|
 |
|

SERVET YILDIRIM
Dikkat çeken birkaç gelişme
Merkez Bankası beklenti anketleri yılsonu hedeflerinin yakalanacağı konusunda piyasaların iyimser olduğunu ortaya koyuyor. Eğer sonbahardan itibaren hava değişmezse beklentiler doğru çıkabilir. Ancak bu hafta dikkatimizi çeken birkaç gelişme, ekonomide her şeyin aslında o kadar da toz pembe olmadığını gösteriyor.
Bunlardan ilki hükümetin IMF ile yaklaşık 2.5 katrilyon liralık ek tedbir alınması üzerinde anlaşması oldu. Hatırlarsınız, birkaç ay önce ortalık vergi barışının yarattığı iyimserlikle kaplıyken, kamu maliyesinde hedeflerden sapma olacağı yolundaki uyarılar hükümet tarafından kabul görmemişti. IMF ile üzerinde anlaşılan paket ile bütçede sorun olduğu teyit edildi.
İkinci önemli gelişme cari işlemler açığı hedefinin tekrar revize edilmesi oldu. Reuters'ten Hatice Aydoğdu'nun haberine göre, hedef 6.1 milyar dolardan 7.4 milyara yükseltildi. Yılbaşında 3.5 milyar dolar olarak açıklanan 2003 hedefi Haziran başında 6.1 milyara yükseltildiğinde birçok kişi daha yüksek tahminlerde bulunmuştu. Bu tahmincilerin haksız olmadıkları görüldü. Eğer TL yılın geri kalan döneminde reel olarak değer kaybetmezse ve ithalattaki artışı yavaşlatacak tedbirler alınmazsa 2003 sonu itibariyle açığın revize hedefin de üzerine çıkması mümkün.
İşçiye zam programı deldi
Üçüncü gelişme ise kamu işçilerine gelecek yıl yapılacak zammın enflasyon ile ilişkilendirilmesi oldu. Uygulanan program kapsamında ücret artışlarının enflasyona endekslenmesinden vazgeçilmişti. Ancak Salı gecesi sağlanan uzlaşma ile program bir ölçüde delinmiş oldu.
Yine aynı uzlaşma kapsamında hükümetin kamuda zorunlu emeklilik uygulaması yapmayacağı yer alıyor. Bu madde de IMF ile üzerinde anlaşılan ve yılsonuna kadar kamudaki 25,000 atıl istihdamın ortadan kaldırılmasını öngören programa uymuyor. Zorunlu emeklilik olmaksızın yapısal performans kriteri niteliğindeki bu hedefe ulaşmak mümkün olmayabilir.
Bu haftanın dikkat çeken diğer bir gelişmesi de Plan Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen ve Özelleştirme İdaresi'ne Hazine garantili borçlanma imkanı veren bir tasarı ile Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi Yasası'nın delinmesi oldu. Aynı tasarıyla Türk Telekom'un hisse senedine çevrilebilir araçlar ihraç etmesinin de yolu açılıyor. Bu tür bir imkan bugüne kadar borçlanma konusunda uzmanlaşmış Hazine tarafından yürütülen borçlanma faaliyetin başka birimler tarafından da yapılmasına yol açacaktır ki, bu da sakıncalar yaratabilecek bir durum olur.
Bu gelişmeler ekonomideki olumlu havaya ve rakamlara rağmen riskleri gözden uzak tutmamız gerektiğini hatırlatıyor.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|