|
 |
|


Doğu izlenimleri
Bayındırlık Bakanlığı'nın her gün Anadolu'nun bir köşesinde yeni bir duble yol inşaatını başlattığı haberleri geliyor. Örneğin dün de Fatsa-Kumru yolunu genişletmek için kazma vuruldu.
Bu haberler bana bir hukukçu dostumun Doğu Anadolu gözlemlerini hatırlattı. Dostum da Van, Ağrı ve Doğu Beyazıt gezisinden dönüşte, bölgede inanılmaz bir yol çalışması gördüğünü anlattı, şöyle dedi
"Hükümet çok akıllı ve isabetli bir kararla, bölgede yolları genişletmek, yarım olanları da tamamlamak için kolları sıvamış. Düşünebiliyor musun; yıllar önce diyelim, 100 kilometrelik bir yola başlanmış. Bir uçtan 30 kilometre, öbür uçtan da 40 kilometre yapılıp bırakılmış. Arada 30 kilometre kopukluk olduğu için, yapılan bölümler de işe yaramamış. Şimdi hükümet bu yarım yolları bitiriyor. Üstelik yeni kaynak aktarmadan. Mevcut kaynakları, makine parkını ve işçilerini kanalize etmesi yeterli olmuş..."
Dostumuz hükümetin bu yol seferberliğinin bölge halkını çok etkilediğini vurguladı.
Afrika'dan beter
Hazır yakalamışken sordum; "Peki bölge halkının gündemi ne? PKK'nın siyasallaşma talepleri mi, Topluma Kazandırma Yasası mı, Irak savaşı mı, DEHAP davası mı?"
"Hiçbiri değil" dedi ve ekledi "Yüzlerce kişiyle bire bir yaptığım görüşmelere dayanarak söylüyorum; halkın gündeminde sadece iki konu var İş ve aş. Doğu aklınızın alamayacağı kadar yoksul, aç ve işsiz. Terörle savaş döneminde köylerinden, mezralarından ayrılanlar, kentlerde onbinlerce, bazılarında da yüzbinlerce kişinin yaşadığı gettolar oluşturmuş. Bunların ne işi var, ne de geliri. Üstelik hepsi çok çocuklu. Önemli bir nokta; bu yoksulluğa ve çaresizliğe rağmen, 4 yıldır hiçbir genç dağa çıkmamış, PKK-KADEK'e katılmamış. Demirel haklı; gerçekten de Türkiye'nin bir numaralı sorunu işsizlik, ikincisi sorunu yoksulluk, yani gelir dağılımındaki katlanılmaz, isyan ettirici adaletsizlik..."
Tercihler değişiyor
Acaba halkın siyasal eğilimlerinde değişiklik var mı?
Cevap "Gittiğim yerler DEHAP'ın kalesi. Belediyeler de HADEP-DEHAP'ta. Bir siyasal duruşsa, 'bizim' dedikleri bu partiye oy verenlerin belediyeden hizmet beklememesi gerekir, değil mi? Öyle ya; devlet ekseni dışındaki belediye, nereden kaynak bulup da hizmet götürecek? Ancak tek tek konuştuğunda görüyorsun ki, o partiye oy verenler de belediye hizmetlerini talep ediyorlar. Yani ha ANAP'a oy vermişler, ha AK Parti'ye, ha DYP'ye, ha HADEP'e.
Belediyelerin kasası tamtakır olduğu için hizmet sıfır. Ayrıca Türkiye'nin genelindeki hastalık oralarda da fazlasıyla var; yandaş kayırma, partizanlık, hatta yolsuzluk iddiaları diz boyu..."
Ve işte dostumun vardığı ilginç sonuç
"Gelecek yerel seçimlerde DEHAP ve uzantıları başarı kazanamaz. Oralarda sandıktan silme AK Parti çıkacak..."
Zaten AK Parti yönetimi de bunu gördüğü için yerel yönetimlerde görevlendireceği kadrolara "okul" açıyor. İlk dersi Başbakan Erdoğan'ın vereceği okulda işlenecek konular yerel yönetimde etik sorunları, ulaşım, imar, çarpık şehirleşme ve planlamanın önemi, bütçe, afet yönetimi, çevre kirliliği ve halk sağlığı diye uzayıp gidiyor...
Yani sadece büyük kentlerde değil, Doğu'nun altyapısı çökmüş yerlerinde de bayrağı devralmanın hazırlıklarını şimdiden başlatıyor.
Ana Muhalefet CHP ise parti içi iktidar mücadelesiyle uğraşıyor...
Mesajlarınız için:
esafak@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|