|
 |
|

Eyvah Seyfettin!
İkisi de Marmara Adası'nda doğup büyüdü... Biri eski sol militan, diğeri ülkücü mafya... Bir diskotek için karşı karşıya geldiler... Amansız mücadele, kaçak mazot çetesinin bitişiyle son buldu
70'li yıllarda sol bir örgütün hızlı militanlarındandı Seyfettin Karataş. 1958'de Marmara Adası'nda doğmuştu. Ada'da sol örgüt adına faaliyetlere katıldı. Eylemlerde kullanmak için, 4 arkadaşıyla birlikte, mermer ocaklarından dinamit çalarken yakalandı, 1981 yılında cezaevine girdi.
Karataş'tan 5 yaş büyük olan Recep Ahmet Mercan da, Marmara Adası'nda yaşıyordu, ama ülkücülere yakındı. Fakir bir ailenin çocuğuydu, simitçilik yaparak yaşamını kazanmaya çalışıyordu. Zengin olma planlarıyla İstanbul'a geçerek tekstil işine başladı. Ancak kısa süre sonra iflas etti. Bu kez, bir tanker alarak apartmanlara fuel-oil servisine başladı. Ardından, kaçak mazot işine el attı ve 20 yılı aşkın bir sürede trilyonlar kazandı.
Seyfettin Karataş da, 3 yıl cezaevinde kaldıktan sonra İstanbul'a geçti, ama işi Mercan'ınki kadar 'rast' gitmedi. Çeşitli işler denedi, başarılı olamayınca çaresiz baba ocağı Marmara Adası'na döndü. Turizm potansiyelinden yararlanmak düşüncesiyle diskotek açmak istedi, babadan kalma arsayı kullanacaktı, ama inşaat için yeterli parası yoktu. İstanbul'da müteahhitlik yapan, ülkücü kökenli kayınbiraderlerine ortaklık teklif etti, kabul ettiler. Adanın en iyi yerindeki arsa üzerinde inşaat başladı ve 2000 yılı yazında, yaklaşık 1000 kişilik diskotek açıldı. Büyük ilgi gören diskotek kısa zamanda tatilcilerin gözdesi oldu.
ESKİ ÖZEL HAREKATÇI NASIL GAFİL AVLANDI?
2001 yılında da parlak bir sezon geçiren diskotek, "kazandığı" paralarla adada pekçok arsa ve binayı "ele geçiren", bu nedenle "İmparator" lakabıyla anılan Recep Ahmet Mercan'ın dikkatini çekti. Mercan, bu diskoteği de almayı kafasına koydu. Önce o sıralarda ekonomik sıkıntı içinde olan Karataş'ın kayınbiraderlerinin hisselerini satın aldı. Sonra da, Karataş'tan hisselerinin tamamını kendisine devretmesini istedi. Karataş, bu teklifi geri çevirince, bu kez tehdit edip, korkutarak diskoteği almaya çalıştı. 2001 yılı Kasım ayında, yanında çalışan eski özel harekatçı Fikret Acar'ı bu amaçla Marmara Adası'na gönderdi.
Ada'ya giden Acar, bir kahvede bulduğu Karataş'a "İmparator seni görmek istiyor" dedi. Karataş gitmeyeceğini söyleyince, eski özel harekatçı Acar silahını çekti. Ama Karataş, ondan daha hızlı davrandı ve Acar'ın elindeki silahı alıp, Acar'a arka arkaya ateşledi. Silahtaki 11 kurşun Acar'ın vücudunun çeşitli yerlerine isabet etti. Acar mucize eseri kurtuldu, ancak sakat kaldı.
