kapat
15.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

Seçime altı ay kala kazı olmaz

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül Büyükşehir Belediye adayı olmadığını söylüyor. Sarıgül "Eğer Şişlililer'i bırakır gidersem bana ve partime küserler, o zaman CHP kesinlikle kazanamaz" diyor

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile yaklaşan Belediye seçimlerini konuşmak üzere buluştuk. Başkan konuşmayı, yaptıklarını anlatmayı seven hoşsohbet bir isim. Sarıgül Erzincanlı, uzun zaman ailesinden ayrı yaşayıp, şoförlük yapan babası sonunda karısını ve çocuklarını yanına aldırmayı başarınca İstanbul'a adımını atmış. Kendi tabiriyle kara trenle gelmiş büyük şehire, ayağında o zamanın lastik ayakkabıları. Hayatı Şişli'de geçmiş. Küçükken ne olmak isterdiniz soruma, "İnanır mısınız ben hep belediye başkanı olmak isterdim" diye yanıtlıyor. Sarıgül çok küçükken ilkönce polis, ardından öğretmen olmanın hayalini kurmuş. Bir gün de vatandaşlık dersinde arkadaşlarının seçimi sonucu Belediye Başkanı seçilince bu mesleğe karar vermiş. 18 yaşına basar basmaz CHP'nin Gençlik Kolları'na kaydolmuş, giriş o giriş. SHP ile meclise girip en genç milletvekili ünvanını almış ama milletvekilliği onu tatmin etmemiş. Ricacı makamdan çok icracı makam olmayı seçen Sarıgül işte bu yüzden şimdilerde Belediye Başkanı.

PARTİSİZ ADAY OLMAZ
* Son derece hırslı, başarılı ve çalışkan bir yapınız var, yerinizde duramıyorsunuz. Bundan sonra hedeflediğiniz nokta nedir?

-Benim rütbe heyecanım yok, hizmet heyecanım var. Şişlilere sözüm var, Şişli Belediye Başkanı olarak görev yapacağım, Şişli'de patlama gerçekleştireceğim. Daha sonra benim nereye geleceğime ben karar veremem. Yaptığım çalışmalar ve vatandaşın takdir duygusu, vakti saati gelirse beni bir yerlere getirir.

* Büyükşehir için aday olmak istemeyişinizin sebebi riskli gördüğünüz için mi? AK Parti'nin karşısında CHP adayı olarak kazanacağınızı düşünmüyor musunuz?

-AK Parti'nin ne yapacağını konuşmak için bence çok erken. AKP ile CHP arasında büyük çekişme geçecek, benim sadece Şişli'ye sözüm var kimse seçimi çantada keklik görmesin. Şişli'yi öksüz bırakmam çünkü yurttaşlarıma seçimden önce sözüm var. Ayrıca eğer ayrılıp başka bir yere aday olursam oradakiler bana küserler ve bana tepki olarak CHP'ye oy vermezler. CHP ben olmazsam kaybeder. O yüzden Şişli'den tekrar adayım.

* Gürtuna ile konuşurken "Belediyecilik partiler üstüdür" demişti, katılıyor musunuz?

-Hayır katılmıyorum, sizin bir omurganız, belli bir adresiniz olmalıdır. Sizin ilk önce siyasal bir kimliğiniz olacak ama başkan olduktan sonra bu kimlik gönlünüzde ve kalbinizde kalacak, kalmalıdır da. Bağımsız aday olmaz, siyasi partisiz de aday olmaz. Ocağın önce tütmesi lazım. Ben yaptığım çalışmalarda CHP'nin mektebinde ve kültüründe yetişmekten büyük onur ve mutluluk duyuyorum.

* Haklısınız ama Mustafa Sarıgül sizce partinin önünde bir isim değil mi? Çoğu yerde sizi çok iyi biliyorlar ama partinizi bilmiyorlar... Bu bir risk değil mi?

-İşte bu nereden kaynaklanıyor? Ben kimse arasında ayırım yapmıyorum. Dolayısıyla seçime CHP kimliğiyle girmek risk değil artı bir olaydır benim için. İki-üç bin seçmenli yerde şahıslar önemlidir ama 210 bin seçmenli yerde siyasi parti olmadan seçim kazanmak çok zordur.

HER YERİN KAZILMASI YANLIŞ
* Genelde Belediye Başkanlığı'ndan milletvekilliğine geçilir sizinki tam tersi. Niye milletvekilliğini sevmediniz?

-Ankara'da çok fazla sorunu çözemiyorsunuz. Kafanızda tasarladığınız projeyi hayata geçirme şansına sahip değilsiniz. Belediye Başkanlığı tam bana göre. Ben yerimde duramam, hiperaktif bir insanım. Belediye işinde sabah başladığın projeyi akşama bitirebiliyorsun.

* Siyaset olmasaydı ne iş yapardınız?

-Beni hiçbir iş tatmin etmez. Herkesin kendine göre bir doğal noktası vardır, adamın biri hayata atılır "Ben öğretim üyesi olacağım" der, bir başkası işadamı olmak ister. Ben 17 yaşımdan beri siyasetin içindeyim. Bana desen ki gel ömrünün sonuna kadar şu kadar maaş otur çalış, mümkün değil. benim hayatımda ailem ve siyasetim var, başka bir şey yok.

* Başarıyı sevdiğinizi her fırsatta söylüyorsunuz, peki ya kaybettiğiniz zamanlar?

-Kahramanlar zor işlerden çıkar, ben zor işleri severim. Kolay kolay pes etmem. Beni vururlar yere düşerim ama yerden bir avuç çamur alır yine binamı yaparım.

* Siyasi geçmişinize dönüp baktığınızda pişmanlıklarınız var mı?

-Milletvekilliği dönemimde çok katıydım. Bu kadar katı olmama gerek yoktu diye düşünüyorum. Yani örneğin 28 mahalle var 26'sını kazanmışım, iki mahalleyi niye kazanmadım diye dert ederdim. Bırak kim alırsa alsın. O da şundan kaynaklanıyor, biz Anadolu insanı kaybetmeyi sevmeyiz.

* Peki son bir soru, sizce İstanbul'un en büyük problemi nedir?

-Bence altyapı. Örneğin Paris'e baktığınız zaman yerde iki metrelik borular içerisinde bir sistem görüyorsunuz. Doğalgaz da geçiyor, elektrik de, su da... Bir arıza olduğunda tak diye açıp giriyorsun ve sorunu hallediyorsun bizde ise kimin sorunu varsa o kazıyor, sana da ertesi gün asfaltlamak kalıyor.

* Bu söylediğiniz sistem için bir projelendirme yok mu İstanbul'da?

-Benim bildiğim yok. Hiçbir şey yapılmıyor. Ayrıca seçime çok az kala her tarafın kazılmasını da doğru bulmuyorum. Sanki "Ben çok çalışıyorum" der gibi, final yapar gibi. Tekrar söylüyorum acele yapılan işin hiç kimseye faydası olmaz. İşin planlı programlı yapılması lazım, öyle aç kapa olmaz ki.

Erdoğan'ı İETT'den tanırım
Şişli'den başka Kadıköy ve Beyoğlu belediyelerini başarılı buluyorum. Ne yapıp ettiklerini, projelerini yakından izliyorum

* Siz de İETT'de çalıştınız Tayyip Erdoğan ile tanışıyor muydunuz?

-Ben İETT'de tahsilat memuru olarak çalışıyordum. Tayyip Bey ile o zamandan tanışırız ama asıl samimiyet ben milletvekiliyken. Erdoğan Saadet Partisi İl Başkanı'ydı. Bir çok ricasını bana gönderirdi, ben de destek verirdim, o zaman Beyoğlu Başkan adayıydı.

* Tayyip Erdoğan'ın belediyeciliği nasıldı?

-Başarılıydı.

* Şişli'den başka başarılı belediye var mı?

-Sefa Sirmen, Celal Doğan başkan ve Aytaç Durak son derece başarılı isimler. Ayrıca zaman zaman Ankara'nın Keçiören Belediye Başkanı'nı da çok takdir ediyorum. Pazar konusunda yaptığı uygulamalar, şehircilikle ilgili, kentsel tasarımlarıyla ilgili yaptığı çalışmalar sonderece iyi. Hatta birkaç kez kendisini aradım, gördüğünüz gibi kimin ne yaptığını yakından incelerim bakarım ederim, başarıyı da takdir ederim.

* Peki sizden başka İstanbul'da kim iyi iş yapıyor?

-Kadıköy ve Beyoğlu Belediye başkanlarını başarılı buluyorum, çalışmalarını izliyorum.

* Beyoğlu Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile bir görüşmemizde Büyükşehir Belediye Başkanı'na asla ulaşamadığını, bunun büyük bir dert olduğunu söylemişti. Siz de böyle problemler yaşıyor musunuz?

-Gürtuna'nın zamanı dar tabii, görüşmek zor ama biz her zaman destek gördük. Seçime altı ay var, bir şey yapmadılar bugünden sonra ne olur bilemiyorum.

Sekiz sütuna manşet olan icraat severim
* Siz çok medyatik olmakla eleştiriliyorsunuz. Çok mu seviyorsunuz gazetelerde gözükmeyi?

-Bakın medyada yer almak için bir şey üretmek lazım. Üretmediğiniz yerinizde durduğunuz zaman medya sizi niye yazsın? Ben eğer ürettiğim hizmeti pazarlayamazsam, satamazsam diğerlerinden farkım ne olur? Önemli olan yaptığınız işin sekiz sütuna manşet olabilecek nitelikte ortaya çıkmasıdır. İşlerim hep sekiz sütuna manşet olsun isterim ne var ki bunda?

* Niye dokuz sütuna değil?

-O da olur. Örneğin 29 Ekim'de öyle bir şeyler yapacağım ki sadece Türkiye değil dünya konuşacak, haber olursa medyatiklik mi olacak? Bunu bana söyleyenler zaten taraftır ve beni kıskanıyordur. Biraz da şundan kaynaklanıyor, ben bir sonraki ay Türkiye'nin gündemine nasıl iş yapabilirim diye planlama yapıyorum, büyük düşünüyorum. Şimdiden yılbaşına hazırlanıyorum. Beni haber yapanlar 30 yıllık bir emeği haber yapıyorlar. Şu anda mecliste bu kadar süre çalışmış milletveki var mı?

* Yoğun bir gündeminiz olduğunu biliyorum. Bütün işlerin arasında bir de nikah kıyıyorsunuz değil mi?

-Tabii kıyıyorum. Örneğin Feriköy'de oturan bir vatandaşımız çocuğunun mutluluğunda beni görmek istiyor ya da aynı şey Kuştepe ve Ayazağa için de geçerli, normaldir nikahlar.

* Siz nikahı kıyarken hiç "Hayır" diyen oldu mu?

-Sormayın bir kere oldu. İlk önce gelin uzun süre sessiz kaldı, ben de cevap vermesini bekliyorum. 2 bin kişilik bir düğün, Sivaslıların. Kız cevap vermeyi uzattıkça uzattı, ben "Lütfen" diye müdahale ettim, "Evet dermisiniz artık?" dedim. Düşünsenize hayır dese büyük olaylar çıkacak, çok rahatsız oldum. Neyse sonunda evet dedi.

* Demek zorla evlendiriliyormuş, akşam eve gelince üzülmediniz mi gelin için?

-Evet dedi ya üzülmedim doğrusu. Fakat inanamazsınız, o bekleyip cevap vernmediği bir-iki dakika bana yarım saat gibi geldi, hiç unutamam.

Tansu Çiller'i en iyi ben anlarım
* 1994 Belediye seçimlerinde çok az bir farkla seçimi kaybetmiştiniz değil mi?

-350 oyla kaybettim. Çiller'in hissettiklerini benden iyi kimse anlayamaz. Bilseniz ki 350 oy temin edersiniz 3 bin oy. Yanımda kimseler kalmamıştı. Seçim sandığının garantisi yoktur.

Balçiçek PAMİR


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır