|
 |
|

ALİ KIRCA
Referandumsuz olmaz!
Önceki günkü çağrımızı bugün de yineliyoruz..
Asker gönderme konusunda referandum kararı alınana kadar da yinelemeye devam edeceğiz..
Çünkü üstüne basa basa diyoruz ki, böylesine "yaşamsal" bir kararı Türkiye'nin hiçbir kurumu tek başına alamaz.. Bu "vebal"i hiç kimse tek başına üstlenemez..
Ne meclis, ne hükümet, ne ordu, ne de cumhurbaşkanı..
Millete s-o-r-a-c-a-k-s-ı-n-ı-z!
****
Irak'a girmek kolay, çıkmaksa zordur..
Yirmi yıldır süren savaş halinin tüm direnme gücünü "zafiyet"e uğrattığı Irak'a kolayca ve üç-dört haftada giren ABD bile, daha şimdiden bu ülkeden nasıl çıkacağını düşünüyor..
Çıkış çarelerinden biri, kendi askerleri yerine "müttefik"lerini yerleştirmektir..
Peki "müttefikler" nasıl çıkacak?
İşte orası hiç belli değil..
Yani... "Yani"si şu ki; Irak'taki Türk askerinin misyonu öyle geçici bir misyon olmayacaktır.
Türkiye son derece riskli ve kaotik bir coğrafyaya "uzun yıllar" kalmaya gidecektir, giderse..
Bunun kararını "görev süresi" sınırlı atanmışlar ve seçilmişler veremez..
Bir ülkenin "yakın" geleceğini ipotek altına alan bir kararı, milletin kendisinden başkası veremez..
Önceki gün de söylemiştik; "Orman Kanunu"yla ilgili bir anlaşmazlıkta bile "referandum"u göze alabilen Türkiye'nin, şu anda "orman kanunları"nın bile geçerli olmadığı bir coğrafyaya apar-topar gitmesi "gaflet"ten başka bir şey değildir.
****
Bütün demokratik ülkeler; halkın geleceğini uzun vadede etkileyecek ve sonuçlarıyla gelecek nesilleri de bağlayacak "yaşamsal kararlar" için "halk"a giderler..
Avrupa Birliği gibi; getirisi yüksek, götürüsü "minimal" stratejik kararlarda bile pek çok ülke "referandum"a gitmeden, halka sormadan adım atmamıştır.
Oysa şimdi Türkiye, alacağı kararla, Avrupa Birliği gibi bir "demokrasi mabedi"ne girmeye değil; ucunda ışık görünmeyen bir tünelden sonu belirsiz bir maceraya gitmeye hazırlanıyor.
AB'yi bile yıllardır tartışıp duran Türkiye insanının, bu yolculuk için söyleyecek "tek" sözü olmayacak mıdır yani?
****
İki haftalık iştir referandum dediğiniz..
Çıksın televizyonlara "evet"çilerle, "hayır"cılar..
Döksünler eteklerindeki taşları..
İnandırsınlar milleti..
Gerekçelerini, mazeretlerini, ulusal çıkar argümanlarını ve risk haritalarını sersinler orta yere..
Meydanlara çıkmaya filan da gerek yok...
İletişimin bütün olanaklarını kullansın herkes eşit oranlarda..
Belki de çoğunlukla "gidelim" deriz, kimbilir; ya da "oturalım oturduğumuz yerde" kararı da çıkar, ne bilelim!..
Öyle ya da böyle..
Bilerek, inanarak, ikna olarak bir "karar"a varır herkes sonuçta..
Darılacak, kırılacak müttefiklerinize de söylecek sözünüz olur işte
"Biz istedik ama millet istemedi, ne yapalım!"
****
Edindiğim "samimi" izlenim şudur
Ne "hükümetin başı"; ne de onun bakanlarının ve milletvekillerinin büyük çoğunluğu aslında "asker gönderme"yi is-te-mi-yor.. (Dışarıya karşı söylenen ne olursa olsun!)
Gerekçelerini önceki günkü yazımızda sıralamıştık..
Şu anda hala görevde ve hala üniforması sırtında olan "orgeneral"in açıklamalarının da, ordunun "tek" ve "resmi görüşü"nden başka bir şey olmadığını herkes kabul etmeli..
Cumhurbaşkanın tavrının ne olduğu ise besbelli..
Geriye ne kalıyor?
Seçilmişler ve atanmışlar kadar ve dahi vekiller kadar "millet"in de ne düşündüğünü merak etmez misiniz?
Sormaya değmez mi? Sormak gerekmez mi?
Varsa "ulusal çıkar"ı; yoksa "ulusal risk"i yüklenecek olan da "ulus"un ta kendisi değil mi?
****
Bir gün, bir gazete köşesinde şöyle bir yazıyı okuduğunuzda çok geç olabilir
"Irak'ta salakça başlattığımız savaşın trajik, tümüyle gayriinsani, kazanılması imkansız savaşın- bir fiyasko olduğunu kabul etmemiz için ne kadar beklememiz gerekecek? Ne kadar zaman, ne kadar para, ne kadar harcanmış insan hayatı alacak bunu kabul etmek?"
Bu yazı önceki gün ABD'nin en saygın gazetelerinden Newyork Times'ta yer aldı.. Onlar iş işten geçtikten sonra soruyorlar..
Bizse "testi kırılmadan" halka soralım diyoruz..
Ve üstüne basa basa yeniden söylüyoruz
Bu kararı "referandum"suz a-la-maz-sı-nız..
Bu vebali omuzlarınızda ta-şı-ya-maz-sı-nız!
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|