DİSKOTEĞİ KURTARMAK İÇİN İHBAR ETTİ
Tutuklanan Seyfettin Karataş ise, yıllar sonra yeniden cezaevine girdi. Yaklaşık 1 yıl Erdek ve Bandırma cezaevlerinde kaldıktan sonra geçen yıl tahliye edildi. Ancak Mercan'ın tehditlerinden bir türlü kurtulamadı. Bu nedenle, diskoteği de açamayınca, Mercan'dan kurtulmanın yollarını aramaya başladı. Jandarmaya giderek, Mercan'ın yıllardır denizde mazot kaçakçılığı yaptığını ihbar eden Karataş, savcılığa da Mercan tarafından tehdit edildiğini bildirdi. Jandarma, bu bilgi üzerine Mercan'ı takibe başladı. 8 ay sürecek takibin başladığı sıralarda, Mercan da, kendisini ihbar eden ve adamını yaralayan Karataş'tan intikamını almayı kafasına koydu.
İMPARATOR'UN SELAMI VAR, İLERİ GİTMİŞSİN!
Karataş, 20 Haziran tarihinde Ada'dan Çatalca'ya gitmek İstanbul'a geldiğinde, Mercan için çalışan Eminönü Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Öner Aktaş ile emekli polis Mehmet Güzel de harekete geçtiler.
Takip edildiğini anlayan Karataş, Çatalca otobüsüne binerken, jandarmayı da arayıp durumu bildirdi. Yarı yolda otobüsten inip, taksiye bindi. Ancak iki polisin elinden kurtulamadı. Karataş'ı sahte plakalı otomobile bindiren polisler, Mercan'ın jandarma ihbarını bildiğini söyleyip, "İmparator sana selam söyledi. Çok ileri gitmişsin" dediler. Bu sözler üzerine öldürüleceğini anlayan Karataş, daha önce yaptığını bir kez daha yaptı, hızlı davranıp, emekli polis Mehmet Güzel'in elindeki silahı aldı ve ard arda ateşledi. Emekli polis Güzel'i öldürdü, polis Aktaş'ı ise ağır yaraladı.
İKİ POLİSİ ÖLDÜRDÜ BİR ÇETEYİ ÇÖKERTTİ
Bu arada gelen trafik polislerini de rehin alan Karataş, telefonla çağırdığı jandarmayı bekleyip, jandarmaya teslim oldu. Polis Aktaş da, bir süre tedavi gördükten sonra hayatını kaybetti. Karataş, iki polisi öldürmek suçundan tekrar cezaevine girdi. Ancak verdiği bilgiler sayesinde, harekete geçen jandarma, "Damga" adını verdiği operasyonda, 20 yılı aşkın süredir mazot kaçakçılığı yapan Mercan'ın çetesini çökertti.
6 ÅŸirketi ve 15 gemisi var
"İmparator" Recep Ahmet Mercan ile aralarında Karataş'ın, 2 yıl önce kurşun yağmuruna tuttuğu, özel harekatçı Fikret Acar'ın da bulunduğu, çoğu emekli polis olan adamlarını yakaladı. Cumhuriyet Savcısı Ahmet Kelebek, ifadesini aldığı 14 zanlıyı serbest bıraktı, Mercan ve oğlu Alpsel Mercan'ın da aralarında bulunduğu 11 kişiyi ise tutuklanması istemiyle nöbetçi mahkemeye sevketti. İstanbul 6 No'lu DGM Yedek Hakimliği, Mercan, oğlu, Hüseyin Anman, Olgay Ensert, Fikret Acar ve Muzaffer Ermanlar'ı tutuklayıp, Bayrampaşa Cezaevi'ne gönderdi.
Eski özel timci Şahin Girgin, Rıdvan Kalafat, Uğur Şahin, Mustafa Feryat Terlemez ile Recep Mercan'ın nikahsız eşi Semiha Mine Bora ise tutuksuz yargılanacak. 1998 yılında da yine aynı suçtan gözaltına alınan Ahmet Recep Mercan'ın 6 şirketi, akaryakıt nakliyatı yaptığı 15 gemisi ve iki yatı olduğu belirlendi.
Nejdet ÇOKAN
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|