kapat
24.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

Denize düşünce 'Kusay'a sarıldı

Uday, başkan olmak istiyordu. Kötü olan imajını düzeltmeye çalıştı, ancak babası onu değil Kusay'ı seçtiUday bunu içine sindiremedi. Kardeşini düşmanı bildi. Rejim devrildi. Ona el uzatan tek kişi "Yılan" lakaplı kardeşi oldu

İkisi de zengin ve ünlüydü. Ömür boyu devlet başkanı olma garantileri vardı. İkisi de babalarını çok seviyordu. Ona ölene kadar sadık kalma yemini etmişti. İkisi de katildi, elleri kanlıydı. Ve ikisi de aynı yerde, Musul'da bir evde yanyana öldü... Uday ile Kusay Hüseyin'in ne kadar ortak yönü var değil mi?.. Uzaktan bakınca öyle. Ancak iki kardeşin hayatlarını incelendiğinde hiç de öyle olmadığını, aslında ağabey Uday'ın kardeşi Kusay'dan nasıl nefret ettiği rahatlıkla görülebiliyor.

Uday ile Kusay, aslında Saddam'ın iki farklı yüzünü bölüşmüşlerdi. Ağabey "psikopat, gözünü kırpmadan insanları öldürebilme" özelliğini, kardeş de "sakin" yüzünü almıştı. Uday medyatik olmayı, gece hayatını seviyordu. Kusay ise kendini devlet ve ordu işlerine vermişti. Her zaman "gününü bekleyen adam" gibi ağır başlı davranmayı tercih etmişti.

Üniversitede mühendislik okuyan Uday, başkanlığı bir gün babasından alacağı garantisiyle rahat bir yaşam sürüyordu. İçki, uyuşturucu, seks partileri, hızlı otomobiller...

İKİ EVLİLİK ONU YIKTI
Kusay ise tipik bir evine sadık erkekti... 17 yıllık eşini aldatmadığı, 3 çocuğuna gözü gibi baktığı söyleniyor. Yıllarca sabredip önce 80 bin kişilik Cumhuriyet Muhafızları'nın başına geçti, ardından Muhaberat adlı istihbarat servisinin lideri oldu. Asıl mesleği avukatlık olan Kusay, sabrının sonunda ödülünü aldı ve babasından "Halefim sensin" sözünü aldı. İşte o gün Uday için "gizli nefret" başladı.

Uyuşturucu, içki ve gücün etkisiyle Uday artık sınırı aşmıştı. Emirlerini yerine getirmeyen herkesi öldürmeyi, beğendiği her kadına tecavüz etmeyi kendisinin doğal hakkı görüyordu. Babasının bir korumasını öldürünce Saddam, onu hapse attı. Sonra da İsviçre'ye 60 günlüğüne sürgüne gönderdi. Bir barda İsviçreli bir polisle kavga edince babası onu yeniden Bağdat'a çağırmak zorunda kaldı. Saddam, oğlunu açıkça uyardı Bu şekilde iktidara geçemezsin.. Uday, durulması gerektiğini anladı ve evlendi. Ancak yılların playboyu, eşi evin sorumluluklarını her hatırlattığında karısını dövmeye başlayınca genç kadın kaçtı.

SİNSİ SİNSİ İKTİDARA
Uday, kötü imajını düzeltmek için 1993'te ikinci evliliğini yaptı. Youth TV adlı bir müzik kanalı kurdu, futbolla uğraştı. Babasının gözüne girmeye çalıştı.

Ancak Uday için sonun başlangıcı, 1995'te ikinci eşinin de kaçmasıyla değişti. Öz amcasını vurdu... 1 yıl sonra Bağdat'ta kırmızı Porsche'uyla gezerken saldırıya uğradı. Vücuduna 8 kurşun saplandı. Felç kalma riski varken bir Fransız doktor tedavi edip onu ayağa kaldırdı. Bağdat'a döndüğünde duyduğu iki cümle sonrası Uday, artık resmen kardeş düşmanı oldu Saldırıyı baban ya da kardeşin düzenlemiş olabilir. Baban, kardeşini halefi ilan etti...

Uday, koltuğu kardeşine kaptırmanın acısını sineye çekti. Baba korkusundan susmayı tercih etti. Belki o öldükten sonra, Kusay'la hesaplaşacaktı. Yıllar sonra rejim devrildi. Ve "Kurt" lakaplı Uday, "Yılan" lakaplı Kusay'la yalnız kaldı. Nefret ettiği kardeşiyle aynı kaderi paylaştı... Amerikalı bir profesör, iki kardeş için şunu söylüyor Tipik bir diktatör oğulları kavgası. Sinsi Kusay, ağabeyi başa geçse bile onu koltuktan indirirdi. Saddam bu gerilimi yıllar önceden sezdi ve küçük oğlunu halefi ilan etti...


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler



Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır