kapat
25.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

Fatih ve torunları

Fırsat buldukça Meclis tutanaklarını incelemenizi tavsiye ederim. İnsan çok ilginç sürprizlerle (Siz isterseniz ders de diyebilirsiniz) karşılaşıyor. İşte bir örnek

Tarih 21 Aralık 1999. Meclis Genel Kurulu'nda vakıf üniversitelerine bedelsiz arazi tahsisine imkan vermek için YÖK Yasası'nda değişiklik öngören tasarının görüşmeleri sırasında DYP Grubu sözcüsü bakın neler diyor

"İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet, 'Ormanımda bir dal kesenin başını vururum' diyordu. Biz Meclis olarak gayri hukuki uygulamalara alet olmayarak, Fatih'in hassasiyetini sürdürebiliriz. Bakınız, Orman Mühendisleri Odası'nın milletvekillerine gönderdiği 15 Aralık 1999 tarihli yazıda, 1950-1991 yılları arasında 26 milyon dekar ormanlık alanın yüzde 56'sının yasal düzenlemelerle yitirildiği, yani parlamentodan çıkarılan yasalarla talan edildiği ifade edilmektedir. Bu ithamları haklı çıkarmamak için biz, TBMM olarak üzerimize düşeni yapmak durumundayız.

Sayın milletvekilleri, eski Osmanlı şehirlerine bakınız; orman arazilerinde, verimli tarım arazilerinde yapılaşma göremezsiniz. Yerleşim alanları, kamu binaları daha çok yamaçlarda, kıraç arazilerdedir; buralar daha sonra yeşillendirilir, şenlendirilir. İşte Bursa, Manisa, Kütahya vesaire... Bir de bizim bugünkü uygulamamıza bakın.

Şu anda iktidar çoğunluğu örtülü gerekçelerle, Anayasa Mahkemesi'nin kararlarını ve buna bağlı yargı kararlarını etkisiz kılma girişimi içerisindedir. Gün ışığında yasama, perdenin arkasını milletten gizlemeyen yasamadır. Eğer bu kanun belli bir şahsın veya grubun Anayasa'ya aykırı menfaatini meşrulaştırma amacını taşıyorsa, bunun için kalkacak parmaklar, millet menfaatinin aleyhinde kalkmış parmaklar olacaktır.

Hukukun şahsileşmesi, kişilerin özel durumlarına uyar hale getirilmesi, kendi başına bir hukuk katliamıdır. Bunu tekrar ediyorum; hukukun şahsileşmesi, kişilerin özel durumlarına uyar hale getirilmesi, kendi başına bir hukuk katliamıdır."

Bu sözlerin sahibi Van Milletvekili Hüseyin Çelik. Şimdi AK Parti Hükümeti'nde Milli Eğitim Bakanı. Ve Bakanlar Kurulu üyesi olarak 3.5 yıl önceki ifadesiyle "örtülü gerekçelerle" hazırlanmış tasarılara, o dönemde ağır dille eleştirdiği uygulamalara rahmet okutacak kararlara imza atıyor.

Sistemli kalkışma
Çevre koruma örgütlerinin iddiasına göre, iktidarın kaynak yaratmak gerekçesiyle hazırladığı paket, ülkenin doğal varlıkları için Cumhuriyet tarihinin en ağır, en tahrip edici tehdidini oluşturuyor. Bu örgütler, paketin son derece bilinçli düzenlendiğini ve kamuoyunun tepkisini önlemek için masum ambalajlara sarıldığını belirtiyorlar.

Çevrecilerin, "Türkiye'nin doğal ve kültürel dokusuna karşı en büyük kalkışma" dedikleri paketin sistematiğini yarın anlatacağız.

Ancak AK Parti milletvekillerine bir çift sözümüz var

Orman niteliğini yitirmiş yerlerin satışıyla ilgili Anayasa değişikliğine parmak kaldırmadan önce, bu düzenleme nedeniyle geçen yaza göre iki-üç kat arttığı belirtilen orman yangınlarında can havliyle kaçmaya çalışan kuşların çığlıklarını, kömürleşen kaplumbağaların hıçkırıklarını, alevler içindeki sincapların feryatlarını dinleyin.

Oylarınızla, Başbakan Erdoğan başta olmak üzere hepinizin ve elbette hepimizin kahramanı, "Yaş kesenin başı kesile" emri verecek kadar çevreye duyarlı büyük Fatih'in ruhunu şad edip etmediğinizi düşünün.

Siz de Hüseyin Bey, siz de...

Mesajlarınız için: esafak@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap


Sarı Sayfalar


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır