kapat
20.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

NECATİ DOĞRU


Adaletin kızı! Neşter davası!

Hafta içinde birkaç gün üst üste "Bu dava nereye gidiyor... Hukuk kılıfa mı geçiriliyor... Avukatlar tutuklanacak mı...?" diye yazmıştım, siz okurlardan "devam et... devam et... her gün yaz..." diyen yoğun destek gelmişti. Neşter Davası'nın avukatları ise; "Yazıyorsun ama yargılama sürecini etkilemeye hakkın yok... Yazıların peşin hüküm dolu... Avukat düşmanı mısın?" diyen uyarı mektupları gönderdiler, "Sana da bir gün avukat lazım olur..." diye kibarca telefonlar ettiler.

Hakları var.

Adalet herkese lazım...

Avukatlık mesleği de "suçluyu aklayıp beraat ettirme" sanatı değil. Suçlu ile suçsuzun ayırdedilmesine katkı sağlama mesleğidir.

Avukata saygımız sonsuzdur. Çok değerli avukatlar var. Benim gözümde bütün yargıçlar, hakimler saygındır.

****

Yargı sürecini etkilemek aklımın ucundan geçmedi, geçmez. Bağımsız yargı ve yargıçlarımızın; "yargı sürecini etkileme amaçlı yazılmış yazılarla adaletin yerini bulmasını isteyen yazıları" ayırabilecek ve bu tür baskıları önemsemeyecek güçte olduklarını bilirim.

Amacım dikkat çekmekti...

Neşter Davası sıradan bir dava değil. Devlet hastanelerine ilaç ve tıbbi malzemenin alımında pis bir düzen kurulmuş. Davanın savcısı Ömer Süha Aldan, 14 ay çalışmış, 254 sayfalık iddianame hazırlamış. SSK hastaneleri, Bağ-Kur, Emekli Sandığı, bakanlık ve üniversite hastanelerinde toplam miktarı 4.5 milyar dolara ulaşan bir soygun düzenin kurulduğu belge belge, şirket şirket, kişi kişi sergilenmiş. Profesör doktorlar, ilaç şirketleri, tıbbi malzeme satan firmalar, bakanlık yüksek bürokratları aralarında çıkar ilişkisi kurarak, rekabeti boğan kartelleşme yaratarak devleti soymuşlar.

59 sanıklı dava açılmış.

9 sanık tutuklanmış.

****

İlk duruşmada tutuklu sanıklar "100 biner dolarlık kefaletle" serbest kalmışlar, soyulan SSK'yı her nedense sadece 1 avukat savunurken, 59 sanığı 110 avukat (bana gelen mektuplarda bu sayının 110 değil 46 olduğu belirtiliyor) savunmuş. Sanıkların mallarına, servetlerine, nakitlerine el konulmuş olmasına ve günlerden cumartesi, bankalar kapalı bulunmasına rağmen sanıklar 100 biner dolarları bulmuşlar. Adalet Bakanlığı müsteşar vekili de talimat vererek tatil olmasına rağmen vezneyi açtırmış, sanıklar kefaleti yatırmışlar, serbest kalmışlar. Sanık avukatlarından biri 500 milyon lira aylıklı emanet memuruna bir teki için 1000 dolar (1 milyar 380 milyon lira) rüşvet vererek gizli kalması gereken kasada kilitli CD'leri satın almış. Diğer avukatlarla dinlemişler.

****

Ben bütün bunları alt alta yazıyorum. Neşter Davası nereye gidiyor? Hukuk kılıfına mı uyduruluyor? Bize hukuk diye anlatılan "suç işlemiş insanları temize" çıkarma sanatı mıdır? "Hukuk devleti" dedikleri boş bir hikaye midir? Hakimler, ayet sıralayan imamlar gibi sadece kanuna ve maddeye mi bakarlar? Hukuk sadece şekil midir? Kanuna ve maddeye uydurunca hukuk biter mi? Adaletin simgesi olan ve elinde terazi tutan kızın gözleri niçin bağlı resmedilmiştir?

Diye soruyorum.

Avukatlara saygısızlığımdan... Yargıçlara hürmetsizliğimden... Değil...

Dikkat çekmek için.

Dikkat çekmeye devam edeceğim.

Mesajlarınız için ndogru@psabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler



Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır