|
 |
|

SOLİ ÖZEL
Kısa süren düş
Hoşyar Zebari ancak figuranı olduğu bir büyük oyunda kendisini başaktör hatta jön sanmanın ne türden bir yanılgı anlamına geldiğini ileride anlayabilecek mi? Kendi açısından haklı olarak bağımsızlık isteyen ancak bunu yapmaya gücünün yeteceği şüpheli bir hareketin gelecekteki yalnızlığını derinleştirdiğinin farkında mı? Peki Başbakansız bir Irak kabinesi atarken bunun dünya önündeki sözcüsü olarak bağımsızlık ateşiyle yanan bir Kürt'ü seçmek ne anlama gelir acaba? ABD'yi yönetenlerin şuurlarını tamamen yitirdiklerine mi delalettir, yoksa herkesle dalga geçtiklerine mi?
Yoksa gerçekten bir Kürt devleti kurulmasını arzuladıklarına mı? İyi de demokrasiye geçmelerini istedikleri Arap ülkelerinde bu tür bir siyasetle nasıl etkili olacaklar? Ya da Türkiye'yi kendilerine yardım etmesi için nasıl ikna edecekler? Korkutarak mı? Peki bu sorulara cevap vermek için sorulması gereken son sorunun cevabı ne acaba? Yani "Hangi ABD" sorusunun cevabı?
Tutarlı bir plan yok
Belli ki ABD'nin dış politikasına 11 Eylül saldırılarından sonra hakim olan yeni muhafazakarların siyaseti belirleme gücü giderek azalıyor. Zira çuvalladılar. 11 Eylül sonrası dünyanın nasıl şekillendirileceğine dair ortadaki tek ve kötü proje devreden çıkıyor. Bu siyaseti hayata geçiren Cumhuriyetçileri de çökertme ihtimali doğuyor. Yönetimin Irak'ta girilen bataklıktan nasıl çıkılacağına dair bir tutarlı fikir ya da planı yok. Kaldı ki ortada ne bunun için gerekli irade, ne moral ne de para var. Amerikan Dışişleri Bakanı Powell baştan beri bu savaşın küstahlıkla, tek başına ve dünya sistemine meydan okuyarak yapılmasına karşı çıkmıştı.
Şimdi BM'nin işin içine girmesi talebini daha gür sesle dillendirmeye başladı. Lübnanlı siyaset bilimci ve eski Kültür Bakanı Hasan Salame'nin önerdiği üç aşamalı bir plan Irak'ın normale dönmesini sağlamaya yardımcı olabilir. Salame'ye göre öncelikle, yönetim hızla Iraklılar'a geçmelidir. İkincisi bütçe ile ilgili kararlar ivedilikle Iraklılar tarafından verilmeye başlamalı, böylece siyaset surecinin zemini kurulmalıdır.
Alternatifi aÅŸiretleÅŸme
Üçuncü aşamada ise anayasa çalışmaları başlamaladır. Bunun alternatifi, ABD'nin düzen kurmadaki başarısızlığı göz önüne alındığında Irak'ın yeniden aşiretleşmesi, dinsel önderlerin gücünün artmasıdır. Her şeye rağmen bu haksız savaştan bir hayırlı sonuç çıkmış, kanlı bir despotik rejim çökertilmiştir. Büyük Arap şairi Adonis'in Radikal gazetesinde çıkan yazısında vurguladığı gibi, Irak toplumlarının ve genelde Arap Ortadoğusunun öncelikle ruhlara, bedene, akla vurduğu zincirler de, yani iç işgal de artık bitmelidir.
Adonis'e göre, "dış işgale direniş ile 'iç işgali', yani Saddam despotluğu gibi rejimlerin kurulmasını teşvik eden etkenlere karşı direniş birbirinden ayrı tutulamaz." Dünyanın ve Türkiye'nin ikili işgalin bitişine yardımcı olmaları hem siyasi hem de ahlaki bir zorunluluktur. Acaba Bush yönetimini ateşten kurtarmak öyle midir?
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|