kapat
15.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

AHMET HAKAN


Teşvikiye'de düğün ve cenaze

* Hissettiğimiz sıcaklığın öyle derecelerle ifade edilmesinin imkansız olduğu o ağustos günü, Teşvikiye'nin ünlü Reasürans Pasajı'nın kafeleri, her zamanki müşteri tipolojisinin dışında konuklar ağırlıyordu. Ürkeklikleri her hallerinden belli olan bu yeni konuklar, semtimizin çağdaş imkanları karşısında ürkek bir duruş sergiliyorlardı. Demokrat olup olmadıkları kestirilemeyen ama muhafazakar oldukları aşikar olan bu bir günlük konuklar, Tayyip Erdoğan'ın oğlunun nikahına gelmişler ve buralara kadar gelmişken şöyle bir Nişantaşı-Teşvikiye turu yapalım demişlerdi.. Paraları vardı ama yine de ürkektiler, yabancıydılar, mesafeliydiler.. Neyse, sınıf meselesi deyip geçelim.

* Dün, yani pazar günü Teşvikiye, kendini hissettiren eylül soğuğunda, her zamanki pazar sessizliğinin dışında, yine olağanüstü bir gün yaşıyordu. Ülkemizin en zengin ailesinin, Koç ailesinin bir ferdi, Teşvikiye Camii'nden son yolculuğuna uğurlanıyordu. Cenaze töreninin başlamasına birkaç saat kala semtimizdeki tüm kafeler, cenaze törenine gelenler tarafından işgal edilmişti.. Bu kez konuklarımız teklifsizdiler, aşırı alışkın bir haldeydiler, mesafesizdiler. Üzerlerinde siyahın hakim olduğu şık giysiler taşıyorlardı. Çoğunu renkli dergilerin sayfalarından anımsıyorduk ama isimlerini çıkaramıyorduk.

* Teşvikiye'nin ayak altı olmasına karşın asla harcıalem olmayan en dışa açık mekanı "Teşvikiye Kafe", camiye ve her yere yakın olmanın avantajını sonuna kadar kullanıyor, semtimizin yeni konuklarının yoğun istilasına uğruyordu.. Üstelik bu ağır konukların isimleri bir çırpıda anımsanıyordu. Her zaman elindeki kitabı altını çizerek okuyan müdavim müşterinin masasında oturan Sedat Aloğlu değil mi? Evet, ta kendisi.. Bakın, Aloğlu, cenaze törenine gelen dostlarını masasına çağırıyor! Ve işte semtimizin en ünlü sakinlerinden Murat Bardakçı, Profesör İlber Ortaylı ile birlikte Teşvikiye Kafe'ye doğru geliyor. İkisi de şık. İlber Hoca, siyah takım elbisesinin yakasına yapıştırdığı Sevgi Gönül fotoğrafıyla dikkat çekiyor; her zamanki umursamaz ve hayat yorgunu bir yüz ifadesiyle çok sempatik.

* İki ay önceki cenaze töreninde iyi bir organizasyon yapmayı başaran Koçlar, bu kez daha da iyi hazırlık yaptılar. Bir gün önceden caminin bahçesinde özel bir düzenleme yapıldı. Aile nerede duracak, taziyeler nerede kabul edilecek, her şey belirlendi. İki ay önce konukların sıcaktan korunmaları için yapılan hazırlık bu kez olası yağmur için yapıldı. Ama yapılan tüm bu hazırlıklara karşın yine uzun, çok uzun, bir ara Teşvikiye Meydanı'na kadar uzanan bir taziye kuyruğu oluştu. Meydandan geçerken gözüm kuyruğun son kısmında Oktay Ekşi'ye takıldı. Medeni şekilde bekliyordu.

* Cenaze töreninden sonra semtimiz Teşvikiye'nin bütün kafeleri, pazar gününe pek uymayan siyah, ciddi kıyafetli yeni konuklarını ağırladı. Sadece kafeler mi? Reasürans Pasajı'nın altında, şimdilik sadece ilgilileri tarafından keşfedilmiş kitapçımız Patika bile, doldu taştı. Patika'nın bir köşesinde Nazım Hikmet'in "Onlar ki.." diye başlayan meşhur şiirini, etrafındaki kadınlara okuyan şık beyden söz edelim de ne kadar absürd görüntülerin oluştuğuna siz karar verin..

* Ben yazar Sevgi Gönül'ü, "geç keşfettim, erken kaybettim". Yılbaşı hurafeleri üzerine yazdığı yazı dikkatimi çekmişti. Sonra ciddi bir şekilde izledim. Put mu kırıyordu, eğleniyor muydu, hala yanıtını verebilmiş değilim.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır