kapat
20.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

ALİ POYRAZOĞLU


Mermerin yalnızlığı bitti...

Tam 20 yıldır bekliyordum.

"Şu tiyatronun restorasyonu yapılsa, çıksam oynasam; mermer tiyatronun yalnızlığı bitse, seyirciyle buluşsa artık.." diye bekliyordum.

Sonunda muradıma erdim. Hem de yaş günümde. Bana en güzel yaşgünü hediyesini yine tiyatro verdi. Bodrum'dayken sık sık geceyle gündüzün buluştuğu anda sahneye çıkan Ay'ın tek kişilik gösterisini izlerdim o tiyatroda.. Ege'nin en güzel tarihi tiyatrosunda.. Tiyatroya Turkcell'le Ericsson el attılar; restorasyonu üstlendiler.. 1988 yılında başlayan çalışmalar bitti.

12 Temmuz 2003 gecesi saat 21.30'da tam 2000 yıl sonra o tiyatronun sahnesine bir oyuncu çıktı ve tiyatronun ikinci yaşamını başlattı... O oyuncu bendim. "Ödünç Yaşamlar" adlı oyunumdan o tiyatroda ayın her gece yaptığı tek kişilik gösterileri anlattığım "Yasaklı Tiyatro'da Günbatımı" adlı bölümü oynadım.. Sahneye çıkarken içimden "Bütün meslekdaşlarım adına bu akşam sahneye çıkıyorum. Bu topraklarda tiyatro oyunculuğu yapan herkes bu akşam burada benim yerimde olmak isterdi. Büyük bir özveriyle tiyatroculuğu sürdüren herkesin de hakkıdır. Öyleyse ben de kendi adıma değil bütün tiyatrocular adına sahneye çıkıp oynayacağım..." deyip ayağımı attım sahneye.

Ne yaptım, ne oynadım, nasıl oynadım anlatacaktım ama gazetelerde tiyatronun 2000 yıllık yalnızlığının bittiği geceyi anlatan öyle güzel yazılar çıktı ki onlardan bölümler aktarayım istedim.

* "VATAN-Murat Birsel"

Tiyatroya aktör olarak can üflerken o dünyanın bütün şifrelerini önümüzde çözdü, bir tür diriltme ayini büyüsü yaptı ve büyü tuttu, tiyatro canlandı.

Bodrum Antik Tiyatro'da Ali Poyrazoğlu'nu izlemeyenler çok şey kaçırdı, iki bin yıllık yolculukta nasıl bir enerji kaykayına binip de izleyen herkesi peşinde sürüklediğini görmenizi isterdim.

İzleseydiniz; Antik Tiyatro'dan şanına uygun bir rezonansta enerji yayıldığını, kozmik selamların yerini bulduğunu hissederdiniz.

Poyrazoğlu ne yaptı, insanın kendisiyle hesaplaşmasını nasıl aktardı, tarihte nasıl dolaştı, alkış kutusunu kimler için açtı...

Burada aktaracak değilim, umarım o tirad kendi kaleminden herkese yansır; ama onu ilk kez yazılmasına vesile olan Antik Tiyatro'da dinlemek vardı işte!

İstanbul'dan kalkıp salt Antik Tiyatro iki bin yıl sonra tekrar hayata dönecek diye Bodrum'a gitmeyebilirdim. O zaman şu satırları yazamıyor, ne kaçırdığımı da bilemiyor olacaktım...

Ali Poyrazoğlu'na teşekkür etmek gerek...

Tiyatroya aktör olarak can üflerken o dünyanın bütün şifrelerini önümüzde çözdü, bir tür diriltme ayini büyüsü yaptı ve büyü tuttu, tiyatro canlandı.

* "MİLLİYET-Serpil Yılmaz"

Ali Poyrazoğlu 2000 yıl sonra uyanan tiyatroda sahne aldı. Aslında evi tiyatroya bitişik olduğundan sık sık iner bu sütunların arasına çok iyi bildiği Yunanca oyunlardan birkaç bölüm çalışırmış, eskilerde de...

Işığa, sese pek ihtiyacı yoktu Poyrazoğlu'nun; kuvvetli bir rol arkadaşı vardı. Sahneye çağırdı; Ay!

Ay gerçekten de sahnenin ortasına indi inecek gibiydi; dolunay zamanıydı, Poyrazoğlu'nun gökyüzüne doğru uzanan eline selam veriyormuydu ne?

Poyrazoğlu açılışı yapılan antik eserin bir tiyatro olduğunu beynimize öyle bir çıktı ki, bundan sonra burada kim sahne alırsa alsın; burasının tiyatro olduğunu hatırlamak zorunda kalacak.

Biraz övmüşler sağolsunlar ama hüner bende değil mermerin yalnızlığının bitişinin yarattığı büyüdedir; biline...


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler



Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır