kapat
15.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

EMRE AKÖZ


'Hayat Bilgisi'nin acemiliği

Tesadüf işte... Geçen gün zaplarken yine 'Hayat Bilgisi' adlı diziye rast geldim. Bakalım ne olacak diye ortasından daldım.

Bir öğrenci vardı. Delikanlı. Arkadaşları buna 'Ortega' adını takmışlardı. Çünkü amatör futbolcuydu. Gayet de iyi oynuyordu.

Meğer 'Ortega'ya büyük takımlardan teklif gelmiş. Ortega ne yapacağına karar veremiyor. Öğretimine bu okulda devam mı etsin, yoksa profesyonel futbolcu mu olsun.

Tabii arkadaşları, "Artık kesin gider" filan diye düşünüyor. Aralarından ayrılacağı için üzülüyorlar.

Derken ortaya iki kişi çıkıyor. Birinin elinde puro var. Gözlerde gözlükler. "Evet Ortega, kararını verdin mi" diye soruyorlar. Belli ki menajer bu adamlar. Bizimkini büyük takımlara pazarlayacaklar.

Ama 'Ortega' gitmiyor. Teklifi reddedip arkadaşlarının arasına dönüyor.

Şematik karakterler
Dediğim gibi dizinin tiryakisi değilim. Bu olay dizi içindeki geçmişi bilmiyorum. Ancak gördüğüm kadarıyla son derece üstünkörü işlenmiş bir sahneydi.

Üstünkörüydü çünkü 1) 'Ortega'nın ikilem içinde kalması, öğretim ile 'şöhret-para' arasında sıkışması, karar verememesi seyirciye iletilmiyordu. 2) Menajerler ise 'kara-kötü' adamlar olarak tasvir edilmişti.

Menajer niye kötü?
Bu iki açıdan sahne gerçekçi değildi.

Bir kere böyle insanın hayallerini süsleyen bir olay (yani büyük takımlardan teklif) başına geldiğinde... Hele söz konusu olan bir delikanlıysa; günlerce gözüne uyku girmez. Hayalet gibi dolaşır. Perişan olur. Derslerine yoğunlaşamaz. Hatta abuk sabuk konuşup davranır... Bunların hiçbirini görmedik o episotta.

Ayrıca menajerlerin böyle eski Türk filmlerindeki gibi şematik, karanlık adamlar olarak gösterilmesi de tuhaftı. Beceriksiz, yeteneksiz, hatta mafya bağlantılı futbolcu menajerleri yok mu? Elbette var. Ama işi iyi yapan, dünya futbolunu takip eden, geleceği gören, Avrupa ile bağlantıları olan, futbolcunun haklarını sonuna kadar savunan menajerler de var günümüzde. Dizide ise menajer kafadan olumsuz bir tip olarak çiziliyordu.

'Kaymakam olsun!'
'Hayat Bilgisi' dizisi seyirciye henüz ortadan kalkmış olmasa da epey tozlanmış bir ideolojiyi empoze ediyordu bence. Neydi bu ideoloji? Özetleyelim...

Hep söylüyoruz... Cumhuriyet'in en temel kurumlarından biri eğitimdir. Piyasaya nitelikli eleman yetiştirmek amacıyla değil, devlete kaymakam yetiştirmek üzere programlanmıştır bu eğitim sistemi. Okuyan gencin özüne değil, "vatanına, milletine hayırlı olması" beklenir. Belki biraz da ailesine... Bizim devlet eğitimi tepeden inme modernleşme sürecinde kendine bağlı yurttaşlar yetiştirmek için kullanmıştır.

Dolayısıyla iyi eğitim görmüş bir kişi ya kaymakam, vali filan olur... Ya da doktor, mühendis, avukat...

Geçti o günler
Halbuki günümüzde piyasa genişledi, meslekler çeşitlendi. Örneğin dünün burun kıvrılan sektörlerinden olan futbolculuk artık bir sanayi. Ve sektörün mantığı icabı yetenekli gençlerin küçük yaşta bu alana girmesi gerekiyor.

