|
 |
|

OKAN MÜDERRİSOĞLU
Vidayı gevşetmeyelim
Olumlu gelişmelerin birbiri ardına yaşandığı ekonomiyi, üç kritik sınav bekliyor.
İmar Bankası faturası... IMF-Dünya Bankası Toplantıları... Yeni vergi düzenlemeleri...
BDDK Başkanı Engin Akçakoca, bu hafta kesin hesabı hükümete sunacak. Vergi barışından beklenen 2.5 katrilyon liranın kat be kat fazlası, sadece bir bankadaki usulsüzlükler yüzünden, önümüzdeki yıl yine mükelleflere ödettirilecek.
Hazine, 2004 için finansman tablosu hazırlıklarına başladı. Planlar şimdilik, ABD'den geleceği söylenen 8.5 milyar dolara göre şekillenmiyor. İmar Bankası kabusu bir sonraki yıla öteleniyor. Siyasetten arındırılmış ama bürokrasiye boğulmuş özerk kurumlarda erken uyarı mekanizması işlemediği zaman ortaya çıkan sorunlar ise herkesi düşündürüyor.
Gül'ün yorumu
IMF ve ABD Cephesi'ne gelince... Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün, hafta sonu yaptığımız sohbetteki mesajlarına kulak vermekte yarar var
"Programda gayet dikkatli gidiyoruz. Ekonomide vidaları gevşetmenin faturasını biliyoruz. Bu nedenle faiz dışı fazla hedefine önem veriyoruz."
Gül, "Ali Bey (Babacan) bu işi başarıyla yönetiyor. Kendisi esnaf çocuğu. Ticaretin, hayatın içinden geliyor. Ali'yi, babasından zorla izin alıp siyasete taşıdık. Sağlam bir eğitimi var. Başlangıçta, 'tecrübesiz" olduğu söylendi ama konulara hakimiyeti takdir topluyor" demeyi de ihmal etmiyor.
Dışişleri Bakanı, "8.5 milyar dolar ABD kredisinin her fırsatta telaffuz edilmesinden rahatsızlık duyuyoruz" diyor ve şu noktaya dikkati çekiyor
"Sanki ortada bir pazarlık varmış veya bu krediye Türkiye muhtaçmış gibi hava yaratılıyor. Ekonomi rayına girdi. IMF yetkilileri bile (ABD kredisi gelse de gelmese de) Türkiye'de güven ortamının oluştuğunu, borç yönetiminde problem bulunmadığını söylüyor."
Vergi yine kaçınılmaz
Devlet Bakanı Ali Babacan ve ekibi, Dubai'deki, "IMF-Dünya Bankası-ABD Hazinesi" buluşmasını bekliyor.
2004 Bütçesi için öncü ekibini gönderen IMF, az gelişmiş illere vergi teşviki, serbest bölgelerdeki vergi kolaylıkları, bankacılık operasyonlarının kamu maliyesine yansıması üzerinde duruyor.
Memurlara gelir kaybı ödemesi, işçi ikramiyeleri, İmar Bankası taksitleri 2004'ü bekliyor.
İşte böyle bir ortamda, hükümetin, 2003 yılıyla sınırlı olmak üzere son kez uzattığı Özel İşlem ve Özel İletişim Vergileri'nin kalıcı hale getirilmesi öngörülüyor.
Bam teli
Sözün özü için TİSK Başkanı Refik Baydur'un uyarılarını dikkate almak gerekiyor
"Ekonomi büyüyor ama istihdam yaratılamıyor!"
Baydur, herkesi, işsize iş yaratacak projelerde birlikte çalışmaya çağırıyor. Bize aktardığı rakamlar, gelecek adına alarm veriyor
"Toplam istihdam sürekli azalırken, sadece 2002 yılında tarım dışı iş gücüne 900 bin kişi, işsizlere yarım milyon kişi eklendi. Gelecekte işsizlik baskısı daha da büyüyecek. Türkiye'de eğitimli her üç gençten birisi işsiz. Bu tablo; kapkaççılığı, hırsızlığı, fuhşu beraberinde getiriyor. 2002 yılı rakamlarıyla bir işçiye iş yaratmanın maliyeti 99 milyar lirayı buluyor. 9 milyon işsize ekmek kapısı açılması için özel sektörün 891 katrilyon lira yatırım yapması gerekiyor."
Duyurulur!
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|