kapat
07.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

ABD'den gelen olumlu mesaj: Zebari'nin ağzını kapatacağız...

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e AB Dışişleri bakanları gayrı resmi toplantısı için İtalya'nın Riva del Garda kentine hareket etmeden önce şu bilgi ulaşıyor. Aktarıldığına göre, ABD aynen şu mesajı gönderiyor

"Zebari'nin ağzını kapatacağız. Bizi de güç durumda bırakıyor..."

Şurası kesin ki Irak geçici yönetiminden Zebari ile birlikte Ahmet Çelebi'nin "Türkiye gelmesin" yönündeki sözleri hükümeti Irak'a asker konusunda daha da hırslandırmış.

Nitekim, uçakta Gül ile sohbet ederken de bunu açık bir şekilde görme olanağına kavuştuk.

Gül, Zebari ve Çelebi'nin sözlerine dikkat çektiğimizde söze şöyle başladı

"Bunların hiç biri kendi aşiretlerinin yönünde konuşma durumunda değiller. Seçilmiş olmasalar bile hepsi Irak'ın bütünü adına konuşma durumundadırlar."

Gül, bu sözlerinin ardından Zebari üzerinden Kürtleri uyarıyor

"Henüz seçilmiş bakan değil. Ama Kürtler de Türkmenler de Araplar da bizim akrabalarımız. Onların bizi iyi karşılamaları lazım. Uzun vadeli düşünmeleri lazım. Uzun vadede Türkiye'nin desteğine ihtiyaçları olacak."

Hemen ardından daha sert bir cümle geliyor

"Böyle bir konuşma ilerde kendilerini sıkıntıya sokar. Ben bu sözlerin söylenmiş olmasını acemilik olarak görüyorum. Asker göndeririz göndermeyiz o ayrı bir konu ama, ilerisi için hayati olan Türkiye'nin dostluğudur."

Dışişleri Bakanı; bu aşamada Kürtlerin Türkiye ile sürekli çatışır gözükmesinin fayda getirmeyeceğinin altını da çizme gereği duyup ekliyor

"Bizim Irak'a dönük gizli bir gündemimiz yok. Bölgesel barış ve huzuru oluşturmadan ekonomik kalkınma olmuyor."

Hükümet daha önce Irak yönetiminden davet gelmesinin asker göndermeye yardımcı olacağını söylemişti.

Oysa şimdi Irak geçici yönetiminin iki önemli ismi 'Türk askeri gelmesin' diyor.

Bu durumda Türkiye nasıl bir politika izleyecek.

Gül, bu iki sorumuza yanıt verirken "Bu sözleri söyleyenlerin hiç biri seçilmiş değil" diye söze başlıyor.

Seçilmiş bir hükümetin en kısa sürede iş başına gelmesi gerektiğini vurguluyor.

Bakan Gül'e şunu soruyoruz

"Seçilmiş bir hükümet oluşuncaya kadar asker gönderme askıya mı alınacak?"

Gül soruya itiraz ediyor ve ekliyor

"Onların demeçleri ile bizim kararımız oluşmaz diyorum. Onlar geçiş dönemi hükümeti. Irak'ın bütününü temsil eder mi edemez mi ona bakmak lazım."

Bu durumda davetiye sahibi olarak kimi görüyoruz?

Bakan Gül, geçici hükümetin tayininde ABD'nin etkin olduğunu anımsatarak soruya yanıt veriyor. Irak'ta herkesi ve her şeyi kontrol ABD'nin kontrol etmek istediğini ancak bunda başarılı olamadığını belirtiyor.

Bunun için Zebari'nin açıklamalarını örnek gösteriyor.

Gül, Türkiye'nin muhatabının ABD olduğunu vurguluyor.

Bu durumda Türkiye'nin daha önce ortaya koyduğu şartlar ne olacak?

Yani, BM şemsiyesi ve Irak yönetiminin çağrısı?

Gül sorularımız, "Bu tür davetler işleri kolaylaştırır dedik" açıklamasını getiriyor.

Zebari, Türkiye'nin Kuzey'deki Kürt bölgesinden değil; Ürdün ve Suriye üzerinden gelmesi önerisine ise, "Önce gidip gitmeyeceğimize karar verelim, o zaman nereden gideceğimize bakarız" diyor.

