kapat
15.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

ABDURRAHMAN YILDIRIM


Kaybedilecek tarih, kazanılacak elektrik

İstanbul Sanayi Odası'nın Diyarbakır ve Mardin'e düzenlediği gezi nedeniyle Hasankeyf'i, hani Başbakan Erdoğan'ın "Kurtarmak için Ilısu Barajı projesini durdurdum" dediği yeri görme fırsatı bulduk. Hasankeyf'i gördükten sonra Başbakan'ın ne kadar isabetli bir karar verdiğini anlıyorum.

Elektrikten vazgeçmek kolay değil. GAP çerçevesinde, ülke elektriğinin yüzde 10'unu karşılayacak Dicle üzerinde kurulacak bir baraj projesi Ilısu. 2000 yılında ihale aşamasına gelinmiş. Aslında proje 1980'de tamamlanmış. Baraj altında kalacağı için de Hasankeyf'e kimse çivi çakmamış, İlçe Türkiye'nin en fakir üçüncü ilçesi.

Ülke elektriğinin yüzde 10'unu üretecek ve GAP sulama projesinin önemli kısmını oluşturacak İlısu Barajı'nı durduracak ne var Hasankeyf'te.

Burası insanlığın ilk yerleşme alanlarından. Türkiye'de ayakta kalabilen en önemli Ortaçağ kenti. 16 medeniyet gelip geçmiş üzerinden. Dünyanın en büyük taş köprüsü burada, şimdilik sadece iki ayağı duruyor. Yüksekliği 80 metre olan ayaklarının arasındaki mesafe 40 metre. Hasankeyf kalesi ise Roma döneminden kalma. Birinci derecede sit alanı olarak tescil edilen Hasankeyf'de üst üste kurulu dört tarihi katman var. Kazı çalışmaları için en az 70 yıla ihtiyaç duyuluyor.

Ilısu Barajı bugünkü projeyle yapılırsa, kaybedilecek tarihi değerlerin telafisi mümkün değil. Ama, elde edilecek elektriğin telafisi elbette var. Üstelik projede değişiklik yapılarak da Ilısu Barajı devreye sokulabilir. Hasankeyfliler'in ve kamuoyunun Enerji Bakanlığı ve DSİ'den beklentileri de bu yönde. Başbakan'ın açıkladığı sözlerin hayata geçirilmesini, yani projeye yansıtılmasını ve sözde kalmamasını bekliyorlar.

Burasıın Diyarbakır, Midyat ve Mardin hattında çok önemli bir turizm köprüsü oluşturduğunu kabul edersek, alternatif proje ile kaybolan enerji gelirini telafi etmek mümkün. İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkanı Hüsamettin Kavi de, "Biz bu tarihi yaşatmak uğruna bir bedel ödeyeceksek buna razıyız" diyor.

Midyat, eski ve yeni şehir diye ikiye ayrılmış. Eski şehir tamamiyle sit alanı ve taş oymacılığının şaheserlerinden oluşuyor. Yenisi de eskiye saygılı binalarla inşa edilmiş.

Mardin, Venedik ve Kudüs ile inanç ve kültür turizminde rahatlıkla yarışacak durumda. Taş işlemeciliğinin ve inanç turizminin başkenti durumundaki Mardin turizme de hazırlanıyor. Kente yılda 350 bin turist geliyor ve bunu 5-10 yılda 5-10 katına çıkartmak pekala mümkün.

İSO Başkanı Tanıl Küçük'ün dediği gibi; "İnsan ülkesini gezip gördükçe tanıdıkça daha çok seviyor. Sorumluluğunun daha çok arttığını hissediyor."

* Sonuç- "Tanrı kırları, insan da şehirleri yarattı" Cowper.

Mesajlarınız için: ayildirim@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır