kapat
21.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

İLKER SARIER


Cem Uzan'ın anlatmadıkları

28 Mayıs 2003 Çarşamba günü yazdığım makaleye yukarıdaki başlığı koymuştum.

Bir gün önce, Genç Parti Lideri Cem Uzan ile parti genel başkanı olması sıfatıyla bir öğle yemeğinde bulunmuştuk.

SABAH yazarlarından Erdal Şafak, Ergun Babahan, Mehmet Barlas, Necati Doğru gibi isimlerle birlikte iki saati aşkın bir süre, ülkenin ekonomik ve politik sorunlarına nasıl baktığını anlamaya çalışmıştık Cem Uzan'ın...

Ertesi gün izlenimlerimi aktarmıştım SABAH okurlarına...

Cem Uzan'ın bir parti lideri olarak politik ve ekonomik yaklaşımlarındaki yeniliklerin ve boşlukların altını çizmeye çalışmıştım.

Eksikliklerin de tabii...

Genel bir yargıya varmak kolay değildi.

Siyasetin yönünü çok önceden kestirmek güçtü çünkü...

Her nedense o günkü yazımı şu cümle ile noktalamışım ki başlık da zaten oradan çıkmış

"Şu aşamada Uzan'ın 'anlatmadıkları' anlattıklarından daha önemli..."

Bugün dönüp baktığımda, yazıyı böyle bitirmiş olmamın, ne kadar isabetli olduğunu görüyorum, ne yazık ki...

Cem Uzan ile nihayet bir sohbet yemeğindeydik.

Amacımız, ülkenin ekonomik ve politik sorunlarına kendisinin nasıl yaklaştığını, anlamak, öğrenmek ve çözmek idi...

Hem nezaket hem de teamüller gereği, Cem Uzan'ı bir sorgu odasına almış değildik ki, "şirketleri, bankaları ve ekonomik faaliyetleri ile ilgili" sorular yöneltelim.

Nitekim hiçbirimiz böyle bir yöntem seçmedik.

Fakat ortada bir tuhaf tablo da yok değildi.

Haklarında binbir iddianın, söylentinin ve şüphenin kol gezdiği çok zengin bir ailenin bu ferdi, karşımızda "lider" olarak oturuyordu. Ve ülkeyi kurtaracağım diyordu.

Çelişik bir durumdu bu.

Hem bu kadar söylenti, iddia ve kuşku ile sarmalanmış olacaktınız hem de Türkiye'yi kurtaracak lider figürü çizecektiniz.

İşte bu yüzden, o yazıda Cem Uzan'ın "anlattıklarından" ziyade "anlatmadıklarının" önemli olduğu kanısına varmıştım.

Süreçlerin üzerindeki örtüler kalkmadıkça bir karara varmak imkansızdı.

Aradan iki ay gçemedi ki, hepinizin gördüğü gibi Cem Uzan'ın "anlatmadıkları" birer birer ortaya dökülmeye başladı.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin belki de en büyük "banka skandalı" patladı.

İki ay öncesine kadar "Türkiye'yi kurtarmaya aday" olmuş bir siyasi lider, şimdi ailesi ile birlikte polisçe aranıyor.

Aranıyor ama gazetesi aracılığı ile de kamuoyuna açıklamalarda bulunuyor.

O yazımda doğru bir tespit yapmış olmakla övündüğümü zannetmeyin sakın...

Keşke yanılmış olsaydım da, yüzbinlerce İmar Bankası mağduru ortaya çıkmasaydı.

Keşke yanılmış olsaydım da, binlerce kişinin çalıştığı devasa şirketler topluluğu kağıttan bir kule gibi yıkılıp gidiyor olmasaydı.

Ben daha önce de herkes için aynı şeyi yazdım.

Ortada suç varsa, ceza da olacaktır.

Suçu tespit edecek, cezayı takdir edecek olan da "hukuk"tur.

Ne devletin kolluk güçleridir ne de "tarafgir amaçlarla" herkese hücum eden "medya savcıları"dır.

Gazeteci veya yazar bir tespit yapar, değerlendirir, takdirini okuyucuya bırakır.

Hukukun üstünlüğünün yalnızca Uzanlar olayında değil, "medya"da da galebe çalmasını en fazla dileyen gazetecilerden biriyim.

Uzanlar'ın akıbetine sevinenler, "ülke adına" düşünebilselerdi eğer, ortada sevinilecek bir hal olmadığını görebilirlerdi.

Ama kurulmuş saat gibiler, anlamıyorlar.

Tek dertleri, Türk medyasında tek güç olarak ayakta kalmak!..

Kalabileceklerini sanmaları ise ayrı bir hicran konusu...


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır