|
 |
|

ÖMER LÜTFİ METE
Dağ fil doğurdu ama ölü
Araştırma Komisyonu'nun Meclis Başkanlığı'na sunduğu "Yüce Divanlıklar Listesi"; vahşi bir şaka!
Sadece yolsuzluğu hafifsemek ve "temiz toplum" isteğini alaya almakla kalmıyor, ayrıca siyasi ölü ile de dalga geçebiliyorlar.
Meslekten hırsız ile gafil acuzeleri aynı kefeye koyan bu ADALET anlayışı ile ancak kirlilik Kalkınma imkanı bulur!
Sağduyu, sapla samanı harman edenlerin niyetlerini sorgulatıyor.
Yolsuzlukları örtücü bir yöntem mi söz konusu? İktidar bu liste sayesinde bütün muhaliflere karşı pazarlık kartı mı ediniyor?
Listeyi yapanlar da biliyor ki, bunların hiçbiri ceza almayacak! Öyleyse dengesizliğin dengesini arayan bu harmanın amacı ne?
Meclis bu listenin tamamını Yüce Divan'a gönderecekse, adam başı iki yıldan elli senelik bir dava açılmış olacak!
Bu ne demek? Tehlikeli bazı rakipler fiilen etkisiz hale getirilecek ama asla mahkum da olmayacak
Yok eğer bazılarının Yüce Divanlık olduğu, bazılarının olmadığı kanaatine varılırsa, kamu vicdanı "pazarlık zannı"ndan nasıl arındırılacak?
Siyasi misket havası
Yoksa iktidar farkını ortaya koyma inancını yitirdiği için mi "devr-i sabık" üreterek ömrünü uzatmanın yolunu arıyor?
Her durumda temizlikten çok kirliliğe yarayan bir yaklaşım bu!
Besbelli artık; Adalet ve Kalkınma Partisi, ele geçirdiği muazzam fırsatı tepmeye kararlı. Birkaç cılız "özgün" görüntünün ötesinde siyasetteki bütün eski kötü alışkanlıklar sürdürülüyor, bazıları da geliştiriliyor.
Parti teşkilatlarındaki ikbal yarışlarını birazcık takip eden bunu görür.
ANAP'ın sadece habis yönlerini özümseme hızı baş döndürüyor.
Her ilin sağcı eşekarıları ampülün aydınlattığı peteğe üşüşmüş durumda. Kendi ifadeleri ile "Tayyipçilik" şu anda Türkiye'nin en yaygın işkolu!
Bunları teşhisin anahtarını da vereyim Her biri başbakandan misket arkadaşı gibi "Tayyip" diye bahsediyor.
Bunlara karşı Sayın Erdoğan'ın vaazlarından başka da hiçbir çaba yok!
Elbette partide tertemiz pek çok insan bulunuyor. Ama doyumsuz ikbal ve mal düşkünleri bütün partilerden daha hızlı biçimde öne geçtiler, harekete "dava heyecanı" ile katılanları kovmaya başladılar.
Bir hüsran vakası daha
Teşkilatlarda kirliler ve kirlenmeye aday olanlar gerçekten temiz insanları ayıklarken, Meclis'te yolsuzlukla savaş rüzgarları estirir görünmek gerçekten iç bulandıracak kadar ekşi bir şaka!
Partinin güngörmüş ve temizliğini korumuş eskileri ile daima temiz kalacağına inandığım birçok yeni milletvekilinin yaşadığı hayal kırıklığını iyi biliyorum. Bu kadar hızlı bir biçimde ANAP'ın habis yanlarını hatmetmek, duru yüreklerde amansız bir fırtına kopartıyor. Çok az değiller, ama çok çaresizler.
Böylesi bir iktidar gümbürtüsü altında "hak" adına ses çıkaracak kişi fitnenin merkezi ilan edilir; daha lafını tamamlayamadan boğulur veya kovulur.
Türkiye'de yolsuzluğun gerçekten sorgulanacağı bir olgunluk ve temizlik mevkii bulunmadığını defalarca kaydettiğim için Araştırma Komisyonu tarafından hayal kırıklığına uğratılmış değilim. Dağ fare doğurmadı ama ölü bir fil üredi.
Bu ölü fil, pazarlık leşi değilse bile, "zamanaşımı" dayatan bir olgudur. İster bile bile, ister hesapsızlıktan ötürü böylesi sonuçlanamaz bir girişimin kahramanı olsunlar, her durumda bu şaka, iktidarın kendi kendisiyle dalga geçmesidir.
KiÅŸiye kendi ettiÄŸini kimse edemez.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|