|
 |
|

Oğlumun katillerini sevgilisi tanıyor!
Zeytinburnu sahilinde, sevgilisinin gözleri önünde öldürülen Önder Özçebi, gözyaşları arasında toprağa verildi. Acılı ailenin katilleri tanıdığından şüphelendiği Özçebi'nin sevgilisi, korkup cenazeye katılamadı
Zeytinburnu sahilinde öldürülen 19 yaşındaki Önder Özçebi, dün Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsinin ardından Büyükçekmece'deki aile mezarlığında toprağa verildi. Özçebi'nin cenaze töreni sırasında annesi Çiğdem Unus, oğlunun tabutuna kapanarak fenalık geçirdi. Oğlunu öldüren katillere lanet yağdıran acılı anne Çiğdem Unus, eşinin boşandığı üçüncü karısından olan 14 yaşındaki üvey oğlu Ender Özçebi'ye sarılarak gözyaşı döktü. Acılı anne "Sanki Önder'in kopyası. Bir daha göremeyeceğim oğlum yerine seni doyasıya öpeyim" dedi. Uzun süre üvey oğluna sarılarak gözyaşı döken acılı anne, vatandaşlar tarafından güçlükle teskin edildi.
'KATİLİ TANIYOR' İDDİASI
Oğlunu öldüren katillerin yakalanmamasına tepki gösteren acılı anne "Devlet bu kadar mı aciz? Ben oğlumu asker ocağı yerine bugün toprağa gönderiyorum. Katillerin ise 3 gündür ellerini kollarını sallayarak dolaşıyorlar. Devlet yakaladıktan 3 ay sonra afla serbest bırakıyor. Katiller gençlerimizi dağda öldürdükleri yetmedi, şimdi de sokaklarda öldürüyor" dedi.
Acılı baba ise cinayetin gasp amacıyla işlendiğine inanmadığını söyleyerek "Hülya, oğlumdan 8 yaş büyüktü. Ben oğlumun Hülya ile birlikte olmasına karşı çıktım. İlişkilerini bitirmelerini istedim. Ancak benden gizli görüşüyormuş. Bir insan cep telefonu olmadığı için öldürülmez. Oğlumun katillerini sevgilisi Tuba tanıyor" dedi.
Ölüm sahili sesizliğe büründü
Zeytinburnu sahili, ortanın da altında gelirleri ile yaşam mücadelesi veren ailelerin bir solukluk nefes alabileceği nadir mekanlardan biri. Birçok baba tatile götüremediği ailesine bir deniz havası solutabilmek için, pek de harcama gerektirmeyen bu sahili tercih ediyor. Dar gelirli ailelerin yanı sıra, lüks mekanlarda buluşacak parası olmayan sevgililerin de uğrak mekanı burası...
Cinayetin ertesi gecesinde her zamanki kalabalık yok. Korkarak da olsa sahile gelenler, toplu halde gezmeyi tercih ediyor. Aydınlatması dahi olmayan sahilde güvenlik görevlilerine rastlayamıyoruz. Acaba başımıza bir şey gelecek mi diye tedirgin bir şekilde dışarıya çıkan insanlar alacakaranlık basmadan evlerine dönme telaşında.
Onu bensiz uğurladılar
Gözleri önünde sevgilisi öldürülen 27 yaşındaki Tuba Fidan ailenin tepkisinden korktuğu için cenazeye katılmadı. SABAH muhabirlerinin görüştüğü Fidan, olay anını gözyaşları içinde şöyle anlattı "Daha önce aynı tekstil firmasında birlikte çalışıyorduk. 2 ay önce Önder, patronla anlaşamadığı için işi bıraktı. Bir süre sonra da ben de ayrıldım. Önder Tutku Tekstil'de işe başladı. Bana da Popilon Tekstil'de işi buldu. Tutku Tekstil'de kesimci olarak çalışan Önder, mal dağıtımına da çıkıyordu. Benim çalıştığım tekstil atölyesine de mal getirip götürüyordu.
İKİ KEZ ATEŞ ETTİLER
Önder ile buluşmaya karar verdikten sonra aileme mesaiye kalacağımı söyledim. Sahile geldik. Bir süre birlikte gezdik. Bir banka oturduk. Bu sırada yanımıza 2 kişi yaklaştı. Uzun boylu olan kişi silahını çekti ve bankta oturan Önder'den cep telefonunu istedi. Diğer kişi de arkasına geçti. Önder "Cep telefonum yok" deyince, karşısındaki kişi silahını ateşledi. Önder vurulunca banktan kalkmaya çalıştı. Ancak silahlı kişi ikinci defa tetiğe bastı. Ben çığlık atmaya başladım. Şahıslar ise arkalarını bakmadan kaçıp uzaklaştı. İki kişinin yardımıyla Önder'i hastaneye götürdüm. Ailesi cinayetin benim tarafımdan planlandığını düşünüyor. Acılı oldukları için onlara hak veriyorum. Olayın şokunu hala üzerimde atmış değilim. Aileden korktuğum için cenazeye gitmedim. Onu bensiz uğurladılar."
NE DEDİLER?
* Kazım Nur; Evden dışarı çıkamaz olduk. Genç yaşta insanları öldürüyorlar. Hem de hiç olmadık yere. Böyle giderse şehri suçlulara teslim edeceğiz. Dışarı çıktığımızda başımıza bir şey gelmediği için şükreder hale geldik.
* Haci Kırmızı; (Zeytinburnu Sahili'ne gezmek için geliyor) İstanbul'da dışarı çıkarken çok düşünüyoruz. Bir de karanlık sahilde yürümek insanı daha da ürpertiyor. Bu sahillerin en azından ışıklandırılması gerekir. Bu şekilde suçlulara yataklık yapıyor bu sahiller.
* Adem Ceroğlu; Sahilde dolaşmak başlı başına bir korku olmuş. Daha önceleri bizler daha rahat dolaşabiliyorduk. Ama artık erkek olarak dışarı çıkarken düşünüyoruz. Kendimizi sağlama alıp yürüyoruz. Kadın çoluk çocuğun korkması normal.
* Ahmet Adak; İnsanların önce kendileri tedbirlerini almalıdırlar. 15 milyonluk şehirde her tür insanın olduğunu düşünüp ona göre hareket etmelidirler. Ama sahillerin bu kadar ıssız ve karanlık olması insanları korkutuyor. Halbuki ışıklı güvenlikli bir sahile herkes gezmek için gelebilir. Böyle olunca insanlar gelmek için çok düşünüyorlar.
Özer KILIÇ - Müslim SARIYAR
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|