|
 |
|


Asker, Kerkük, petrol...
Dışişleri Bakanı Gül'ün geçenlerde yaptığı önemli bir açıklama nedense hak ettiği yankıyı uyandırmadı.
Şöyle dedi Gül "Irak'tan hakkımız olan petrolü meşru yollardan alacağız..."
Bu açıklama ne anlama geliyor? Önce olasılıkları sayalım
* Irak'ın rezervlerinin yüzde 40'ına sahip Kerkük petrollerinden pay istemek mi, hatta bir adım ileri gidersek, Musul-Kerkük'te Misak-ı Milli'den kaynaklanan hakları talep etmek mi?
* TPAO'ya Saddam döneminde verilmiş petrol ve doğalgaz arama ve işletme imtiyaz sözleşmelerini kurtarmaya çalışmak mı?
* Kerkük-Yumurtalık boru hatlarına bir zarar gelmesini önlemeye çalışmak mı?
İlk olasılıktan başlayalım. Her ne kadar Atatürk, Irak'la sınırların çizildiği 5 Haziran 1926 tarihli Ankara Antlaşması'ndan sonra Musul-Kerkük sorununun çözümünü sadece ertelediğini söyleyip, "Ömrüm vefa ederse Musul ve Kerkük'ü geri alacağım" dediyse de...
Demirel 15 yıl Kerkük kabartmalı saat taşıyıp, "Bir gün Musul ve Kerkük'e girmezsek gözüm açık gider" diye konuştuysa da...
Clinton döneminin önemli diplomatı Richard Holbrooke, "Irak yanlış sınırlarla kuruldu. Keşke 1991'deki Körfez Savaşı'nda Türkler'le çalışıp bu yanlışı düzeltseydik" hayıflanmasıyla bize cesaret vermeye kalktıysa da...
Ankara'nın aklından asla böyle birşey geçmiyor. Çünkü Irak'ın parçalanmasının Türkiye'ye yarardan çok zarar vereceğini çok ama çok iyi biliyor.
Zaten Gül de dün "Bizim kimsenin toprağında, kaynağında gözümüz yok" diyerek, yukarıdaki açıklamasının, "Emperyalist niyetler" anlamına gelmediğini vurgulamış oldu.
AnlaÅŸmalar ne oldu?
Geriye kalıyor TPAO anlaşmaları ile Kerkük-Yumurtalık boru hatları.
Saddam yönetimi Irak'ın henüz el atılmayan ama bilinen rezervlerin kat kat üstünde olan petrol yataklarının işletilmesi için birçok şirketle anlaşma imzaladı. Aslan payını Fransız ve Ruslar kaptı ama Türkiye'ye, TPAO'ya da irice bir dilim düştü Gharraf, Mansuriye, Batı Çölü petrol ve doğalgaz rezervleri gibi...
Savaştan sonra ABD, anlaşmaların hepsini askıya aldı. Fransa ile kavgasının nedeni biraz da bu. Peki Rusya neden durup dururken, "Irak'a biz de asker gönderebiliz" açıklaması yaptı dersiniz? Çünkü, Putin, ABD'den petrol sözleşmeleri için güvence aldı.
İsrail'den haber var
Kerkük-Yumurtalık boru hatlarına gelince...
Alın size İsrail'de çok sağlam kaynakları ve çok derin ilişkileri olan "Proche-Orient" sitesinde bu hafta içinde yayınlanan bir haber
"Irak ile İsrail arasında bir petrol boru hattı inşaası projesi ilerliyor. Boru hattı Musul'da başlayacak, Kerkük'ten geçecek, Ürdün üstünden Hayfa'ya ulaşacak. Amerikalılar, İsrail'den maliyet hesabı çıkarmasını istediler. İlk tahminlere göre boru hattı için 500 milyon dolarlık yatırım gerekiyor.
Türkiye, İsrail'e bu proje hayata geçirilirse, iki ülke arasındaki ilişkilerin bozulacağı uyarısında bulundu. Gelecek hafta Amerikalı meslektaşı ile bu konuyu görüşecek olan İsrail Bayındırlık Bakanı Yosef Paritski, 'Projeyi gerçekleştirmek için elimizden geleni yapacağız. Bence bu konuda en büyük engel Türkiye'den değil, boru hattının topraklarından geçmesini kabul etmekte zorlanacak Ürdün'den gelecek' dedi. Başbakanlığın üst düzey bir yetkilisi ise 'ABD'nin projeyi ciddi olarak düşünmediği, sadece Türkiye'ye baskı yapmak için kullandığı' görüşünde olduğunu söyledi..."
Ne dersiniz; asker pazarlığına petrolün uzun gölgesi düşmüş olabilir mi?
Mesajlarınız için:
esafaksabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|