Gül Zebari'yi muhatap almak istemiyor.

Görüşmelerin ABD ile devam ettiğini, iki hafta sonra yeni bir heyetin geleceğini belirtiyor.

Bu aşama, "Zebari KYB'nin dışişleri sözcüsü iken konuştuğunda o zaman da ABD merak etmeyin susturacağız dedi, ardından kendisini Irak Dışişleri Bakanı yaptı. Şimdi yine aynı yaklaşım içinde. Bundan sonra ne olur?" diye soruyoruz.

Gül, ABD'nin bakanlar kurulunu yapılandırırken; Anayasa Komisyonu gibi iyi bir yapı çıkaramadığını söylüyor.

Peki, ya PKK konusu?

Gül, PKK'ya karşı verilen mücadelede ABD'nin de Türkiye'nin yanında olması gerektiğini anımsatıp ekliyor

"Ben Washington'da da söyledim. 'Bizim ülkemizde 100-150 El Kaide militanı olsa ne yapardınız? Siz ne yaparsanız biz de onu yaparız' dedim. Madem ki otorite kendilerinde üstlerine düşeni yapacaklardır."

Gül'e bu arada CHP'nin Irak'a asker gönderilmesi durumunda Türkiye'nin AB tam üyeliğinin zora gireceği iddiasını anımsatıyoruz.

Gül, AB ile asker gönderme arasında bir bağın kurulmaması gerektiğini belirtiyor. Türkiye'nin AB adayı bir ülke olarak Irak'a komşu olduğunu vurguluyor, AB'den Irak'a asker gönderen ülkelerin bulunduğunu anımsatıyor.

AB'nin tezkere sürecinde kararın demokratik alınıp alınmadığına baktığını belirtiyor.

Gül, AB liderleri ile yaptıkları temaslarda "Bu konuda karar sizindir" dediklerini ve herhangi bir telkinlerinin olmadığını belirtiyor.

Bosna Hersek ve Arnavutluk'ta yaşanan olaylar sırasında Almanya ve çevre ülkelerin buralara gösterdiği ilgiyi anımsatıyor.

Askerin kararı yeter
Bakan Gül, son dönemde ABD'nin BM nezdinde hazırlıklarını sürdürdüğü girişime dikkat çekiyor. Aktardığına göre, BM'ye yapılacak başvuru taslağının bir kopyası da Türkiye'ye gönderilmiş.

Gül, BM şemsiyesi altında barış gücü gönderilmesini olmazsa olmaz şart olarak görmüyor.

Bakan Gül, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 'evet biz Irak'ta yapabiliriz' kararının Bakanlar Kurulu için önemli olduğunun altını çizerek ekliyor

"Tabi ki siyasi irade son kararı verecek. Ama askerin karar alması çok önemli."

Gül, açıktan söylemese de asker gönderilmesi gerektiğine ve bu kez Meclis'te de sorun çıkmayacağına inanıyor.

Sağlık bakanlığı kuracağız
Gül, Uluslar arası Koordinasyon Konseyi'nin kararı ile Irak Sağlık Bakanlığının yapılandırılmasının Türkiye tarafından gerçekleştirileceğini açıklıyor.

Irak'ın bazı kesimlerine Türkiye'den elektrik verilmeye başlandığını, hatta DSİ'nin mühendislerinin Irak'ta baraj çalışmaları yaptığını söylüyor.

ABD'ye bu önerileri haziran ayında yaptıklarını ancak yeni karar alıp Türkiye'yi davet ettiklerini belirtiyor.

Kıbrıs'ta kavga olmasın
Gül'e son sorumuz ise KKTC'de muhalefetin seçimi kazanmaları halinde Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı müzakereden alacaklarına ilişkin açıklaması.

Gül, KKTC'nin 200 bin nüfuslu olduğunu anımsatarak şöyle diyor

"KKTC'nin demokratik yapısı var. Ama, bu tür düşmanca muhalefet çekişmesine geçmişte Türkiye'de tanık oldu. Bunlar rencide edici sözler. Kapıları kapatan yaklaşımlardan uzaklaşılmalı."

Uçağımız zirvenin yapıldığı Riva del Garda yakınındaki havaalanına inerken, Abdullah Gül'ün yorgunluğu da yüzünden okunuyor.

Muharrem SARIKAYA


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır