|
 |
|

VEDAT BAYRAM
Yıldırım ve transfer komitesi
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve transfer komitesi önemli bir strateji takip etti. Bu stratejide gizlilik ön planda idi. Transferlerin dillenerek, piyasaların yükselmesini engellemek ana hedefti.
Geçmiş yönetimlerde, merak edilen ve basına bilgi sızdıran "yönetimdeki kuş" psikozu bu işte önemli etken olmuştur. Bu psikoz, içinde ana hedefe ulaşmaya çalışan, Sn.Başkan, Kutlualp, Uslu ve Ekşioğlu, yakın dostlarını kırma pahasına bu mücadelelerini devam ettirdiler.
Hayırlı olsun.
Önemli isimleri de, takıma kattılar.
Sayın Aziz Yıldırım'ın bir süredir sürdürdüğü bu gerekçeli plan; yönetici arkadaşları, Kutlualp-Uslu-Ekşioğlu üzerinde bir baskı oluştursa da çalışmalar kamuoyuna sızdırılmadı.
Tüm bunlara rağmen; Pierre Van Hooijdonk'un fiyatının yükselmesi engellenemedi.
Demek ki, bu kadar eziyete ve gizliliÄŸe gerek yokmuÅŸ.
Sonuçta Fenerbahçe'nin izlediği, transfer politikası ile taraftarın büyüyen beklentilerine, bu değerli arkadaşlarımızın gayretleri ile büyük oranda cevap verilmiş oldu.
Yani, dağ fare doğurmadı.
Şimdi, taraftarın ve kamuoyunun beklentisi, kaleci probleminin de öncelikle halledilmesi yönündedir.
Aziz Yıldırım, Mahmut Uslu, Hakan Kutlualp, İlhan Ekşioğlu'ndan oluşan komiteyi gayretli çalışmaları dolayısı ile kutluyoruz.
Gürtuna kahraman olur..
Sn.Başkan Gürtuna'yı uzun yıllar öncesinden, Kartal'da siyaset yaptığı dönemlerden tanırım. İşgal ettiği makamında; sistemli çalışıldığında, yaptırım gücü ve kudretini de biliriz.
Tüm bu tanışıklık ve bilgiler doğrultusunda, cümlelerimi hassasiyetle kurmaya gayret etmeme rağmen, zorlandığımı ifade etmek isterim.
İstanbul'un şehremini ve halk adına sahibi Sn.Başkan'ın gücünden veya "makamından" spor adına iyi istifade edilmediğine inanıyorum.
İnanmak bir yana, bunun örneklerini gün be gün yaşıyor ve üzülüyorum!
Eleştirmek adına da değil, gerçeğe yöneltmek, spora ve kendisine katkı sağlamak adına, zorlanarak bu tespitleri yapıyorum.
Basında bir taraftan, G.Saray'ın maçlarını oynayacağı, Olimpiyat Stadı'nın yollarının yetişip yetişmeyeceği manşetlerden verilirken, diğer yandan Haliç'te Beach Volley organizasyonunda, başkanın demeçleri ve resimleri yer alıyor.
Üstüne üstlük, voleybolcular su tankerinin arkasındaki vananın altına, çömelmek sureti ile duş alıyorlar!
Oldu mu ÅŸimdi yani?
Şehrin devasa sportif problemleri, gazete manşetlerine çekilirken, başkanı buralara yönlendirmek!
Yetmiyormuş gibi Haliç'i tanıtmak adına yapılan, amatörce organizasyonda başkanı küçülterek resimletmek ne ile bağdaşır?
Bir portatif soyunma odası ve duş tertibatı kurduramamak!
Sonra da bunun adına organizasyon diyerek başkanı oralara götürmek oldu mu yani?
Sporu bilmek, organizasyonların ehli olmak böyle mi oluyor?
Sn.Başkan, İstanbul'da daha önce emsallerini birlikte gördüğümüz Büyükşehir Belediyesi ile Beden Terbiyesi'nin müşterek hizmetleri olmuştur.
İstanbul'un, en enteresan noktasındaki Beylerbeyi Stadı, bu müşterek hizmetlerin örneklerinden biridir.
Yapımından dolayı, adli takibata da uğradığımız bu stadın ortaya çıkmasına;
O tarihlerde sizin yerinizde bulunan "Sn.Tayyip Erdoğan" talebimiz üzere araçlarını seferber ettirerek, vesile olmuştur.
Şimdi aynı yöntemlerle, kamu oyundaki yol problemini siz gündemden kaldırın. Karayolları'nca yapılması gereken asıl çözüm şu anda uygulanmadığına göre; daha önce, çözüm önerilerinde önerdiğimiz ve kurulca başlatılan mevcut yolların iyileştirme çalışmalarını, araçlarınızla takviye edin makine parkınızı buraya seferber ederek mevcut stada giriş yolunu da genişletmek sureti ile problemi zamanından önce çözünüz.
Sonra da İstanbul halkının karşısına çıkıp, "Yol problemi ve maç sonrası araç nakli halledilmiştir. Şehre ve stada hediyemiz olsun" deyip, kahraman olunuz!
Lütfen siz de ufak organizasyonları mahiyetinize bırakarak, güç ve zamanınızı büyük toplumsal hadiselere teksif ediniz.
DeÄŸdi mi Turgay Demirel
Her vesile ile Türk sporundaki başarılarımızı yinelerken, 'Basketbol'daki Avrupa ikinciliğimizi mutlaka vurguluyoruz.
Hatırlayınız; 2001 yılında, hassas dönemlerden geçen ülkemiz için, bu başarımız önemli bir moral kaynağı olmuştu!
Önce Federasyon 'Abdi İpekçi Salonu yetişir mi, yetişmez mi' diye paniklemişti. Ancak gerek kendilerince yapılan iç tadilat, gerekse Spor Müdürlüğü'nce yapılan çevre düzenlemesi ve işgallerin kaldırılması ile başarılı bir organizasyona imza atılmıştı.
Ardından final maçı, tüm Türkiye'nin benimsediği 12 Dev Adam Şarkısı aylarca insanımızın ağzından düşmemişti.
İkinciliğin ardından, verilen davetlerde sevgili Turgay Demirel başarının onuru ile 40 yıllık halterciler gibi dolaşıyordu! Haklı olarak.
İşin kuralına uymadı
Emeği geçen herkese plaket dağıtmakla meşguldü! Çünkü biliyordu ki, televizyonun karşısında dua eden, tezahürat yapan insanımızın dahi, bu organizasyona emeği geçmişti. Federasyon Başkanı da kimseyi atlamadı! Katkı sağlayanlara gereğini yaptı.
Ancak, bu kadar zeki bir adam, bu başarılar elde edilirken, işlerin de kuralına uygun olarak yapılması gerektiğini hesap edebilmeli idi.
Bilerek, bir usulsüzlük yaptığına inanmıyorum!
Ne olurdu? Sayın Demirel;
İstanbul'daki Abdi İpekçi'nin kirasını da, İl Müdürlüğü'ne yatırsaydın.
İnat edip de 5 trilyon reklam parası alırken, Yıldız ve Genç Basketbolculara gidecek ödenekleri, kirayı ödemeyerek kesmeseydin.
Gazete manşetlerine "Basketbolda usulsüzlük" diye çıkarak; şahsının, ülkenin ve basketbol milli takımının bu başarılarını gölgelemeseydin ne olurdu?
VerdiÄŸin bunca emeÄŸe ve gayrete deÄŸdi mi?
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|