kapat
25.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

ABDURRAHMAN YILDIRIM


Sanayi şirketleri 4 yıldır üretimden zarar ediyor

Önceki gün açıklanan İstanbul Sanayi Odası'nın 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Anketi, yine bazı çarpıcı gelişmeleri gözler önüne serdi. 500 Büyük aynı zamanda Türkiye sanayinin yüzde 54'ünü, imalat sanayinin yüzde 63'ünü oluşturuyor. Yani çekilen fotoğraf aynı zamanda Türkiye sanayinin bir resmi. Anket 2001 krizinde vurgun yiyen sanayinin 2002'de her bakımdan toparlanmaya başladığını ortaya koyuyor.

En çarpıcı gelişme ihracatın kurtarıcı olarak ortaya çıkmasında kaydedildi. İstanbul Borsası'nın sanayi şirketlerinde ortaya çıktığı gibi, 500 Büyük Sanayi Şirketi'nin ihracatı, cirolarının dörtte birine ulaştı. Bundan 10 yıl önce 1992'de bu oran yüzde 10 idi. Asıl sıçrama devalüasyon ve iç pazarın daralması sonucu 2001'de gerçekleşti, 2002'de de yüzde 25.9 düzeyine varıldı. Geçen yıl Türkiye'nin ihracatı yüzde 14.1, büyük sanayi kuruluşlarının dışsatımı yüzde 20.4 arttı.

Eğer sanayi şirketleri satışlarının yarısını yurtdışına yapmayı başarırlarsa Türkiye'nin ödemeler dengesi sorunu kalmaz. Büyümede iç pazara bağlılıktan kurtuluruz. Bu, anket sonuçlarının ortaya koyduğu en olumlu gelişmeydi.

* Üretim değil bono-En olumsuz gelişme ise kısmen düzelme olsa bile, sanayinin dördüncü yıldır ana faaliyet kolundan yani üretimden zarar etmeye devam etmesi. Özel büyük sanayi kuruluşları ilk kez 1999 yılında satışlardan zarar etmeye başladı. 2000 yılında kısmı bir düzelme yaşandı ancak kara dönüşmedi. 2001 ise satışların yüzde 7.3'ü düzeyinde bir zarar oluştu.Geçen yıl bu zarar yüzde 0.7'ye indi.

Sanayi şirketlerine kar ise faaliyet dışından geliyor. Yani faize veya menkul kıymete yatırım, dövize yatırımdan kaynaklanıyor. 500 Büyük Sanayi Kuruluşu'nda net bilanço karının yaklaşık yarısı faaliyet dışı gelirlerden oluşurken, 1999 yılında ilk kez bilanço karını ikiye katladı. Yüksek faizin hakim olduğu 2001'de ise üretim dışı gelirler bilanço karının 5.5 katına çıktı. Burada 2002 yılında normalleşme olmasına karşılık oran hala yüzde 114 düzeyinde ve çok yüksek.

* Üretim karının önemi- Bir sektör düşünün ana faaliyetinden zarar ediyor, durumu faaliyet dışındaki gelirlerle kurtarıyor. Bu gelirin de asıl kaynağı Hazine oluyor. Sanayideki bu olumsuz gidiş, büyümeye de yansıdı. Türkiye ekonomisi son dört yılın iki yılında derin daralma yaşadı. Aynı veriler istihdama da yansıdı. Üretimini artıramayan bir sanayi istihdam da yaratamıyor.

Neden acaba? Bunun yanıtını da İSO Başkanı Tanıl Küçük veriyor "Uzun yıllardır devam eden, yüksek reel faiz ve yüksek finansman giderleri yatırım yapma arzusunu yok etmiştir. Devlet tahvili ve bonoların getirdiği yüksek faiz sonucu yatırım yapmanın cazibesi yok olmuştur."

Üretimde kar yoksa ya da bu kar reel faizlerle yarışamıyorsa; istikrarlı büyüme de, istihdam artışı da, mümkün olamıyor.

* Sonuç- "Ağaç kökünden yıkılır" Türk Atasözü

Mesajlarınız için: ayildirim@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap


Sarı Sayfalar


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır