kapat
28.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

Saddam kötüydü Bush daha da kötü

Suriye Başbakanı Mustafa Miro 17 yıl aradan sonra Türkiye'ye geliyor. Miro'ya gelişen Suriye-Türkiye ilişkilerini, Hatay'ı ve Apo'yu sordum.

Abdullah Öcalan konusunda artık konuşmak istemiyorum. Önümüzde çok önemli bir dönem var. Geçmişi unutmalıyız. Şimdilik haritalar değişmiyor ama ben, Hatay konusunda uzlaşma sağlayacağımıza, çözüm geleceğine inanıyorum. Türkiye İsrail'in yanında olmak onunla anlaşma imzalamak yerine İsrail'e Filistin konusunda baskı yapmalı düşüncesindeyim

Suriye ile Türkiye, iki ülke ilişkileri açısından belki de tarihin en iyi dönemini yaşıyor ve yaşatıyor. Oğul Beşşar Esad'ın devlet başkanı oluşuyla birlikte ülke geneline yayılan reform öncelikle yakın komşu Türkiye ile ilişkileri iyileştirme olarak biçimleniyor. 17 yıl aradan sonra bir Suriye Başbakanı Türkiye'ye geliyor. Yarın sabah Türkiye'de olacak ve önce Başbakan ardından Cumhurbaşkanı ile görüşmelerde bulunacak Suriye Başbakanı Mustafa Miro ile Şam'da konuştuk. Aslında sorulacak binlerce soru vardı ama Miro özellikle geçmişte iki ülke arasında yaşanan olumsuzlukları tekrar dile getirmek istemiyor. Her iki cevaptan birinde "Geleceğe bakmalıyız" diyor. Su sorunu, Hatay problemi, Apo ve Kadek hiç önemli değil. Önemli olan birlikte gerçekleştirilecek serbest ticaret anlaşmaları, ekonomik işbirliği ve Avrupa Birliği. Yaklaşık 2000 adet Türk işadamı Suriye'de iş yapıyor, 11 Eylül saldırısından sonra Amerika'ya gitmeyen Suriyeliler tatil için Mersin'i tercih ediyor. Geçtiğimiz hafta Türkiye'ye günde tam 300 vize başvurusu oluyor. Suriye'de yasalar değişiyor, ihaleler açılıyor. Başbakan Miro açılan ihalelerde en çok Türk işadamlarını görmek istiyor. Kısacası Türkiye- Suriye arasındaki flört hızla devam ediyor.

* Suriye deyince yakın zamana kadar aklımıza PKK geliyordu. Geçenlerde Suriye'de KADEK'in bir gösterisi oldu. Türkiye'nin resmen terörist ilan ettiği KADEK'e karşı sizin politikanız ne olacak?

-Suriye'de hiçbir şekilde KADEK ve benzeri terör örgütlerine izin verilmeyecektir. Aslında bunu herkes biliyor biz destek vermiyoruz. Amerikalılar da bunu biliyorlar. Zaten böyle bir destek olsa önce ABD kıyameti koparır. Daha önce de dediğim gibi terör örgütlerini asıl destekleyen hep Amerika olmuştur, hatta bu desteklerin arkasında Avrupa bile görülebilir. O yüzden bizim için terörü destekliyorsunuz diyemezsiniz.

* Bu kanı yavaş yavaş azalıyor zaten ama Türkiye'nin bir başka unutamadığı konu da kuşkusuz terörist Abdullah Öcalan'ın uzunca bir süre Şam'ın göbeğinde bir apartmanda ikamet etmesine izin verilmesi.

-Bu olay hakkında fazla konuşmak istemiyorum. İki ülke olarak Abdullah Öcalan olayına dönmemeliyiz artık. Önümüzde önemli bir dönem var, çok umutlu olmaması gereken bir dönem, eskiyi unutmalıyız. Yalnız şunu söylemekte sakınca görmüyorum. Sizin bahsettiğiniz dönemde PKK'ya karşı bizim hiçbir mücadelede bulunmadığımızı söyleyenler yanılıyorlar. Bize haksızlık yapıyorsunuz.

HATAY ÇÖZÜLECEK
* Hiç kontrolden kaçan olaylar olmadı mı yani?

-Elbette bir takım şeyler kontrol dışı yapılmıştır. Bu sizin ülkenizde de olmuştur. Baş edemediğiniz terör olaylarıyla karşılaştığınız hiç olmadı mı yani? Özellikle 1998 yılında yapılan güvenlik anlaşmasıyla birlikte iki ülke arasında karşılıklı iyi niyetlerin dürüst bir şekilde ortaya konulması gerçekleşmiştir. Ve nitekim bugün Suriye ile Türkiye arasındaki güvenlik işbirliği başka hiçbir ülke arasında olmayacak ideal boyuta ulaşmıştır. Bu da her iki tarafın da geçmişte olmasa da gelecekte daha samimi, sıcak işbirliğine hazır olduğunun bir göstergesidir.

* Hepimizin akıllarında bir de Hatay sorunu var. Hala bütün haritalarınızda Hatay sizin topraklarınızda gözüküyor. Bu problem nasıl aşılacak?

-İki ülke arasındaki ticari, sanayii ve tarım konusundaki işbirliklerinden sonra haritaların ne anlama geleceğini sizin değerlendirmenize bırakıyorum. Eğer iki halk bütün sınır boyunca birlikte çalışıyor ve üretiyorsak ve hep beraber gelecekte bir yerlere gideceksek var olan olumsuzlukları değil olumluları konuşmalıyız. Şunu dostlukla söylüyorum ki ilişkilerimizi devam ettirme konusundaki azimli kararlılığımız bizi Hatay konusunu çözmeye de itecektir.

TARİHİ UNUTALIM
* Yani şimdilik haritalar değişmiyor, öyle mi?

-Bakın eğer biz Türkiye'yi düşman olarak görüyorsak niye sınıra bir tek asker bile yerleştirmiyoruz? Geçmişte de yoktu, şimdi de yok, sınırımız size emanet. Dolayısıyla olaya daha farklı bakıyoruz. Belki haritalar şimdilik değişmiyor ama Türkiye daha stratejik bir dost, kardeş ülke oluyor. Aramızda hiçbir olumsuz konu görmek istemiyoruz. Herşeyi çözeceğimize inanıyoruz.

* Bir dönem Suriye Türkiye ile İsrail yakınlaşmasını kendisine yönelik bir tehdit olarak algılıyordu. Hatta bu yüzden Taha yasin ile ortak bir güvenlik anlaşması bile imzalamıştınız. Hala böyle bir endişeniz var mı?

-Türkiye'nin alacağı kararlara karışamayız tabii ama sizin haktan yana olduğunuzu çok iyi biliyoruz. Uluslararası hukuka ve BM'ye saygılı olduğunuzu da biliyoruz. O anlamda biz Türkiye'nin İsrail konusundaki davranışlarını büyük hassasiyetle izlemekteyiz, çok haklısınız. Dolayısıyla bizce Türkiye İsrail'in yanında olmak ve onunla anlaşma imzalamak yerine İsrail'e Filistin konusunda baskı yapmalı. Türkiye bölgede önemli bir ülke. Filistin'in ve Arap halklarının yanında olması gerekir diye düşünüyoruz.

* Sizden önce Enformasyon bakanınızla görüşme fırsatımız oldu. Kendisi "Biz Suriye'deki reformla birlikte ikili ilişkilerimizi de gözden geçiriyoruz dedi. Hatta sözü Sevr Anlaşması'na getirerek, "Biz galiba hep batının gözüyle problemleri çözmeye çalıştık" diye ekledi. Tarihe yönelik bir pişmanlık mı sözkonusu?

-Bu dediğiniz konu çok önemli çünkü sonuçta her iki ulus da yaklaşık 400 yıl birlikte yaşamışız. Aramızda hiçbir şey olmamış. Olamaz da çünkü inançlar aynı, beklentiler aynı geleceğe bakış aynı. Geçmişe yönelik değerlendirmelere gelince hangi koşullarda neler nasıl gelişti biz de siz de biliyoruz aslında. Dolayısıyla tarihte siz bunu yaptınız biz bunu yaptık demek yanlış. Ne Araplar ne Osmanlılar, ardından Türkler hiçbir zaman şoven olmamıştır. Olsalardı Osmanlılar bunca süre bu bölgeye ve Avrupa'ya hakim olamazlardı. Dolayısıyla Araplar ve Türkler olarak tekrar birlikte olmamamız için hiçbir neden yoktur. Geçmişe rağmen bütün bu saydığım olumlulukları bizden başka hiçbir ülkeyle yaşayamazsınız. Birbirimize çok benziyoruz.

Amerika terörü destekledi
* Son yıllarda içinde bulunduğumuz bölgede hep sıcak olaylar yaşadık. Son Irak savaşı için Türk meclisinin aldığı kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Türkiye'nin genel imajı bu karardan sonra bölgede ve özelikle Suriye'de çok daha fazla olumlu oldu. Meclisin "Hayır" demesi sadece sizin değil bizim de çıkarımıza oldu. Şunu unutmamak gerekir ki ilerde Türkiye'nin çıkarı Suriye'nin çıkarı dolayısıyla bölgenin çıkarı olacaktır.

BİRLİKTE HAREKET EDİLMELİ
* Meclisin bu kararının bedelleri de var tabii. Örneğin en son Süleymaniye'de yaşanan olaylar.

-Amerika'nın Irak'a yönelik işgalinin genel mantığına baktığımızda uluslararası hukuka ve meşrutiyete saygılı olmadıklarını zaten görüyoruz. Uluslararası kamuoyunu ve hukuku hiçe sayan bir ülkenin Türkiye ya da Suriye'nin haklarını koruyacağını düşünebilir misiniz? Açıkcası biz bu yaşadığınız olaya pek şaşırmadık, bekleniyordu zaten. Aynı şekilde olaylar Suriye ya da İran için de olabilir. Amerika sadece kendi çıkarını düşünüyor. Dolayısıyla bence Türkiye, Suriye, İran ve diğer ülkelerin daha fazla birlikte hareket etmeleri gerekiyor. Çünkü tek başımıza kaldığımızda Irak'a yapılanların yapılması çok daha kolay olur.

* Saddam sizin için iyi bir komşu değildi. Peki ya Amerika?

-Saddamlı Irak ile 30 yılı aşkın bir süredir çok kötü ilişkilerimiz var. Saddam'ın yaptıklarını, kim olduğunu en iyi biz biliyoruz. Saddam'ın en çok ucu bize dokunuyordu. Yine de 1980 yılında savaşa karşı çıkan yine biz olduk. Savaşın bölge halkına Irak ve İran'a yarar getirmeyeceğini gördük. 8 yıl savaştan sonra herkes haklılığımızı gördü. Savaş bittikten sonra da Saddam'ın işgaline karşı çıktık. 91 savaşına da karşı çıktık. Yine istediğimiz olmadı. Dolayısıyla Irak'ın işgali ve Amerika'nın bize komşu olup olmaması bu bağlamda Irak halkı açısından Suriye için çok önemlidir.

AMERİKA KÖTÜ BİR KOMŞU
* Yani Amerika Suriye için daha mı kötü bir komşu?

-Irak halkının bütünlüğü, halkın doğal kaynaklarının halka verilmesi, demokrasinin gelmesi, Irak halkının özgür iradesiyle kendi yönetimini seçmesi açısından bakarsak Amerika en az Saddam kadar kötü bir komşu. Hepimizin ortak dileği, sizinki de o yöndedir diye düşünüyorum, Irak işgalinin bir an önce bitmesi ve Amerika'nın bir an önce bölgeyi terk etmesi. Amerika ne size ne de bize komşu olmamalı diye düşünüyorum. Örneğin savaş öncesi gerekçelerinin hiçbirinin gerçek olmadığı ortaya çıktı. Söyledikleri bütün yalanlar bugün tek tek kanıtlanıyor.

* Dünyanın hemen her yerinden yükselen seslere rağmen Amerika saldırgan tutumunu sürdürdü ve savaş gerçekleşti. Yanlış bilmiyorsam Suriye hala Amerika'nın terörist listesinde. Bölgeye bakış açıları hakkında ne düşünüyorsunuz? Yeni bir ortadoğu düzeni kurma çabası mı?

-Amerika'nın yeni bir ortadoğu düzeni kurmaya yönelik politikası sizin de söylediğiniz gibi bütün dünyaca biliniyor. Buna karşılık yapılacak tek şey beraber hareket etmektir. Teke tek hareket ettiğimiz zaman biraz önce söylediğim gibi Amerika herkesi avlayabilir. Ama birleşirsek bu gerçekleşmez çünkü buna güçleri yetmez. Amerikalılar kendi bildiklerini okuyorlar.

* Suriye Amerika'nın terörist ülkeler listesinde mi?

-Ben buna da anlam veremiyorum. Terör olaylarına baktığımızda, biz çok çektiğimiz dönemlerde Amerikalılar radikal islamcıları destekliyorlardı. Biz o yıllarda gittik "Gelin terörün tanımını yapalım" dedik, BM'ye başvurduk. Ama istemediler çünkü çıkarlarına daha uygundu. Şimdi terörist dediklerini o zaman destekliyorlardı. Bugün Amerika'yı vuran teröristleri zamanında onlar destekledi. Ondan sonra tutup da bizi terörist ülkeler arasına koyuyorlar. Kendileri terörü durdurmak adına hiçbir şey yapmadı. Ne Türkiye'nin ne Suriye'nin terör konusundaki iddialarına, açıklamalarına kulak asmadılar.

Tayyip Erdoğan'ın buradaki imajı çok iyi
* 17 yıl aradan sonra ilk kez bir Suriye Başbakanı Türkiye'ye geliyor. Gezinizin içeriği nedir?

- Bu gezi ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik bir önem taşıyor. İki ülke arasında önemli ticari anlaşmalara imza atacağız. Değerli dostum ve kardeşim Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Sezer ile görüşüceğim.

* Türkiye'nin yeni hükümetini siz nasıl görüyorsunuz?

- Ak Parti hükümetinin en önemli özelliği halkın özgür iradesiyle, demokratik bir seçimle başa gelmesidir. Gördüğüm kadarıyla halkın ve devletin beklentilerini karşılayacak bir yapıya sahipler. Erdoğan'ın Arap ülkelerine yönelik ilgisi de tabii ki çok sıcak karşılanıyor. Kendisi sadece Türkiye'nin çıkarına yönelik değil aynı zamanda tüm bölgenin çıkarına, barışına katkıda bulunuyor. Hükümetinizin imajı bizde çok iyi.

* Suriye'de çok Türk işadamı var mı?

- Son üç yıldan beri ilişkilerimiz son derece hızlı gelişiyor. Ziyaretimin önemli bir amacı da iki ülkenin ekonomik ve ticari ilişkilerini daha da sağlamlaştırmak. Çok daha fazla Türk işadamı ülkemize gelsin ve iş yapsın istiyoruz. Bu yüzden hükümetinizle ikili anlaşmalar imzalayacağız.

Balçiçek PAMİR


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap


Sarı Sayfalar


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır