|
 |
|


Başbakan Berlin'e giderken
Başbakan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gelecek hafta Almanya'ya gidecek... Berlin'de yapacağı toplantıya "Milli Görüş teşkilatının başkanı" katılacak mı, katılmayacak mı?
"Önemli ziyaretin öncesinde" gündemimize yerleşen "sorun" bu.
"Konuya" bir de "şu pencereden" bakmaya ne dersiniz?
Milli Görüş'ün başkanı, Tayyip Bey'in toplantısında bulunsa ne olur, bulunmasa ne olur?
Milli Görüş başkanının "söyleyecek sözü... Fikri... Mesajı" varsa söyler.
Ya da "şimdiye kadar söylerdi."
Tayyip Bey'in ziyareti öncesinde tartışacağımız konular "bunlar olmalı."
"Bunları" konuşursak, "asıl konuşulması gerekenleri" göz ardı etmiş olmaz mıyız?
****
Batı'da "iki büyük güç" var.
Biri "stratejik ortağımız" Amerika.
Diğeri "en çok mal alıp, en çok mal sattığımız... İki buçuk milyon insanımızın yaşadığı... Avrupa Birliği'nin patronu... AB'nin nüfusu en fazla ülkesi" Almanya.
Başbakan "böyle bir ülkeye" gidiyor.
"Gittiği tarih" de ilginç.
"Irak'a asker gönderip, göndermeme kararımızın" hemen öncesi.
Almanya, Irak konusunda "ABD gibi düşünmüyor... Asker göndermeye sıcak bakmıyor."
Başbakan Erdoğan, Berlin'de "bu konularda" neler konuşacak?
Asıl "bunları" tartışmamız gerekmiyor mu?
****
Avrupa-Türkiye Araştırmaları Enstitüsü, "Batı'daki önemli fikir üretim merkezlerinden" biri. Enstitü'nün direktörü Dr. Harun Gümrükçü'den dün "işsizlikle ilgili son göstergeleri" istedik. İşte anlattıkları
- Almanya'da işsizlik yüzde on... Ama Türkler'de bu oran çok daha yüksek... Yüzde 25.
- Ya Yunanlılar'da... İspanyollar'da?
- Onlarda yüzde on bir, on iki.
Recep Tayyip Bey'in önemli ziyaretinin öncesinde işte bunları konuşalım.
****
Almanya'da okuyan Türk sayısı 500 bin.
"Almanlar'dan sonra en yüksek sayı."
Bu öğrencilerin 24 bini "üniversiteye" gidiyor.
Neden "daha fazlası" değil?
"Asıl sorgulanması gereken" husus bu.
****
Avrupa'nın "eğitim konusundaki" yeni hedefi
- Bugün doğan çocukların yüzde 50'si mutlaka üniversiteye gitsin.
Ve şimdi "en acı tabloyu" söyleyelim
Almanya'da okuyan lise çağındaki çocuklarımızın başarı oranı "sadece yüzde üç."
Bu "düşük oran" ile Avrupa'nın yeni hedefine nasıl ayak uyduracağız?
"Bunları" tartışmamız gerekmiyor mu?
****
Almanya'da nüfus "eksiye" gidiyor.
Bugün 82 milyon olan nüfusun, yılda 500 bin yeni göç alınmasına rağmen, 2050 yılında 74 milyona düşeceği hesaplanıyor.
Göç alınmaması halinde 54 milyona.
Yani Almanya "yeni göç almaya" mecbur.
Ve Almanya yeni göçü "bizden" değil de, Polonya'dan, Filipinler'den, Hindistan'dan almayı planlıyor.
Bugün konuşulması gereken konu "bu."
Almanya eğer "kalifiye" elemanı istiyorsa "birlikte yeni projeler üretelim."
"Nüfus eksilmesi sorunu yaşayan Avrupa'ya, ihtiyaç fazlası insan gücünü" yollayalım.
****
Ve yıllardır yazıp, söylediğimiz "Avrupa'da bir Türk üniversitesi kurulması" konusu.
Yahudiler kurdular, Amerikalılar kurdular.
Kurmayan kalmadı. Ama biz "beceremedik."
Becerseydik, Avrupa'nın göbeğinde "üç, dört dilde eğitim veren... Dünyanın kırk ülkesinden insanın okuduğu... Türk kültürünü, Türkiye'nin tezlerini anlatan" bir üniversitemiz olurdu.
****
Başbakan'ın Almanya ziyareti "çok önemli bir devlet görevi." Tayyip Bey bu göreve "hangi ajanda ile" gidiyor?
Avrupa'daki dört milyon Türk'ün "verilmeyen haklarını" istemek için, hangi hazırlıkları yaptı?
Bunları "sorgulayalım."
Ve "böyle konuları" bir yana bırakıp, Tayyip Bey'in, Almanya'daki Türk temsilcileri ile yapacağı "kalabalık toplantıya" şu kişi katılacak mı, bu kişi çağrılacak mı gibi "ayrıntılarda" boğulmayalım.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|