|
 |
|

Karadeniz'e kafa tutan Kadın: Balıkçı Makbule
Ona tekmil balıkçı tayfası 'reis ana' diyor. Makbule reis ise 24 yıldır dümen tutup ağ çevirmesine karşın hâlâ yüzme bilmiyor
Makbule Memiş 45 yaşında, altı çocuk anası bir Fatsa kadını. Onu bu sayfaya taşıyan ise yaptığı iş. Çünkü o 24 yılın 24 ayar balıkçısı. Eşi ve çocuklarıyla birlikte her sabah Medreseönü kıyısından tekne indirip Karadeniz'e açılıyor, mezgit, hamsi peşinden ağ atıp, zıpkın savurarak derya kuzusu topluyor. Teknesinde yekenin başında dümen tutarken az ötesine oturup soruyorum
* Rastgele Makbule Hanım. Nasıl bu gün işler?
- İyi desem yalan, kötü desem günah olur. Orta karar diyelim abi.
* Bütün Karadeniz kadını ya fındıkta ya çayda, mısırda, davar gütmekte ya da ormanda. Peki senin ne işin var deryanın ortasında?
Makbule Memiş inci gibi bembeyaz ve sağlıklı dişlerle gülerek, bölge insanına has şakacı tarzıyla yanıtlıyor sorumu. Diyor ki
- Bu benim altı çocuğun babası var ya. Hani bak şu iskelede durup bize bakanlar arasında en kavak ağacına benzeyeni. İşte o itti beni denize.
* Ona varınca mı balıkçı oldun yani sen?
- He yaa! Bak bu adam deniz polisidir. Sana elçi göndermiş, istetiyor Allah'ın emriyle dediler. Bubamlar da verdi beni ona.
* Polis miymiÅŸ peki?
- Ne gezeeer!.. Bir baktım ki adam balıkçıymış. Kısmet dedim ne diyeyim. Fatsa'dan bu Medreseönü'ne gelin gelince baktım ki ne fındık var ne bi şey. 'Gel benlen suya açıl' dedi.
* Sen ne dedin?
- Peki bir günlük geleyim dedim gittim.
- Eee?
- (Gülerek) Geldim ama 24 senedir denizden dönemedim.
* Seviyor musun peki denizi?
- Vazife, görev işte... Seviyorum tabii. Meslek bu. Başka iş yok ki. İhtiyaç olmasa denize niye çıkayım ama? Tehlikesi büyük bu Karadeniz'in.
* Ne tehlikesi var anlat hele?
- Anlamassın hiç. Hava bir eser ki. Bak birgün oğlumla ağ kuruyoruz. Oğlan döndü bana bağırıyor " Geliyi ana geliyiii!" diyor. Ula ne geliyi dememe kalmadı; hava bizi yakaladı. Ancak 2 saatte tosbağa gibi sürünüp girdik limana. Çıkınca toprağı öptüm.
* Geçmiş olsun. Sen iyi de yüzersin herhal?
- Yok yahu ne gezer. Ne yüzmesi. Kurnada bile boğulurum ben
* !...
- Şaştın di mi? Şaşarsın ya. 24 sene gece gündüz denizdeyim ama yüzme bilmem.
* Ya düşersen peki? Ya dalga gelirse ne edeceksin?
- Geldi de attı beni iki defa . Birinde iyicene dibe çöktüm.
* Nasıl oldu peki?
-Kocam hortumla salyangoza daldı Ünye'de. Hava patladı birden. Dalga bir vurdu tepeledi attı ummana. Dibe dibe gittim. Hortumu bırakmadım Allahvekil.
* Vah be kızım. Nasıl kurtuldun sonra?
-Oğlum atladı ardımdan. 7 kulaçta saçımdan yakalayıp çekti yukarı. Gidecektim Dilek kız gibi az daha.
* Dilek kız mı? O da kim?
- Bilmez misin? Anlatmadılar mı? Buraların en güzel kızıydı Dilek kız. 16 yaşındaydı. İki kayık birlikte çıktık 6 sene önce. Girişte fırtına kaptı bizi. Güç bela limana sokulduk biz. Bunlar kapı ağzında dalgayı yandan yediler. Kayık beşik gibi salınıp kayalara tosladı. Paramparça oldu. Hepsi dağıldı. Köyün yiğitleri atladılar. Üçünü canlı aldılar Dilek kızın da ölüsünü...
* Hadi konuyu değiştireyim. Dişlerin çok sağlam maşallah.
- (İç çekerek yanıtlıyor) Ahhhh!. Yiyecek bir şey bulamadıktan sonra neye yarar be abi!..
Barınak gerekli Medreseönü Belediye Başkanı Mustafa Tandoğan dertli. Neredeyse ağlayacak gibi oluyor bu pehlivan yapılı adam. Diyor ki Kayığı kenara çekmek zulümdür Savaş Bey. Hele de kötü havada. Ama mecburuz. Çünkü barınak yok. Bunca vergimiz, emeğimiz. Peki devlet baba bize bir barınağı çok mu görüyor. Bak enerjiyi yer altına atıyorlar. Metrolar yapıp kayalar deliyorlar. Buraya bir barınak çok mu. Millet hep kırılsın mı? Hava esince çok zor oluyor... Enerji yer altına iniyor metrolar yapılıyor istediğimiz bir barınak yav.
RASTGELE MAKBULE REİS!..
Görücüler "Deniz Polisi'dir dediklerinde o da ailesi de heyecanlanmış. Düğün dernek kurulmuş, Makbule gelin Fatsa'dan yola çıkarılmış. Ama Medreseönü'ne geldiğinde anlamış ki, "Deniz Polisi" dedikleri bildiğimiz balıkçı. "Kısmet" demiş evinin işlerine dalmış. Sonra bir gün eşi, "Gel benlen suya açıl" deyince vurmuş kendini denize. O gün bugündür de yekenin başında dümen tutuyor. Denize ağ atıp, bulutlara bakıp fırtınaları gözlüyor.
SavaÅŸ AY
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|