kapat
24.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

SAVAÅž AY


Kızılağacın derdi herkesi neden gerdi

Karadeniz'de; özellikle de Ordu dolaylarında kızılağaç (mahalli adı ile Yaykın) son yıllarda hakkında en çok konuşulan, tartışılan ve fındığa alternatif olarak gösterilen bir ağaç türü. Bu konuda tez ve antitez oldukça sert tartışmalarla ortaya konuyor. İşin içinde ya da yakınında olmayanlar farkında değil ama bürokratik ve siyasi platformda "düşük yoğunluklu bir çatışma" yaşanıyor. Konunun uzmanı değilim. Hatta tarzım, tavrım itibariyle alakadar olmak yanlısı bile değilim. Lâkin günlerce bu tez ve antitez arasında kalıp bir yığın laf, fikir, öneri duydum. O nedenle üstüme farz oldu diyor ve nedir bu kızılağaç? diyerek mevzuatını başlatıyorum. Kısmetse bir iki gün bu konuyu ortaya koymam, meseleyi açmama yeter. Sonra da her görüşe açarım bu sütunu. Önce bakalım; Kızılağaç nedir? Yararları nedir? Zararı var mıdır? Hakikaten ekonomik bir kıymeti var mıdır?

Yetişme koşulları
Kızılağaç iklim isteği çok geniş olan ve hızlı büyüyen yerli ağaç türü. Optimum gelişimini Karadeniz'in kuzeye bakan yamaçlarında 300-900 metre rakımlar arasında dere boylarında, milli topraklarda, rutubetçe zengin, kumlu, maden ve besin maddesince zengin topraklarda göstermekte.

Kızılağaç yarı ışık ağacı. Rutubet ve su isteği yüksek. Sıcaklık isteği orta ve gelişim alanlarında dona ve oksijence fakir taban suyuna dayanıklı. Bu bakımdan su kaynaklarının kıyı ve yakın çevrelerinde yaşayabilmekte. Köklerinde havanın azotunu toprağa bağlayan yumrular bulunması sebebiyle fakir toprakların azot ile zenginleşerek verimli hale gelmesini sağlar. Bundan dolayı boniteti düşük topraklarda bile yetiştiğinden nemli, fakir, kumlu yetişme ortamlarında önce ağaç olarak kullanılır. (Yaltırık 1993) Toprağı ıslah eden tek ağaç türü.

Sosya-ekonomik problemler
Ülkemizdeki ormanların hemen hemen tümü devlete ait bulunmakta. Doğal ormanların verim gücünün azalması, plantasyon ormanlarının büyük kısmının halen üretime sokulmaması, yeterince endüstriyel plantasyonların (hızlı gelişen türlerle ağaçlandırma) yapılmaması sebepleriyle orman ürünleri arzı azalırken, her geçen gün nüfus artışı ve kalkınmakta olan ülkemizde orman ürünü işleyen sanayinin gelişmesinden dolayı talep artmakta. Arzın talebi karşılamamasından beri her yıl binlerce metreküp ve ton orman emvale ithal edilerek açık kapatılmaya çalışılmakta. Doğu Karadeniz Bölgesi, halkı milli gelirden en az payı alan, geçim darlığı sebebiyle köyden kente en çok göçün olduğu bölgemiz.

Fındık kadar yer
Fındık 0-600 m. rakımlar arsında iyi bir gelişme göstermekte, bu rakımdan sonra ise verimi düşmekte. Sarp, engibeli ve dar bir yapıya sahip bölgede düşük arazi miktarının çok olması artan nüfusun da etkisiyle halkın gelirini düşürüp mağdur etmekte.

Bölgede kızılağaç, yoğun yerleşim alanları ve fındık tarımının yapıldığı yerlerle iç içe bulunmakta. Halen orman kadastrosu ve tapulama tamamlanmadığı için üç hektardan büyük veya bitişiklikten dolayı üç hektarı geçtiğinden orman olduğu gerekçesiyle 'Devlet elimizden alır' korkusundan, dar gelirli halk bilinçsizce ve belki de toprağımı kurtar, mülkiyetini alırım düşüncesinden hareketle kızılağaçları keserek fındık alanlarına dönüştürülmekte.

YARIN ; Peki kızılağaç fındığın yerini tutar mı?


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler



Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır