|
 |
|


Alman rüzgarı
Başbakan Erdoğan'ın Almanya ziyaretini tek kelime ile özetlemek gerekirse "Başarılı." Türkiye, bu ziyaret ile "olumlu bir rüzgar" yakaladı.
Şimdi yapılması gereken "rüzgarın sürekli esmesini sağlayabilmek."
****
Alman Başbakanı, Türkiye'yi Avrupa'ya taşıma sözü verdi.
Bunu "önemsiyoruz."
Ayrıca...
Türk ve Alman Başbakanları arasında "uzunca bir süreden beri, bu kadar yakınlaşma olmamış ve ortak basın toplantısı düzenlenmemişti."
1970'lerde Başbakan Willy Brandt ile Başbakan Ecevit'in "şahsi dostlukları" vardı.
"O dönemde de" olumlu rüzgarlar esmişti.
Sonra, uzunca bir süre "rüzgar kayboldu."
Hatta bir ara "ters rüzgar" bile esti. (Mesut Yılmaz-Helmut Kohl gerilimi)
Şimdi "hava giderek düzeliyor."
Bu, sevindirici..
****
Başbakan Gerhard Schröder "sosyal demokrat."
Tayyip bey "muhafazakar, liberal demokrat."
Siyasi yelpazede "farklı yerdeler."
Ve "araları çok iyi."
Schröder "AB yolculuğunda Tayyip beye destek veriyor."
Ama şunu da unutmayalım
2006'da Almanya'da seçim var.
Ya Schröder'in partisi (SPD) seçimi kaybederse... (Ki, büyük olasılık)
Tayyip beye verilen sözü "kim yerine getirecek?"
****
SPD kaybederse Hıristiyan Demokrat Parti (CDU) kazanacak. Yelpazedeki yeri, Tayyip beye "daha yakın."
Ama Kohl'den sonra CDU'nun başına geçmiş olan bayan Angele Mertin "farklı telden" çalıyor
- Türkiye'nin AB üyeliğine karşıyız... Sadece özel ilişkiyi destekleriz, o kadar.
2006'da bayan Mertin Başbakan olursa "Schröder'in, Türkiye'yi Avrupa'ya taşıma sözü" ne anlam içerecek?
****
Alman siyasi yelpazesinde yine "Tayyip beye şimdiki iktidar partisinden daha yakın olması gereken" bir parti daha var
Hıristiyan Sosyal Parti (CSU)
Ama onun başkanı Edmund Stoiber, bayan Angele Mertin'den de keskin
- Türkiye ile ortaklık görüşmeleri derhal kesilmelidir.
****
Özetleyecek olursak...
Erdoğan'ın Almanya ziyareti "başarılı."
Fakat "olumlu rüzgarın devam edeceğinin garantisi yok."
****
Ayrıca...
Avrupa halkının (tabii Almanlar'ın da) yüzde 70'i, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı.
Halk karşı çıkarken "Avrupa trenine bineceğiz."
****
Öyleyse ne yapalım?
"Yakalanan rüzgardan" iyi yararlanalım.
"Avrupa halkının bakış açısını değiştirmeyi hedefleyen" adımlar atalım.
Ve öncelikle de...
Avrupa'nın göbeğinde "kırk ülkeden öğrencinin okuyacağı... Üç, dört dilde eğitim verecek... Türk, Alman, İngiliz, Fransız, Amerikalı, Rus hocaların görev yapacağı" bir üniversite kuralım.
****
"Avrupa-Türkiye Araştırmaları Enstitüsü", merkezi Hamburg'da olan bir sivil toplum örgütü. Geçenlerde, Berlin Üniversitesi'nden "Eğitim Ekonomisi Profesörü" Jurgen Kunze, enstitüden "Avrupa-Türkiye ortak üniversite projesi" ile ilgili bilgi istedi.
Bilgi verildi.
Ve Prof. Kunze, enstitüye şu mektubu yazdı
- Türkiye, Avrupa'ya ancak bilimle, üniversite ile taşınabilir... Bu konuda bana görev düşerce, hazırım.
****
Tayyip beyin Almanya ziyareti "çok önemliydi."
"Başarılı" geçti.
"Yakalanan fırsatı" iyi değerlendirelim ki, rüzgar esmeye devam etsin.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|