Mesela bir fotoğraf hatırlıyorum Çocuklarını Beşiktaş Kulübü'nün futbol okuluna yazdırabilmek için gecenin bir yarısı kuyruğa girmiş analar babalar görünüyordu. Üstelik on binlerce çocuktan pek azı o şansı yakalayacaktı.

Bu yeni durumu en iyi kavrayan reklamlardan biri de 'Sprite'ınki... Öğretmenleri ve arkadaşları doktor, mühendis filan olmasını isterken Hidayet, 'içindeki sesi' dinleyerek basketi seçiyor.

Yeniyi göstermeli
Bugün Fatih Terim'i, Süreyya Ayhan'ı, Hidayet Türkoğlu'nu, Emre Belözoğlu'nu göklere çıkarmıyor muyuz? Onların yurt dışındaki başarıları göğsümüzü kabartmıyor mu? Artık kişisel başarının topluma büyük katkıda bulunduğunu anlamadık mı?

Peki o halde 'Hayat Bilgisi' niye bunun tam tersini gösteriyor bize? Niye o eski ideolojiyi, hem de gayet kaba ve şematik bir biçimde pompalamakta ısrar ediyor?

Neyse... Bugün okullar açılıyor. Hayırlı olsun!

Reklam mı?
Sevgi Gönül vefat etti. Gazeteler başsağlığı ilanlarıyla doluydu Akrabalar, arkadaşlar, Koç Grubu'yla iş yapan kişiler ve şirketler vermişti bu ilanları.

Ancak dün bir gazetede minicik, hani pul kadar bir tane daha gördüm. Bir 'terlik evi' sahibi vermişti ilanı. Tuhaftı. Çünkü, örneğin, Sevgi Hanım için 'müşterimiz' filan demiyordu.

Peki neydi bu? Uzaktan sevilen bir insan için son elveda mı? Yoksa 'fırsat bu fırsat, biz de olaya katılalım' düşüncesinin sonucu mu? Gerçekten anlayamadım.

Böyle bir ilan karşısında kuşkulanmamın sebebini tahmin edebilirsiniz Cenazeler son yıllarda bir şov alanı haline getirildi. 'Timsah' mı, değil mi; göz yaşlarının cinsini anlamak kolay olmuyor.

Güzidelerin cevabı
Dergilerde ve gazete ilavelerinde ünlü kişilere ilginç sorular yöneltilir ya... Gayet eski bir uygulama bu. Üstelik o zamanın ünlüleri de sivri cevaplar vermeye çalışırmış. İşte örneği...

Yıl 1931. Cumhuriyet yazarı Cevat Fehmi (Başkurt) '30 Güzide Arasında Bir Anket' adıyla aynısını yapmış.

* Hüseyin Rahmi (Gürpınar) Bey, hayatınızda hiç yalan söylediniz mi?

"Yalan söyledim mi değil, acaba ömrümde doğru söyledim mi?"

* Selim Sırrı (Tarcan) Bey, çıplaklık konusunda ne düşünüyorsunuz?

"Müsaade edilse sokağa çıplak çıkacakların birincisiyim."

* Sabiha (Sertel) Hanım, Rusya'daki gibi serbest izdivaca taraftar mısınız?

"Rusya'daki serbest izdivacı riya (ikiyüzlülük) bağlarıyla bağlanan aileye tercih ederim."

(Not Kalburüstü kişiler için 'güzide' demek; şirin değil mi?)

'TAKE IT EASY'
İşadamı Ali Akbaş, kafayı Yeliz Yeşilmen'e takmış. Onun için epey para harcamış. Boşanmaya kalkışmış. Eşi Gülbin Hanım da 'artizler' gibi giyinmiş, takmış takıştırmış, makyajını yapmış, evlilik nikah cüzdanını ve gelinlikli fotoğrafını kapıp soluğu Şamdan'da almış. Kavgaya hazır kedi edasıyla tırnaklarını çıkarmış, şöyle diyordu arkadaşımız Gülşen Yüksel'e "Kocamın tapusu bende... Hem benim o kadından neyim eksik?" Benim gözüm ise bizim Gülşen'in üstündeki tişörte takıldı. 'Take it easy' yazıyordu 'Aldırma, rahatına bak!'


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır