniyor halk içinde.
Az biraz şey etsem!..
Göbeğim olmasa. Saçlarım böyle dökülmüş durmasa. Kılığıma kıyafetime daha bir çeki düzen versem neler neler olurum. Kaldı ki sorduğumda annem, kız kardeşim, apartman komşularım da bunu teyit etti. Şimdi o listeyi size de sunayım ve hep birlikte yorumlayalım.
İşte liste işte yorum
1-Ahmet Hakan (Bir kere Ahmet'in boyu benden kısa. Ayrıca sakalın bana daha çok yakıştığını söylüyorlar.)
2-Ali Kırca (Tamam Ali gerçekten yakışıklı bir adam. Ama Bir Brad Pitt ya da ne bileyim bir Tom Cruise de değil eni sonu di mi?)
3-Aydoğan Kılınç (Yorum yapmam.)
4-Can Ataklı (Tamamen Akdenizli bir tip. Bazısı beğenir bazısı beğenmeyebilir.)
5-Cüneyt Özdemir (Sahiden hoş çocuk, güzel çocuk ama çok çocuk.)
6- Kaan Yakuphan (Eskiden daha yakışıklıydı. Şimdi neler neler yetişti.)
7-Kadir Çelik (Karizmatik adamdır. Lâkin huysuz ve agresiftir. 7. sıraya konmasına acayip sinirleniyordur.)
8-Mehmet Ali Birand (Kesinlikle ondan daha yakışıklıyım.)
9-Mirgün Cabas (Torpille o listeye sokulmuş olmalı.)
10-Reha Muhtar (Yorum hakkı yüce Türk milletinin ve modacı Faruk Saraç'ındır.)
11-Uğur Dündar (Yakışıklılıkta açık ara hepimize fark atar.)
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|