|
 |
|

YAVUZ SEMERCİ
Ey mısır kurdu! IMF ile ittifak mı kurdun?
Ey mısır koçanı kurdu (ostrinia nubilalis), ey haşere, gücün bize mi yetiyor? Adana'da, Sakarya'da Bursa Karacabey ve Susurluk'ta mısır üretenlerin başına bela oldun. Allah seni bildiği gibi yapsın...
Bak yakın dostumuz, müttefikimiz ABD ne yaptı? Bacilluis adlı bir bakteri nedeniyle senin toprakta yaşayamadığını anladı ve bu bakteriden aldığı geni mısıra aktardı (aktarmalı gen).
Yılanın başını küçükken ezdi.
ABD'de terörist yandaşın mısır kurtlarının larvaları, mısırı ısırdığında ölmeye başladı. Çünkü transgenetik ürün haline gelen mısır, artık senin gibi zararlıların sindirim sistemini parçalayacak kimyasal üretmeye başladı. Böylece dostların aç kalarak öldü. Dostumuz, senin dostunu yok etti.
Mısır üretiminde verimi yüzde 40 düşüren senin gibi haşereleri yok eden toksin, arılar, böcekler, kuşlar ve balıklar gibi diğer emici ve faydalı hayvanlar için zararlı da değil.
Gerçi, Avrupa'da pek çok ülke, transgenetik ürünlerin ülkeye girmesini "sağlığa zararlı olup olmadığı henüz bilenmediği" gerekçesi ile yasaklıyor ama boşver onlar zaten ABD'yi oldum olası sevmez.
Şimdi biz bu mısır tohumlarını Amerikalı dostlarımızdan alıp, tarlalarımıza ekersek vallahi yandın, billahi yandın.
Korktun deÄŸil mi?
Korkma, korkma.
Bir kere bu tohumları Türkiye'ye ithal etmek yasak. Bazı münafıklara göre tohum ithalatında ABD'nin parmağı var. Neymiş efendim, "Tohumun ithalatı yasak, transgenetik mısırın ithalatı serbestmiş! ABD'nin mısır dağlarını eritmek için tarım politikalarına müdahale ettiği, mısır tüketiminin artırılması amaçlanan pilot ülkelerden biri olmuşuz."
Ne yapalım, seni yok etmek için maliyet artırıcı klasik zirai ilaçlamayı yapmaya devam edeceğiz.
Gülüyorsun değil mi?
Dilinden anlamıyorum ama "Üçte biri genleriyle oynanmış, yılda 230 milyon ton mısır üreten ABD, senin mısır üreticisi bir ülke olmanı ister mi? Saf saf ondan destek bekliyorsun" dediğini duyar gibiyim.
Sen de haklısın.
3 milyon ton mısır tüketen Türkiye, 2 milyon ton mısırdan bir gram fazla üretemediğinden, açığını ithalatla kapatıyor.
Örneğin kimse tavukçularına, "ABD Eximbank'tan sıfır faizli, 2 yıl vadeli kredi alıp, mısır ithal etme kardeşim. Sana Türk Eximbank'ından aynı tip kredi vereyim, yerli üreticilerden mısır al" demedi ki?
IMF kızıyor. O nedenle mısır üreticilerine dekar başına sadece 16 milyon lira doğrudan gelir desteği veriyoruz. ABD'li üretici ise bunun 4 katını alıyor. Şimdi, "Tarım ürünlerinde hangi ülkede serbest rekabet var ki, bizde piyasa koşullarına bu iş bırakılıyor" desem, başta sen ve ittifak ettiğin sahte liberaller, "Serbest rekabete aykırı konuşuyorsun" diye bağıracak.
Haberin var mı bilmiyorum. ABD pamuk genleriyle de oynadı, üretimi artırdı. Adamlar çiftçisine inanılmaz teşvik verip, zararına dünyaya ucuz pamuk satıyor. Amerika'dan ucuz pamuk ithal eden kumaş üreticilerini birbirine kırdıran ABD'li alıcılar da ülkelerini ucuz tekstil ürünleri cenneti yapıyor.
ABD'ye mal sattık diye seviniyor, ama pamuk, mısır üretiminin giderek azalması karşısında kılımız bile kıpırdamıyor.
600 bin ton pamuk ithalatı için her yıl 600 milyon dolar döviz harcıyoruz.
Haklısın, haklısın...
Kaderimiz buysa, seninle yaşamaya devam edeceğiz. Ama unutma, ülkemizde bir gün mısır üretimi toptan biteceği için sen de yok olacaksın. O gün, ABD ile dostluğumuz derinleşecek ve hep baki kalacak!
(Mısır kurdu konusundaki bilgiler, Ziraat Yüksek Mühendisi A. İsmet Tortopoğlu'nun HASAD Dergisi'nde yayınlanan gen teknolojiyle ilgili makalesinden alınmıştır.)
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|